“Hayalet Yapı”dan korkmak…

“Hizmet”, ya da “Gülen” hareketine “ Parelel Yapı” adını yakıştıran AKP yönetiminin işi giderek zorlaşıyor.
Zorlaşıyor çünkü, başta Erdoğan olmak üzere herkesin hedefinde parelel yapının çökertilmesi var.

Ne büyük, geniş bir yapı ki, dal budak vermediği alan kalmamış.
Ne tür bir yapı ki, devlet içinde çok şeyler yapmış.
Öylesine güçlü bir yapı ki, yürütmenin patronuna bir çok isteğini kabul ettirmiş.
Yargıya uzanmış.
Bürokrasiyi ele geçirmiş.
Polis gücü değil, emniyetin üst kademesine hakim olmuş.

Ve bu “Hizmet Hareketi” arkasına sığınmış gizli “Parelel Yapı” en sonunda 17 Aralık’ta “Darbe” kararı almış.

Askeri bir darbeye hazırlandıkları iddiasıyla Silivri’ya tıkılan insanları yargılayanların dahi parelel yapıdan emir aldıkları, hatta orduya dahi kumpas kurdukları iddia edilen hizmet hareketine geçmişteki hataların nerdeyse tümü fatura edilmeye çalışıldı son üç ay içinde.
Peki bu hareketin yasa dışı işleri nasıl farkedilmedi?

Hareketin içinde olan insanların bürokrasi içindeki yerleri, yetkileri ve meşruiyeti neden yöneticilerin dikkatini çekmedi?
Neden en ufak bir ipucuna rastlanmadı da, kasetler, ortam dinlemeleri ve tapeler birden ve her taraftan adeta fışkırdı?

Hadi diyelim ki bakan çocukları şeytana (!) uydular, yolsuzluk yaptılar, bu duruma bakan olan babaları da göz yumdu ve ayakkabı kutuları, para sayma makinaları ortalığa döküldü.
Eğer bunları da hizmet hareketindekiler kurgulamışlarsa vay hükümetin haline.
Eğer doğruysa hala yargılanma neden başlamıyor.
Suçlanan bakan çocukları ellerini kollarını sallayarak nasıl aramızda dolaşıyorlar.
Dolaşssınlar da yargı önüne çıkarılmakta neden oyalanıyor.

Dahası Bakanların TBMM’dekı fezlekeleri neden komisyonda tartışılmaya açılmadı da, seçim sonrası ertelendi tüm “hizmet” senaryoları?

Ben “Hizmet Hareketi”nin varlığına inananlardanım.
Ama her hatanın ve her yanlışın “hizmet torbasına” atılmasına karşı durulması gerektiğini savunanlardanım.
Eğer bütün günahlar, bütün hatalar, bütün yanlışlar, bütün tapeler, bütün telefon dinlemeleri Gülen Hocaefendi ve muridlerinin işi ise adama sorarlar: “ Siz nerdeydiniz?”

Bence hizmet hareketi ne kadar gerçekse, AKP yönetiminin kuşkusu da o kadar abartılı.
Her taşın altında hareket varsa bu şüpheli hali iyi analiz etmeli uzmanları.
Bence yapı “ gerçek” olmaktan öteye “hayalet yapı” kisvesine büründürülüyor.
Ve ülkenin üstüne kara bulutlar gibi çöken bu “hayalet yapı” ile savaşılması öneriliyor.
Hem öneriliyor ve hem de savaşılıyor.
Seçim öncesi bu “hayalet” işe çok yaradı ama daha fazla uzatılmamalı.
Eğer yargıya bir dirhem güvenimiz varsa, yargılamalar derhal başlamalı.
TBMM’de ise fezlekeler sonuca bağlanmalı.
Bu ne kadar erken sonuçlanırsa ülkede gerginlik o kadar çabuk sona erebilir.
Bunu istemek de herkesin hakkı olmalı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

17 − 8 =