Hainliklerimiz

Euripides bir oyununda “Kadın ırkı hain ruhludur ” der. Kadınla ilgili bu tür olumsuz genellemeler pek çoktur ve bu tür genellemeler gerçeği ne ölçüde karşılar bilemem. Şu dünyada en büyük hainlikler kadın dünyasında üretilir deyip çıkmak kolaya kaçmak olmuyor mu? Bildiğim, hainliğin ruhsal zayıflıkların bir sonucu olduğudur. Hainlikte erkeğin kadından ve kadının erkekten geri kalmadığını yaşam deneylerimiz göstermiştir. Hainliği cinselliğe indirgemek hiç doğru değil. Dünyayı kadınlar ve erkekler diye ikiye ayırmaktır yanlış olan. İnsanı bütün olarak ele almayıp kadınlara bazı kötü özellikler erkeklere de bazı güzel özellikler yüklemek gelişmemiş kadınların ve gelişmemiş erkeklerin işidir. Kadın ruhsallığını erkek ruhsallığından ayıran köklü özellikler var. O başka. Erkek kadına benzeseydi ve kadın erkek gibi bir şey olsaydı hoş mu olurdu? Erkeksi kadınların ve kadınsı erkeklerin toplumda ne garip ne yadırgatıcı görünümler ortaya koyduklarını biliyoruz.

Evet kadın kadınlığıyla erkek erkekliğiyle güzeldir. Hainliğe gelince, o tepeden tırnağa insanın zayıflıklarıyla ilgilidir. Zayıf insan yüreksiz insandır: savaşmayı göze alamadığı yerde ihanete başvurur. İhanet zayıfların en etkili silahıdır. Kadınların erkeklerden daha hain görünmeleri onların zayıflıklarıyla ya da daha doğrusu kendilerini iyileşmez biçimde güçsüz saymalarıyla ilgilidir. Gerçekte ne kadın ne erkek sanıldığı kadar zayıftır. İnsan bir tanrı değildir ama bir hiç de değildir. Eskiçağ ahlakları genel olarak insanı, o dönemin koşullarında belki de yalnızca erkeği, tanrılarla yarışabilen bir varlık olarak görmek istediler. Hıristiyan ahlakı insanı tanrısallıkla hiçlik arasında bir yere yerleştirdi. Her iki anlayış aslında çelişmiyor, ikisi ayrı ayrı akla yatkın görünüyor. İnsanın kendini olabildiğince güçlü kılmak istemesi, tanrılar gibi ahlaklı olmak istemesi güzeldir, onun sınırlarını bilmesi de güzeldir. Sen hangisinden yanasın derseniz ben her zaman pagan ahlaklarından yanayım. Kendinize sınır koydunuz mu çok şeyi gözden çıkarmış olursunuz. İnsan olmak sonuna kadar gitmektir.

Uğradığımız hainliklerin kadın ve erkek ayrılığını düşündürecek bir yanı yoktu. Hainlikte kadınlarla erkeklerin yarıştığını gördük. Erkekler mi kadınlara kadınlar mı erkeklere baskın çıktı? Kimse kimseye baskın çıkmadı. Ben bana yapılan hainlikleri hayranlıkla gözlemlemişimdir: insanın böylesine sinsi böylesine ikiyüzlü olması ve gülümseye gülümseye karşısındakinin yıkımı için çalışması benim için öfke konusu olmaktan çok merak konusudur. Arının bal yapışı, ceylanın aslandan kaçışı, kedinin kuşu kovalayışı, timsahın avına saldırışı nasıl hayranlık uyandıran işlerse bazı insanların hainlikleri de o ölçüde hayranlık uyandıran işlerdir. Bu arada birçok kişinin hainlik edeyim derken kendini gülünç ettiğini de gördük. Nasıl yalancının çok iyi bir belleği olmalıysa hainin de çok iyi bir tekniği olmalıdır. Ancak çok iyi düzenlenmiş hainliklere ben gerçek anlamda hainlik diyebilirim. Avının çevresinde dans eden yırtıcı gibi olmalı hain dediğin. Kötülükte de sonuna kadar…

Hanım kardeşlerimizi üzmemek koşuluyla konuyu gene kadın hainliğine getirirsek şöyle toptan bir görüş öne sürebiliriz: kadınların hainliği onların daha çok kadınlık düzeyinde takılıp kalmış olmalarıyla ve buna göre üst bir çerçevede insan olmanın güçlülüklerini yaşamayı göze alamamış olmalarıyla ilgilidir. Kendi ayakları üzerinde durabilen ve gerektiğinde toplumsal yaşamda erkekten çok daha etkili olabilen meslek sahibi kadınların bile ikinci basamakta durduklarını ve bir erkeğe bağımlanarak onun gölgesinde yaşamayı göze aldıklarını görüyoruz. O erkek gerçek anlamda onların tasarladığı gibi bir masal prensi olsa, iyilikleri yücelikleri yumuşaklıkları kendinde toplamış bir bilge olsa amenna, ama çok zaman böyle olmuyor. İğreti inceliklerin altından çıkan hödüklüklerin kırdığı umutlar kadını yalnız o adama karşı değil giderek herkese karşı güvensiz kılabiliyor. Birinci ve ikinci deneyden hele üçüncü deneyden sonra her şey rayına oturmuştur artık: son derece bencil, durmadan isteyen, her güzel şey karşısında burun kıvıran, ben neyim ki demeden üst düzeyde yararlar peşinde koşan ve ummadığınız bir anda yapacağını yapan bir kadın vardır artık karşınızda. Bu yüzden, dostlarım, kadınlığı ve erkekliği evcilleştirip insan olmanın koşullarını yaratabilirsek ne kadın hainliği kalır ne de erkek hainliği. Bu da bir kültür işidir ve tepeden tırnağa bir eğitim sorunudur. Konu gelip sonunda gene eğitime dayanmadı mı? Kötü eğitilmiş insandan her türlü olumsuzluğu bekleyelim.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

19 + four =

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.