Gündeme getir, sonra ertele

Gündeme getir, sonra ertele

0
PAYLAŞ

Halen Bakan olan ve ayrılacağını belirten Faruk Çelik bu süreç te, iki kez Bakanlığa getirilerek, en uzun dönem Bakanlık yapmış oldu.

62. Hükümet, Haziran seçimlerinden sonra görevi, 63.Hükümet’e devredecek. Çalışma yaşamına ilişkin olarak, bu dönemin en belirgin özelliğini, sorunu gündeme getirip, tartışma ve somut bir adım atmadan, erteleme olarak özetleyebiliriz.

Buna ilişkin olarak bir kaç konuyu belirtmek sanırım yeterli olacaktır.

Kıdem tazminatı konusu, bu süreç te hiç gündemden düşmedi. Bu konu ile ilgili olarak iki ayrı Bakan, Çalışma Meclisi’ni toplamış olmasına karşın, bir yasa tasarısı taslağı metni bile düzenlemeden, bu sorunu sürekli gündeme getirip, tartışma yarattılar. Ama somut hiç bir adım atılmadı. Hatta bakanlar arasında, başbakan yardımcıları arasında, konuya ilişkin öylesine bir biri ile çelişkili açıklamalar yaplıdı ki, Hükümetin ne düşündüğü ve ne önerdiği bile anlaşılamadı.1475 sayılı İş Yasası yürürlükten kaldırılıp, 4857 sayılı İş Yasası çıkartılırken bu konuda yeni bir düzenleme bile yapılmadan, tek bu konuya ilişkin madde metni, aynen korundu.

13 sene geçti ve bu sorun, yine ertelendi.

Ak Parti Hükümeti döneminde 2003 yılında çıkartılan, yeni İş Yasası’na, yerleşik tanımlaması ile “taşeronluk” ilişkisini, “asıl işveren – alt işveren ilişkisi” olarak yeniden tanımlayıp düzenledi. İşin ilginç yönü, bu düzenleme ile sorun çözümlenmek bir yana, daha da karmaşık hale geldi ve uyuşmazlıklar arttı. Bu süreç te, taşeronluk sorununu çözümleyeceğiz açıklamaları, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı tarafından sürekli olarak gündeme taşındı. Hatta bu konu da, ilgili ilgisiz diğer bakanlar da yaptıkları açıklamalarla, konuyu daha da tartışmalı hale getirdiler. Sorun çözümlenmek bir yana, sorunun artmasına neden olan ise, Hükümet oldu. Bu dönemde, asıl işveren-alt işvene ilişkileri daha da yaygınlaştı. Kamu bu dönemde, en çok alt işveren ilişkisine girme durumunda oldu. Bu dönemde çıkan yasaların uygulanmasına ilişkin açılan davalar nedeniyle, kamu uygulamalarının yasal bulunmadığına ilişkin çıkan bir dizi mahkeme kararı uygulanmadı. Ve hala daha uygulanmıyor. Bu konuda da, ortaya bir metin konulmadığı gibi, neyin tartışıldığı bile anlaşılmaz oldu.

13 sene geçti bu sorun, yine ertelendi.

Yabancıların istihdamı konusunda yeni düzenleme yapıldı. Sorunlar bitmedi. Yasal bazı değişiklikler yapıldı. Sorunlar bitmedi. Geçtiğimiz günlerde, yine yasal değişiklik gündeme getirildi. TBMM’n de komisyonlarda görüşüldü. Sorunların çözümleneceği belirtildi. Son anda, yasal değişiklik yapılmasına ilişkin düzenlemeden vazgeçilip, rafa kaldırıdı.

13 sene geçti bu sorun, yine ertelendi.

Bu dönem de, çalışma yaşamına ilişkin konular ve sorunlar üzerine, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı’n dan önce, diğer bakanların açıklama yapmaları gibi bir yeni uygulama biçimi de gelişti. Ayrıca, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın dışında, çalışma yaşamına ilişkin başka bakanlıklarda hazırlanan tasarılar da, TBMM’ne aktarıldı. Buna ilişkin son örnek te, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nca hazırlanan, kadınların istihdamını ilgilendiren, konuları içeren tasarının TBMM gündemine getirilmesi oldu. Cumhurbaşkanı, Başbakan, Başbakan yardımcıları, bakanlar, bir çok açıklamalar yaptılar. Gündem de konu değerlendirildi tartışıldı. Ama bu tasarı da, sonuca ulaşmadan rafa kaldırıldı. Kadınların istihdama yönelmesi ve istihdamında ki sorunların çözümlenmesi konusu da, çözüm bekliyor.

13 sene geçti bu sorun, yine ertelendi.

Bilindiği gibi yasa ile Ekonomik ve Sosyal Konsey kuruldu. Başbakan’ın, bu Konseyi üç ayda bir toplantıya çağırması gerektiği yasada belirtildi. Sosyal taraflar, yasada görülen aksamalarla ilgili, üzerinde anlaştıkları ortak bir metin geliştirdiler. Başbakanlığa sundular. Yıllar yıllar geçti, bu metni galiba okuyup, değerlendiren bile olmadı. Nerelerde acaba.

Bu arada, Ekonomik ve Sosyal Konsey, Anayasa hükmü haline de getirildi.

61. Hükümet döneminde, değil üç ayda bir, dört yıl geçmesine rağmen toplantıya bile çağrılmadı.

62. Hükümet döneminde de hiç toplantıya çağrılmadı.

Bu arada Yasa’yı yürürlükten kaldırıran ve geçmişin yükümlülüklerinin yerine getirilmemesine sünger çekilen, yeni bir yasa tasarısı TBMM ne getirildi. Sosyal diyalog kurumu, Hükümet’in belirleyeceği şekilde oluşacak ve çalışacak hale getirilmek istendi. Bu tasarı da komisyonlarda görüşüldü. Karşı çıkıldı, eleştiriler yapıldı. Hükümetin istediği şekilde süreç gelişti. Ancak, son anda Hükümet bu girişiminden de vazgeçti.

Anayasa da var. Yasal düzenlemesi var. Ama komisyon beş yıldır toplanmıyor. Yasa değişikliği gündeme getiriliyor. Sonra vaz geçiliyor. Sorun devam ediyor. Görüşülmüyor, konuşulmuyor.

13 sene geçti bu sorun, yine ertelendi.

Burada çalışma yaşamının önemli konularına ilişkin, sadece bir kaç örneği sıralamak istedik. Sosyal Güvenlik konularına girmedik. Sendikaların sorunlarını dile getirmedik. Toplu iş sözleşmesi düzeninin iyi işlememesi bir yana, sistemin yasalara rağmen askıya alındığı dönem konusun da sorunları belirtmedik. Grev ertelemelerin de yaşananları değerlendirmedik. Daha da uzatabiliriz.

Bir dönem sona erecek.

Haziran ile yeni bir dönem başlayacak. Eski sürdürülecek, gündeme getirilip, sürekli ertelenmeğe devam mı edilecek, yeni politikalar üretilip, yaşama geçirilcek mi.

Ne olacak?

Bu soruyu bana sormuyorsunuz herhalde.

Sorunun cevabının kimde olduğunu merak ediyorsanız. Aynaya bakın.

Belki görürsünüz.

Bakmayıp, görmeyi arzulayarak, sürç-i lisan olduysa affola.

_________________________

* İRAN. Persepolis. 14 Nisan 2015. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

BİR CEVAP BIRAK