Haftanın filmi: Artist

IMDB: 8,4 (116. sırada)
Meta Critic: % 89
Manalı Filmler: 9,5

İşte sinemasal zeka böyle bir şey…

Hazanavicius/Langmann ikilisi, -büyük kısmı- sessiz, siyah beyaz çekilmiş ve başrolünde iki “ünsüz” Fransız’ın yer aldığı bir filmle –tüm dünyada- hem ciddi ticari başarı, hem de bol ödül kazandılar (Meraklısına, önemine binaen normalden geniş tutulmuş “ödülleri” ara başlığını incelemesini öneririm). İki gün önceki Oskar töreni, “Artist”in son yılların en parlak projesi olduğunu sadece onayladı: bu film sinema tarihine çoktan geçmişti, 10 adaylığa rağmen tek bir Oskar alamasaydı bile bu gerçek değişmeyecekti.

“Artist” iki açıdan çok önemli ve değerli, önce sinema sanatı açısından değerlendirelim: 1920’lerin yıldız oyuncusu George Valentin’in düşüşünü ve küllerinden yeniden doğmasını anlatan eser, “sessiz film” olarak tasarlanmış ve kotarılmış. Finali ve rüya sahnesi dışında filmde ses (sadece diyalog değil, sesin hiçbir çeşidi) yok. Görüntü yönetimi ve müzik de sessiz sinema dönemine uygun ve ikisi de muhteşem. Oyunculuklar keza öyle… Reji o yılların anlayışına uygun olarak planlanmış ve başarıyla uygulanmış (örneğin zum gibi sonradan keşfedilen anlatım teknikleri kullanılmamış).

Dahası var: “Yurttaş Kane”in kahvaltı sekansı başta olmak üzere, Şarlo filmlerinden müzikallere, pek çok esere gönderme yapılmış, sinefillerin hemen fark edebilecekleri espriler eklenmiş (örneğin bazı film isimleri, öykünün ara başlıkları olarak kullanılıyor)…

Daha da ötesi: Hazanavicius ve Langmann mümkün olan her alanda sessiz sinema dönemine saygı göstermişler: Örneğin George’un evinde seyrettiği film bu proje için üretilmemiş, gerçek: 1920 yapımı “The Mark Of Zorro” (Tabii yakın çekimlerde Douglas Fairbanks değil, Dujardin görünüyor). Peppy’nin evi olarak kullanılan mekan ise sessiz sinema yıldızlarından Mary Pickford’a aitmiş.

Tüm bunların anlam ve önemini şu örnekle daha iyi anlayabiliriz: 1992’de büyük usta Richard Attenborough (“Gandhi”), Charles Chaplin’in yaşamını sinemaya uyarladı, ama “Chaplin” her şeyiyle yapıldığı döneme uygun bir filmdi, renkli ve sesli olması doğal karşılanmıştı. Hazanavicius ve Langmann ise hayali bir karakterin öyküsünü “sessiz film” olarak yaptılar.

Bu yaklaşımın doğal bir sonucu olarak filmin senaryosu –günümüz anlayışına göre- zayıf çünkü ana karakterler bile hayli yüzeysel işlenmiş ve olay örgüsü de sessiz filmlerin mantığına uygun basitlikte (Örneğin George kısa sürede 29 krizinde sıfırı tüketiyor, karısı evi terk ediyor, son filmi başarısız oluyor). Fakat bunlar projenin iç mantığı gereği böyle; senaryo o kadar ustalıkla kaleme alınmış ki, günümüzün derin nedensellik anlayışına kasten sırt çeviriyor.

Tüm bu başarısı yetmezmiş gibi “Artist”, “mana” bakımından da çok değerli bir film çünkü ana izleği “hayat dersi”… George çoğu insanın yaptığı gibi dönüşmek zorunluluğuna direniyor, hayatı bildiği gibi yaşamakta inat ediyor ve bu nedenle ağır dersler almak zorunda kalıyor… Filmde dendiği biçimiyle “gururu yüzünden” neredeyse her şeyini yitiriyor (köpeğinin ve Peppy’nin sevgisi hariç), hatta “sembolik” bir ölüm yaşıyor (yangın sahnesi), sonunda sinemaya ve Peppy’ye duyduğu sevgiye tutunarak “diriliyor”.

Üstelik “kendi sesini” de bulmuş olarak…

Ödülleri:

En İyi Film, Yönetmen, Erkek Oyuncu, Müzik ve Kostüm dallarında 5 Oskar ödülü; 5 dalda Oskar adaylığı (Özgün Senaryo dahil)
Cannes Film Festivali En İyi Erkek Oyuncu ödülü (ayrıca film Altın Palmiye için yarıştı)
En İyi Film, Yönetmen, Kadın Oyuncu ödülleri de dahil olmak üzere 6 Sezar; ayrıca 4 Sezar adaylığı
Amerikan Film Enstitüsü Özel Ödülü
En İyi Film, Yönetmen, Erkek Oyuncu ve Görüntü Yönetmeni dallarında Bağımsız Ruh Ödülü (Independent Spirit Award); Senaryo dalında BRÖ adaylığı.
Ayrıca 63 ödül ve 64 adaylık.

The Artist / Artist

Senaryo ve yönetim: Michel Hazanavicius
Yapımcılar: Thomas Langmann, Emmanuel Montamat, Jeremy Burdek, Nadia Khamlichi, Adrian Politowski, Gilles Waterkeyn
Oyuncular: Jean Dujardin (George Valentin), Bérénice Bejo (Peppy Miller), John Goodman (Al Zimmer), James Cromwell (Clifton), Penelope Ann Miller (Doris)
2011 Fransa, Belçika ortak yapımı, 100 dakika
Gösterim tarihi: 27 Ocak 2012

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.