Halka inmek…

AKP’nin iktidara gelişi, 12 yıla yakın süredir bu ülkeyi idare etmesi, yerel ve genel seçimleri çoğunlukla kazanması sadece kendisinin başarısı mı sanıyorsunuz?
Bence hayır.
Çeşitli faktörler ve nedenler var.
Seçim ve Siyasi Partiler yasaları 12 Eylül “üretimi” faşistlerin yasaları olsa da, bunları değiştirmemek, değişmesi için çaba sarfetmemek de bir neden.
Anayasayı baştan sona “sıfırlamamak” ise bir başka neden.
Muhalefetin halka dönük, ayağı yere basan, inandırıcı projeler üreterek halkın önüne çıkmaması da bir başka neden.
Hele, anamuhalefetin halkı hala anlayaması affedilmaz bir neden.

Sözü CHP’ye getirmek istediğim çok açık.
Yıllarca yazdık…
Yıllarca eleştirdik.
Hiçbir yönetim yeterli ve akılcı değerlendirmeler yapmadı ve CHP’nin neden kazanamadığını doğru dürüst incelemedi.
2014 yılındayız ve CHP’nin üç dönem İzmir Belediye başkanlığına seçilen Aziz Kocaoğlu’ndan “tam isabet” bir eleştiri geldi.
Tam da 12’den vuran bir eleştiri:
“CHP mutfağa inmeli…”

Nedir bu mutfak?
Sadece bu mutfak yeterli olur mu?
En azından CHP’yi tek başına iktidara taşır mı?

Şöyle bir geriye bakıldığında, 1950’den bu yana tek başına iktidara gelememiş bir partiden bahsediyoruz.
Ve onu iktidara taşımak gerektiğini, zamanının geldiğini ancak nasıl gelebileceğini anlamaya çalışıyoruz.
Bu CHP oldum olalı, ben bildim bileli “ben merkez”li bir parti.
Liderinden, yöneticilerine kadar.
Parti meclislerine ölene kadar seçilen elitlerine kadar.
Sapına kadar Atatürkcü olduğunu söyleyip, elini dahi kıpırtdatmayan üst yöneticilerine kadar.

CHP oldu olalı halkla temas kurmadı.
Kuramadı.
Ülkeye her dem “ pencereden bakarak” ahkam kesmeyi benimsedi.
Yani halkı “görmek istediği gibi” gördü.
“Bu halk adam olmaz” noktasından bir milim ileriye gidemedi.
Halkı tanımak için araştırma, anket dahi yapmadı, yaptırmadı.
Gazete haberlerinden, işine gelen yazarların yorumlarından “muhalefet” üretmeye çalıştı, diğer partilerin gerisinde kaldı, nal topladı.

64 yıl sonra bir CHP’li Belediye Başkanı çıkıyor ve mealen diyor ki:
“Genel Başkanımın etrafında, yardımcısı olduğu söylenen 18 kişi var. Yani 18 yardımcısı var ama ben bile bir kısmını hala tanımadım”
Bu cümle dahi, CHP’nin neden iktidara gelemediğinin somut göstergesi.

İzmir Belediye Başkanı partisini “mutfağa inmek” için çağrı yaparken, yemek yapılması için bunu önermiyor tabii.
Partinin mutfağında siyaset üretecek insanların, danışmanların, araştırmacıların, anketcilerin, akil adamların, yol göstericilerin olması gerektiğini vurguluyor.
Doğru ama geç.

Peki 64 yıl gecikme oldu, bundan sonra bu parti aynı yerde dursun mu?
Durmasın tabii.
Mutfağa insin.
Hiç zaman kaybetmeden üstelik.
Ama sadece mutfak yetmez.
CHP en üst yöneticinden, en alt kademesine kadar herkes, el ele, gönül gönüle halkın arasına girebilmeli.
Mutfak iyi de, yetersiz.
Halka inmeli.
Önce halkla “yüzleşmeli” ki nerede olduğunu, neden hata yaptığını, yanlışların nerelerde olduğunu saptayabilsin.
Halka “değmeyen”, onunla “yüzleşmeyen”, onunla “dilsiz işaretiyle” anlaştığını sanan partiler, iktidarı rüyalarında dahi göremezler.
İktidar onlar için Kaf dağının ardında bile değildir.
Bence…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

5 × three =