İNGİLTERE… Londra Yardım Melekleri…

İNGİLTERE… Londra Yardım Melekleri…

0
PAYLAŞ

Ekranımda Londra Yardım Melekleri (London Angels Cancer Association) Başkanı Nurten Mehmet’in basın bültene bakıyorum.

Nurten Mehmet özetle ekibiyle birlikte tamamen gönüllük bazında İngiltere Türk toplumundaki kanser hasta ve yakınlarına dost eli uzatmak istiyor. Bunun için toplumun desteğini istiyor ve faaliyet masrafları için 28 Ocak’ta Regency Banqueting Suite’de Semra Türel konseri düzenleyeceklerini de belirtiyor. Londra Yardım Melekleri ayrıca “Fahri Başkan” olarak Dr. Teoman Sırrı, “Onursal Başkan” olarak da Nural Ezel’i seçtiklerini duyuruyorlar.

Mart ayında “Kansere de hayır” başlıklı köşemi “Kanser insanlığın bir numaralı düşmanı oldu… Kansere de ‘Hayır’ demek için safları sıklaştıralım diyorum. Biz en iyisi safları hiç gevşetmeden sıkı sıkı yaşayalım… Ne dersiniz?” diye bitirmişim.

Londra’daki toplum üyelerinin de mutlaka bir yakını bu çağın vebasıyla boğuştuğu varsayılırsa, Londra Yardım Melekleri’nin empati yapanlardan kolay yardım toplayacaklarını düşünüyorum.

Prof. Mustafa Camgöz 1999’da üniversite bünyesinde Prostate Cancer Research Fund (PCRF) ile Kanser Araştırma Vakfı’nı (KAV) kurmuş ve toplumdan destek almayı da başarmıştı. Aysin Yılmaz ve diger gönüllüler ile 2002’de Palmers Green’de Kanser Bilgilendirme ve Hasta Merkezi’ni kurmuştu. Camgöz, eşi Sabire Camgöz ile birlikte Kıbrıs’ta da Kanser Arastırma Vakfı’nı oluşturmuş ve “orkide yürüyüş”leri başlatmıştı. Ben de 2004’de Olay Gazetesi yazı işleri müdürüyken gazetenin bir sayısının kapağını onlara ayırmış, toplumu PCRF’e destek olmaya çağırmıştım. Özellikle kurban bayramlarında PCRF’e yardım etmenin daha anlamlı olduğunu savunmuştum. Tabii bizim desteğimiz devede kulak kalır, pek çok işadamı cömertce kesenin ağzını PCRF için açmıştı.

Şimdi “Melekler”e dönersek, bu yardım işleri çok hassas konular azizim. Bu cümleyi geçmişteki yardım deneyimlerinden dolayı yazıyorum. Taşın altına “yardım meleği” olarak elinizi koyuyorsanız aşağıdaki noktalara dikkat etmeniz gerekir. Yoksa ne mi olur? Geçmişte olduğu gibi şaibelerin önünü alamazsınız. Üstelik sizlere “Fahri” ve “Onursal” başkan olarak çalışmalarınıza isimlerini koyan değerli isimleri de zor durumda bırakırsınız. İşte sizin adınızı gerçekten “Melek” olmasını sağlayacak püf noktaları şunlar:

– Her yıl gelir ve gider bütçenizi (gelir ve giderlerdeki özel isimleri saklı tutarak) basında şeffaf olarak yayınlamalısınız.

– İsteyen herkese bütçenin ayrıntılarını derhal göstermelisiniz.

– Unutmayın ki gelirler yalnız ve yalnızca kanser hasta ve yakınlarına yöneliktir. “Efendim, Kıbrıs’ta etkinlik düzenleyeceğiz, ‘uçak ve hotel masraflarımız olacak’ bunu bütçeden hallederiz” diye asla düşünmeyeceksiniz. Unutmayın ki siz “gönüllü” bir meleksiniz. Bunun için turizm şirketlerinden de sponsorluk istemeyecek, cebinizden harcayacaksınız. Kim ne sponsorluk yaparsa 1 pence’i bile direk kanser ve yakınlarına yönelik projelere gidecek.

İşte o zaman toplumu arkanızda alabilirsiniz. Herkes yaptığı yardımların gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştığını düşünecek ve iç rahatlığı ile arkanızda rüzgar olacaktır.

***

Geçen Cuma akşamı Açık Gazete Gecesi’nde çocuklar gibi şendik. Aynı hafta CHP’nin dayanışma gecesi ve Konsey’in V&A Müzesi’ndeki 100’ncü yıl etkinliğinin denk düşmesine karşın yine de geceye katılan ya da katılamadıkları için mesaj göndererek dayanışmalarını ileten dostlara teşekkür ediyoruz. Geceye sahip çıkan meslektaşlarıma ve destek olanlara da “Sağolun” diyoruz. Moral kazandık.

Önümüzdeki yılki etkinliği şimdiden düşünmeye başladık. Toplumu ayrıştırmak yerine daha da yakınlaştırmak ve basınla muhabbetlerini geliştirmek için formül arayışına şimdiden girdik. Haberiniz ola…

BİR CEVAP BIRAK

1 + nine =