Hippiler (Hippie) ve bonomolar (IX)

insanda ve onların oluşturduğu toplumlarda meydana gelen; ruhsal, düşünsel ve  davranışsal anlamdaki depremler ve fay hatları… 


Altmışlı yıllarda dünyayı ‘sevgi kuşağıyla’ saran bir akım vardı. Bu akımın adı da ‘Hippilikti’. O yılların koşullarına göre, bu bir toplumsal başkaldırıydı. 


Dünyada salgın halinde yayılmaya, taraftar bulmaya ve yaşam felsefeleri geniş kitlelerce benimsenmeye başlamıştı. 


Yaşam felsefelerinin özünü (savaş yapma- aşk yap) oluşturuyordu. Barışın, aşkın, sevginin sembolü, simgesi oldular. 


Genellikle düşünce ve yaşam tarzları; sanatçılar, müzisyenler, edebiyatçılar ve kalıplaşmış kuralların dışına çıkmak isteyen kişi ya da gruplar tarafından benimsendi. 


Her türlü klişelere- kalıplara- kurulu düzene ve insanın insanı sömürmesine karşıydılar.


Bu insanlara ‘Hippi’ denmesinin dışında ‘ÇİÇEK ÇOCUKLARI’ adı da verildi. 


Daha sonraları işsiz-güçsüz, boşta gezer insanların buluşma noktası olan bu akımın en büyük handikabı, üretmeden tüketmek oldu. 


Başlangıçta çok ses getiren bu görüş, zaman içerisinde yıpranmaya ve yozlaşmaya başladı.


Yani biraz da -yan gel yat- olarak algılandı. 


Bunu bir anekdotla açmak gerekirse; bir gün çimlere uzanıp yatan ‘Hippinin yanına birisi gelir ve “burada sere serpe uzanacağına çalışsana”der. Hippi de “Çalışıp da ne olacak”der. Diğeri “Ne olacağı var mı? Çalışırsın para kazanırsın, sıkıntı çekmeden yaşarsın” der. Hippi “Eee sonra” “Sonrası var mı? Sonra da işte böyle yan gelip yatarsın” der. Hippi “o zaman çalışmaya ne gerek var ben zaten yan gelip yatıyorum ya” der. 


Bu yaşam felsefesi de buna benzer düşünce ve davranışlardan dolayı, kan kaybına uğrayarak tarih sayfalarındaki yerini aldı.   


Geçen günlerin birinde; Discovery Channel’ da belgesel izliyordum. Baktım en yakın akrabalarımız olan (goriller- orangutanlar gibi…)şempanzeleri anlatıyordu. 


İzledikçe şaşkınlık ve dehşet içine düştüm. Çünkü şempanzeler tıpkı insanlar gibi, kendi türünden olanları da yok etmek için planlar yapıyorlar ve sürek avı başlatıyorlardı. 


Başka gruplara şiddet uyguladıkları onları avlayıp yedikleri gibi, kendi aralarında da hiyerarşiyle birlikte şiddet gösterisinde de bulunabiliyorlardı. 


Aynı durum goriller- orangutanlar arasında da vardı. Ama şempanzelerin bir türü olan ‘BONOMOLAR’ çok farklıydılar.  


Onlar maymunlar aleminin ‘ÇİÇEK ÇOCUKLARI’ idiler. Nasıl ki insanlar arasında da savaştan, şiddetten yana olanlar olduğu gibi, barıştan, sevgiden, aşktan yana olanlar varsa: 


‘BONOMOLAR’ da maymunlar cehenneminden kaçmış, barıştan, sevgiden, aşktan yana ve her türlü şiddete, disipline karşı direnen, yüzlerinde daima gülümseyen bir ifade olan, diğer türlere göre ince uzun boylu, iyiden iyiye insana benzeyen sevimli şempanzelerdi.  


Kesinlikle kendi aralarında da başkalarına karşı da şiddete, vahşete izin vermiyorlardı.  


Gerginliği gidermenin çözüm yolunu bulmuşlardı. Bir ‘BONOMO’ diğerine kızarsa veya diğeri ona kızmışsa; hemen birbirlerini seks yapmaya davet ediyorlardı.


Gördüğümde gözlerime inanamadım. Tıpkı insanlar gibi öpüşüyorlardı. 


Böylece aralarındaki sorunu bu yolla kesinlikle çözmüş oluyorlardı. Anne ‘BONOMO’  asla yavrusuna, baskı, disiplin, şiddet uygulamıyor. Yaşam içinde her şeyi öğrenmesi için ona bir anlamda rehberlik ediyordu.


BONOMOLAR, iki yüze yakın kelime ve sembolü öğrenebiliyor, rahatlıkla alet kullanabiliyorlar.


Bizler de günlük yaşantımızda yaptığımız konuşmaları yaklaşık iki yüz kelimeyle idare etmiyor muyuz?


Bu belgesellerin en yararlı tarafı; insanın bazen insan olduğundan utanmasını sağlıyor diye düşünüyorum.


İçinde bulunduğumuz ‘insanlık cehenneminden’ bir kaçış yolu var mı bilemiyorum.


Ne mutlu onlara ki ‘BONOMOLAR’ maymunlar cehenneminden kaçmanın bir yolunu bulmuşlar.


Onların sloganı da, tıpkı ‘Hippiler’ de olduğu gibi; ( savaş yapma-aşk yaptı)…


Peki soruyorum size, ‘BONOMOLAR’ için; maymunlar aleminin ‘ÇİÇEK ÇOCUKLARI’ demeyelim de ne diyelim?… 


“Anneme ‘BONOMO’ olduğumu söylemeyin! O beni ‘HİPPİ’ sanıyor.” 


Mete Karakaş (Araştırmacı/Yazar) karakasmete@hotmail.com


YAZARIN DİĞER YAZILARI


– Aşklar, şiirler ve şarkılar


– Gittim, gezdim, gördüm


– …bağlı kadınlara selam olsun! (1)


– Destan’dan destana yol gider (II)


– Bunu biliyor muydu Bay Bush? (III)


– ‘Amazon’ kadınlarından ‘Amansız’lara (IV)


– Panik Odası mı? Nanik Odası mı? (V.)


– Meryem ve Meryem (VI)


– İki farklı Recep öyküsü… (VII)


– Teflon insanlar (VIII)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.