Hukuku, uygula(ma)ma hukuku

Çıkış noktası, taşeron sisteminin getirdiği sorunları çözmek olarak başlamıştır. 10 yılı aşkın tartışmalar, değişik yasa tasarısı taslağı açıklamalarından sonra, ete kemiğe bürünerek Yasa Tasarısı, Bakanlar Kurulu’n da görüşülerek kabul edlip, Başbakanlık’ca 30.5.2014 günü TBMM’ne gönderilmiştir. Çalışma yaşamını ilgilendiren diğer konularla da ilgili olarak genişleyip, 61 madde olarak düzenlenmiştir.

Geçen hafta gelişmeleri değerlendirdik. Yazımızda, Komisyonda 154 maddeye ulaştığını belirttik. Salı günü öğleye doğru, TBMM’nin internet sitesin de, son metin yayımlandı. Yapılan redaksiyonlardan sonra, madde sayısı 148 olarak gerçekleşmişti.

Tarihe not düşelim. 15.Temmuz 2014 salı günü, Komisyondan geçip, TBMM’nin Genel Kurulu’na görüşülmek üzere inen metin, 148 madde ve bu metin, o gün bir kaç saat sonra TBMM’nin gündemine alınmış olduğundan görüşülmeğe başlandı.

Belgesini de ileride yapılacak araştırmalar için burada belirtelim. Türkiye Büyük Millet Meclisi. Yasama Dönemi 34. Yasama Yılı.4. Sıra Sayı:639. 15.Temmuz 2014 salı günü akşam üzeri görüşmeler başladı. 148 maddeyi içeren metnin basılı sayfa sayısı, görüşmelerle birlikte, 656 sayfa. Yasa’nın sadece adı neredeyse tekliflerle birlikte, 5 sayfaya ulaşıyor.

Bu çıkacak olan yasanın içinde neler yok ki. İçine “elmas” bile girdi. Bir haftadır, geceli gündüzlü, hafta tatili dahil görüşülüyor. Bu hafta biter ve miietvekillerimiz tatili hakederek, çalışmalardan sonra Ankara’dan ayrılırlar. Ancak, Cumhurbaşkanlığı seçimi olacağı için, onları yeni çalışmalar bekliyor.

Sizlere, Mecli gündemindeki gelişmeleri, madde içeriklerini ya da neler getirip, götürdüğünü aktaracak değiliz bu gün. Bundan sonra bu değişiklikleri, çok konuşacağız ve değişiklikleri değiştirme tasarı taslakları üzerinde de, konuşmayı sürdüreceğiz. Önümüzde yıllar var. Sonra nerelere doğru yol alacağız bakalım.

Bu gün sadece, hukuk adına ve yasaların uygulanmasına ilişkin, hukuk literatürüne girecek bir düzenleme ile igili aktarma yapıp, değerlendirmeğe çalışacağız. TBMM’n de hukukçu çoğunluğun bulunduğu gerçeğini burada öncelikle belirtelim. Yeni bir çok Hukuk Fakültelerinin açıldığını da biliyoruz. Hukuk Fakülteleri’n de ne dersleri okutuluyor bunları burada belirtmeyeceğiz, ancak, yeni öğrenim yılı için, tüm hukuk fakültelerinde okutulmak üzere, yeni bir ders konulması konusunu, bir öneri yaparak gündeme getirip, yazıya noktayı koyacağız.

Şimdi biraz ara verelim ve bir dizi aracılığı ile tarihe ve hukuka bir göz atalım. Sonra bu güne geliriz. Nasıl olsa yaşamımız bir dizi olmadı mı zaten. Geçtiğimiz aylar da sona eren, bir kaç yıl süren, “Muhteşem Yüzyıl” dizisini hatırlayalım.

Yargı, hukuk sistemi, padişah tarafından oluşturuluyor. Padişah, gerektiğinde veya gerek görürse fetva alıyor, ulemaya soruyor. Sonunda ağzından çıkan kanun oluyor. Tarihde, hukuksak boyutu da oluşturulmuş bir şekilde padişahlarımızın vezirlerden , kendi çocuklarına, ailelerine, torunlarına kadar, boğdurma ya da öldürmeye karar verme yetkileri var. Kanuni Süleyman’ın oğlu Şehzade Mustafa ile ilgili kararı ve sonucuna ilişkin durumu yeni öğrenmiş olarak yas tuttuk, kabirlerini ziyaret etme ve mevlüt okutma girişimlerine kadar, haberleri izledik.

Alınan “FETVA” ya ilişkin ya da verilen “FETVA” karşısında uygulama değiştirilmiyor, ertelenmiyor. Oğulu öldürme de işin içinde varsa yerine getiriliyor. Erteleme yok, hemen uygulama var. Hukuk sistemi bu. Bildiğim kadarıyla, Osmanlı Hukuk sisteminin ana kaynağı, “MECELLE”de de, hukuk sistemi kurulmuş.

Şimdi burada, bu konuya bir nokta koyarak, günümüze yeniden gelelim ve TBMM’n de görüşmeleri devam eden yasa çalışmalarına gelelim.

Bildiğiniz gibi, Anayasa’da da belirtilen, ülkemizde uygulanan sistem, kuvvetler ayrılığına dayanıyor. Yani yasama, yürütme ve yargı ayrı. Bir başka deyişle açıklama yapacaksak, Meclis yasa yapacak, Hükümet yani idare uygulayacak. İdarenin uygulamasını da yargı, mahkemeler denetleyecek. İdarenin uygulaması, yasaya uygun değilse, mahkeme idarenin kararını bozarak, uygulamayı yasal sınırlar içine çekecek.

Sözü çok uzattık. Ancak, hukuk sistemi ile ilgili yeni bir durum olduğu için, bu kadar açıklama yapama gereği duyuyoruz.

Şimdi gelelim düzenlemeye. Bu yasa ile yeni bir uygulamanın yolu açılıyor. Yasada madde ile düzenleme yapılarak, bazı uygulamalarla ilgili yeni bir yol çiziliyor. Yasaya dayanılarak yapılan uygulamalarda dava açılıp, idarenin uygulamaları ile ilgili yargı tarafından, yasalara uyulmadığına yönelik karar verilirse, idare bu yargı kararlarını uygulamayabilecek.

Yanlış duymadınız ya da okumadınız, yineleyelim. Yasa ile mahkeme kararı uygulanmaz diye düzenleme yapılıyor. Mahkeme kararının uygulanmayacağı yasa ile düzenleniyor.

Bunu şöyle yorumlamak hatalı mı olur. Yasa çıkartıyorum. Uygulama da yasaya uygun olmayan eylemlerim olabilir. Yargı bunları durdurursa, yargının kararını ben uygulamayabilirim ve bu da yasal olur.

Şimdi bu düzenleme TBMM’n de geçerse, geçti diyelim. Cumhurbaşkanı geri göndemez imzalarsa, imzalandı diyelim. Yasa çıkacak ve uygulanma alanı bulacak. Bir karar alındı uygulandı. Vatandaş da, bu bu karar ile ilgili Mahkemeye gitti ve hakları ile ilgili durdurma karar aldı. Bu karar işte, Hükümet tarafından uygulanmayabilecek.

Bunu düzenleyen hukukçular nasıl düzenledi diye soru sormayın. Bu düzenlemeye ilişkin mutlaka Anayasa Mahkemeisi’ne başvuru yapılacaktır. Anayasa Mahkemesi bunu iptal ederse, aylar belki de yıllar sonra bu karar çıkarsa, Karar çıkana kadar uygulama sürecek ve bu uygulama yasal olmuş olacak.

2014 Türkiyesi’nde, Anayasal düzenleme olan ülkede, hukukun işleyişi ile ilgili olarak böyle bir yasa çıkartılabiliyor.

Muhteşem Yüzyıl’da, Kanuni Sultan Süleyman bile böyle bir düzenleme yapmadı.

Hukuk Fakülteleri’n de acilen, önümüzdeki öğrenim yılında yeni bir ders konulması önerimiz var.

Yasalara nasıl ve ne gibi hükümler konmaz. Yasa çıkartırken nelere dikkat etmek gerekir, bunlar öğrencilere ders olarak anlatılmalı.

Bu uygulama bana, 10 yıl kadar önce bir başka tartışmayı hatırlattı. Büyük bir reform getirileceği belirtiliyor ve sosyal güvenlik sistemi yenidan yapılandırılıyor, tartışmaları, değerlendirmeleri yapılıyor.
Uluslararası sosyal güvenlik konularının tartışıldığı bir toplantı düzenlenmişti. Bilim insanları değerlendiriyor.

Sistemin başındaki, Bakandan sonra en yetkili kişi, bir ara süren bu tartışmalara dayanamadı ve açıklama yaptı. Bu kanun çıkacak. Düzeltilmesi gereken olursa, yönetmeliklerle düzeltiriz şeklinde bir açıklama yaptı.

Sevgili hocamız mikrofonu aldı ve nazik bir şekilde, Hukuk fakültelerinde, hukuk başlangıcı derslerinde okutulan, yasa, tüzük yönetmelik nedir, açıklamalarını yaptıkdan sonra, Yasa da olmayanı yönetmelikle düzenleyemezsiniz, yönetmelikle yasayı değiştiremezsiniz diye ders verdi.

Bu görüşmeler de belgeli. Band çözümlemeleri, kitap olarak da yayımlandı.

İşte hukuk sistemine bakışımız ve hukuku uygulama mantığımız. Gelinen nokta bu. Hukukçularımız nerede !

Bu arada, çalışma yaşamına ilişkin neler mi getiriliyor. Onları nasıl olsa çok tartışacağız. Taşeronluk ya da, alt işveren – asıl işveren sorunları nasıl giderilmiş olacak diye mi soruyorsunuz.

Siz hala oradamısınız.

İstanbul. 22 Temmuz 2014. Salı. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here