Çiğ hiç üzerinize düştü mü?

Çiğ hiç üzerinize düştü mü?

0
PAYLAŞ

Sabah, yine kuzey rüzgarı kapımı çalacak. Kim o diyeceğim, sesini bırakıp gidecek!

Kapımı açacağım, güneşin ilk ışıkları ile birlikte… Kapımı güne açacağım, pencereden önce. Akşamın sıcaklığı kapıyı açtığımda üzerimde olacak. Dışarının çiği gelecek üzerime yapışacak. İçimden bir titreme duyacağım belki, belki kapıyı hemen kapayacağım, çünkü gecenin en soğuk anı artık ısınmaya yüz tutmuştur.

Sabahın çığı altında; kapısız, duvarsız bir yerde kaldınız mı?

Sokakları kendilerine mesken tutanlar o çığın etkisini bilir, bir de yoldan gelenler. Sabahın ilk ışıkları ile başka bir şehirde gözlerini ovuşturarak açan yolcu, açılan kapıdan gelen çığın etkisi ile uyanır ve gideceği yere bir an varıp, sıcak yatağına yatmayı düşünür.

Sabahın çığını üzerinde taşıyan evsizler ne yapar desiniz? Belki bir fırının kapısının önünden geçer, belki bir sıcak hava veren havalandırmanın yanında durur… O çiği ortadan kaldırıp, acıkan karnı için bir parça ekmek için yollara kendini vermesini gördünüz mü?

Sabahın çığı üzerinize vurmasını istemem ama çığın üzerine yağdığı ne yazık ki binlerce insanımız var. Evi olmayan, evi olup da bir doğal afet sonucu kaybeden, bir anda dünyası değişen, düşünmeyen ama yaşayan binlerce insandan belki biri olabiliriz.

Sabahın ilk ışıkları, şehrin üzerine vurduğunda, oluşan kızıllığı kaç kişi görebilmektedir?

Sokakta yaşayanlar belki hepsi o ilk ışığı görüyordur ama onlarda, romantik duygular içinde güneşe bakmıyordur sanırım. Bana gelen fotoğraflarda görüyorum, bazı dizlilerin efektleri arasında o ilk ışığın doğuş anını gösteriyorlar, o görüntüyü gördüğümde keşke diyorum, bende çıkıp fotoğraflasam, sisin altında deniz, sisin üzerinde binalar, binaların arkasında güneş!

Bahar geliyor… Gün, gün geçtikçe daha fazla kalıyor üzerimizde, laleler sokakları yine kuşatmış, cebimizden bizden habersiz çıkan paralar ile… Her lale, ilk ışık kadar çekici geliyor bana… Üzerine bir de çığ düşmüşse, daha bir parlak ve çekici geliyor… Bir de sokakta yaşayan insanı görüyorum o saatlerde, nasılda korkarak bakıyor çevresine… Gözleri sanki o ilk ışığı görmemiş gibi bakıyor… Siz, o ilk ışık altında bu insanları sokakta gördünüz mü?

Sokak insanı, çevresinde olandan habersizdir. Gördüğü ve yaşadığı alan kadar görür ve o kadar alan içinde dünyayı yorumlar. Onun yorumu içinde başkalarının saldırıları, küçümsemeleri ve onlara karşı geliştirdiği savunması vardır. O sokak insanı, ancak başkasının elinde gördüğünü anlamaya çalışır ama anlayamadığını ele geçirmek içinde fırsat kollar… İlk fırsatta her şeyi göze alarak elde etmeye çalışır. Saftır ama tehlikelidir o zaman dilimi içinde. O sokak insanı ile evde yaşayanlar arasında, ‘bu an’ itibari ile bir fark olduğuna inanıyor musunuz?

Dört duvar içinde, en yakınına zarar verenlerin oranı çok yüksektir. Tehlikelidir. Sokakta pısırık, içine kapanık, başkasının sözüne bakanlar evde bir an içinde tehlikeli olabilmekte ve en olmayacak suçları rahatlıkla işleyebilmektedirler. O insanlarda ilk ışığı göremezler, çiğin soğuğunu anlayamazlar! Sokakta yaşayan ile dört duvar arasında yaşayanlar bir noktada birleşir.

Sizin kapınızı hiç kuzey rüzgarı çaldı mı? Çaldığını hiç duydunuz mu?


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

BİR CEVAP BIRAK