Her sene başka sorunlar ile uğraşıyoruz!

ne gibi gelecek beklediğini anlatan öngörülerini okurum! Bu senenin başında okuduklarımın hiçbir öngörüsü bugünleri göremedi!


Geçen seneleri bir gözden geçirelim; bizi, ya yemeğimizden etmiş, ya evimizden ya da bunaltmış havalar. Bu sene havaların etkisi ile kokma konumuna girmiş durumdayız. Ülkenin batısı kokuyor, ortası çoktan kokuya alışmış durumda! Kuş gribi sayesinde kuş kalmadı, gökyüzü büyük bir boşluk içinde kaldı, her kuşkulanılan kanatlı hayvan gaz odaları yerine konan, gaz bidonlarında kırıldılar. Kırılmayanlar ve yakalananlar açılan büyük çukurlara canlı canlı atılıp gömüldüler. Kuşlar gidince keneler insanlara yapıştı, yapışmakla kalmadı canlarını aldı. Ülke sathına yayılan keneler can almaya devam ediyor, diğer ülkelerde durum nasıl bilmiyorum. Kene kırımı ile uğraşırken, birden bire diye söylenen ama göz göre göre çöl sıcakları ülkemize geldi, kavurdu! Kavrulan bizler değildik elbette, yeşil alan olan her yerde yaşayan canlılarda kavruldu, kül oldular! İnsan emeği ile oldu hepsi, sıcaklar burada sadece neden oldu!


Çöl sıcakları ülkemizi çöle çevirmek için tek başına bir anlam ifade etmediğini biliyoruz, yılların birikimi ve yok ettiğimiz çevremiz ile birlikte ülke bir anda ‘Sahra’ görünümüne döndü. Bu çölleşme tek bir hükümetin sorunu değildir, 80 yıllık bir birikimin sonucuydu. Ülke köylü görünümünden kurtarılıp, sanayi devletine dönüştürülmesi için yapılan sanayi devrimi girişimleri de hep yarım kalmış, plansız kalkınma sonucu ülke belli şehirlerin etrafına toplanarak mega köyleri oluşturmuşuz. Köyler kurulurken çevreyi de yağmalamadan durmamışız. Bugünden bakıldığında büyük şehirlere, şehir için gerekli olan hiçbir alt yapı tam olarak yerleşmemiş olduğunu görürüz. Sorunlar çıktıkça sorunlara geçici çareler bulunmuştur, her bulunan çare başka sorunu ortaya çıkarmıştır. Sorunlar yumağı içinde bir çöl sıcağı bir çok şeyi daha da ortaya çıkarmıştır. Büyük şehirler susuzluk nedeniyle kokmaya başlamıştır. Yakın bir zaman dilimi içinde salgın hastalıklar ile karşılaşırsak büyük sürpriz olmasa gerek!


Çöl sıcakları altında bir de hükümet sorunu ile karşı karşıya kaldık! Ülkeyi kendi anlayışı ile biçimlendirmeye çalışanlar ile, kendi anlayışının tek doğru olduğunu iddia edenlerin çatışmasını yaşamaktayız. Her iki anlayışta ülkenin acil sorunlarına geçici yanıtlar ararken, eski bir alışkanlığı devam ettirdiğini görmekteyiz. Ülke, Sahra çölünün bir zamanlar yeşil bir vadi olduğunu düşünmeden, sıcaklığa ve kuma teslim ediliyor! İnsanların toplu olarak hastalanarak ölmesi, kırıma uğraması iktidar kavgası gölgesinde önemi yoktur. Evde su kesilirse gider parti binasında duş alırlar! Onlar kendi doğrularını tüm topluma kabul ettirmek için her türlü zoru meşru görmeye devam edecektir!


Ülkenin adı parti başkanları ile özdeş olarak algılanması sürecine doğru gidiyoruz! Erdoğan partisi ülkeyi yönetirken Erdoğan ülkesi oluvermesi şaşırtıcı olmasa gerek! Baykal partisi iktidarda olmuş olsaydı, o zaman Baykal ülkesi adını alması şaşırtıcı olmayacaktı! Çünkü tek kişi hakimi olan ülkeler ikinci dünya savaşı öncesi – sonrası neler yaşadığı ortadadır! Hitler Almanya’sı tanımı unutulmamalıdır. Bir kişinin hakim olduğu rejimler tehlikeli sonuçlara gitme olasılığı yüksektir ve ülke içinde çatışma kaçınılmazdır, çünkü her görüş kendi doğrusunun gerçek doğru olduğunu iddia eder!


—————————-
www.cemoezkan.de
http://www.blogcu.com/cemoezkan/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here