Hep “kahraman” kalmak isteyen babalara 10 öneri

PAYLAŞ
Attığınız her adımın, her türlü davranışınızın, olaylar karşısındaki tepkinizin bir çift küçük bakış tarafından yakından takip edildiğini ve o davranışlarınızın, sizi ‘rol model’ olarak alan çocuklarınızın birebir taptaze belleklerine kaydedildiğini biliyor muydunuz? Peki ya eşinize, çocuklarınıza her davranışınızın, yarının eşi, annesi, babası olacak çocuğunuz için yol haritasını belirlemedeki rolünü?

Bilimsel çalışmaların atalarımızın, “Ağaç yaşken eğilir” sözünün doğruluğunu ortaya koyduğunu belirten Uzman Klinik Psikolog Reyhan Algül, çocukların ruhsal ve bedensel açıdan sağlıklı bireyler olarak büyümesinde babanın oynadığı rolün önemine değindi.

Babaların, küçük çocukları için birer “kahraman” olduğunu belirten Algül şunları söyledi:

“Ancak çocuğunuzun hayat boyu ‘kahramanı’ olarak kalabilmeniz için yapmanız gereken pek çok şey var. Bunlardan önemli bir tanesi de, günümüzde adeta sıradanlaşmaya başlayan şiddetten onu uzak tutmayı öğretmek. Şiddet deyince sadece fiziksel değil, sözel ve duygusal şiddete karşı da çocuğunuza doğru örnek olmanız ve onu da şiddet karşıtı olma yönünde eğitmeniz çok önemli. Şiddetin bilgisayar oyunları dahil her boyutuyla günlük hayata sinmiş olması, küçük yaşlardan itibaren çocuklara ‘empatiyi’, duyarlı olmalarını öğretmeyi çok daha önemli hale getiriyor.”

Psikolog Algül, 18 Haziran Babalar Günü öncesinde yaptığı açıklamada, hayat boyu çocuklarının ‘kahramanı’ olarak kalmak isteyen babalara 10 öneride bulundu. İşte o öneriler:

Babalar Günü (7).jpg• Empati kurmayı öğretin: Çocuklara küçük yaşlardan itibaren empatiyi öğretme, onların daha duyarlı, her canlının yaşam alanına saygı gösteren kişiler olmasını sağlar. Empatiyi geliştirmenin en iyi yollarından biri çocuğunuzun başkaları ile ilgili anlattığı şeylerde “acaba arkadaşın neden böyle yapmış olabilir?”, “peki bu davranışı yaparsak sonra neler olabilir?” tarzında sorular sormak. Onun iyi niyetle ya da şaka ve eğlence amacıyla bile yapabileceği şiddet içerikli bir davranışı ya da incitici, alaycı bir tutumunu sıcağı sıcağına, ‘kendisine yapıldığında canının acıyacağını ya da bu söz kendisine söylenmiş olsa incinip üzüleceğini anlatarak empati kurmayı öğretin.

• Duygularını sözle ifade etmesini sağlayın: Duyguların ifade edilmesi, şiddetin oluşmasını engelleyen çok önemli bir faktör. Küçük yaşlardan itibaren çocuğunuza yaşadığı olaylar karşısında duygularını sözle ifade etmesini öğretmeniz önemli. Örneğin okuldaki bir olayı anlattığında, “peki sen ne hissettin?” tarzında sorular sorarsanız kendi duygularını daha rahat tanımasını sağlamış olursunuz. Bunun tam tersi “boş ver”, “olur böyle şeyler” gibi duygularını bastırması gerektiği yönündeki mesajları vermemeye dikkat etmelisiniz.

• Cinsiyetçi söylemlerden ve oyuncaklardan kaçının: “Erkekler ağlamaz”, “kız gibi yapma” gibi söylemler çocuk tarafından bir tehdit olarak algılanarak kendinden başkasını ötekileştirmesine, kabul edememesine yol açar. Erkeklerin güçlü, kızların ise zayıf ve hassas oldukları gibi düşünceler yerine çocuğa genel bir insan sevgisi aşılamak ve insanların hepsini eşit olarak görmelerini öğretmek gerekiyor. Özellikle erkek çocukları silah, tabanca gibi oyuncaklardan olabildiğince uzak tutmak gerekli. Küçük yaşta sokakta elinde bir silahla gezen çocuk, şiddetin doğal olduğu varsayımını benimseyebilir.

• Şiddetten uzak tutum sergileyin: Çocuklar en iyi model alarak öğreniyor. Evin içinde aile üyelerine ya da başkalarına karşı şiddet varsa çocuğun bunu da öğrenmesi kaçınılmaz. Bu nedenle ebeveynlerin doğru bir model oluşturabilmesi kritik önem taşıyor. Evin içinde şiddet olmasa bile başka insanlara, canlılara ya da nesnelere karşı davranışlarınızla da şiddetten uzak bir tutum sergilemeye dikkat edin.

• Şiddet içeren oyunların zararlarını anlatın: Şiddet içeren oyun ve yayınlardan mümkün olduğunca uzak tutun. Burada ‘mümkün olduğunca’ kelimesine özellikle vurgu yapmak gerekiyor. Şiddet ne yazık ki hayatın içinde, özellikle de oyunlarda, yayınlarda sıkça karşımıza çıkıyor. Çocuğumuzun oynadığı oyunları denetlemek, neler izlediğini takip etmek önemlidir. Çizgi film bile olsa şiddet içeriyorsa, masum olduğundan bahsedemeyiz. Ancak mutlaka çocuğunuza, neden şiddet içeren oyunlardan uzak durması gerektiğini, şiddetin bir çözüm yolu olmadığı aksine zarar verdiği şeklindeki örneklerle anlatın. Nedensiz yasaklama fayda değil, çocuğun daha çok merak etmesini beraberinde getirecektir.

• Şiddete sıfır tolerans: Görmezden gelinen her şiddet türü yenilerini de beraberinde getiriyor. Çocuğunuzun arkadaşlarına karşı şiddet içeren bir davranışı olduysa ya da kardeşler arası şiddet var ise bunu kesinlikle ilk baştan durdurun. Zira bu durumun tekrarlanması şiddetin kanıksanmasına yol açabilir.

• Düzeltici duygusal deneyimlerini artırın: Çocuk şiddete tanık ya da şiddet mağduru oldu ise düzeltici duygusal deneyimlerin devreye girmesi gerekiyor. Düzeltici duygusal deneyim; kişinin yaşadığı olumsuz tecrübelerden sonra kendi gereksinimlerini keşfedip, kendisini sağaltacak gücü ve desteği bulabilmesi anlamına geliyor. Bu düzeltici deneyimler spor, sanat, oyun, destek alma vs. gibi etkinliklerden oluşuyor. Düzeltici duygusal deneyimlerin artması hem çocuğun kendini ifade etmesini sağlayacak hem de yanlış davranışlar geliştirmesini önleyecektir.

• Çatışma yönetimini öğretin: Çatışma hayatın içinde kaçınılmaz olarak yer alıyor. Ancak çatışmadan değil onu yönetememekten korkmalı. Şiddet içeren tutumların altında genelde çözümlenmemiş çatışmalar yatıyor. Çocuklara küçük yaştan itibaren çatışma becerisi öğretmek gerekiyor. Öncelikle çatışmanın kavga demek olmadığını, insanların farklı fikir ve görüşlere sahip olabileceklerini çocuğunuza fark ettirmeniz ve vurgulamanız faydalı. Burada yine ebeveynlerin de doğru model oluşturması önemli. Kendi hayatınızdaki çatışmalarda ne yaptığınız konusunda kendinizi de gözden geçirmeniz gerekiyor.

• Akran zorbalığına karşı tetikte olun: Günümüzde okullarda akran zorbalığı çok yaygın bir durumda. Okul yönetimlerinin ve öğretmenlerin bu konuda tedbirler alması, çocuklar arasındaki olumlu ilişkileri desteklemesi, risk faktörleri gibi durumları tespit edip bunların düzeltilmesini sağlaması çok önemli. Öğretmeniyle ve okul yönetimiyle iletişimde olun ve birlikte hareket edin.

• Birlikte, yaşına uygun dostluk içeren filmler seyredin: Çocuğunuzla birlikte seyredeceğiniz dostluk ve güçlü arkadaşlık bağları, doğaya ve diğer canlılara saygı gibi içerikleri olan, yaşına uygun filmler / çizgi filmler taşıdıkları faydalı mesajlar ile çocuklarınız için güzel bir örnek teşkil edecektir.

CEVAP VER