İNGİLTERE… Maçın ikinci yarısına hazırlanmalıyız

PAYLAŞ

Referandum’da oldu bittiye getirilmeye çalışılarak, mühürsüz oy pusulalarının geçerli sayılmasıyla RTE ve partisi AKP haksız yere kendilerini kazanmış saydılar… Türkiye’de iktidarın çalıntı türlerine, “mühürsüz oy pusulası” da eklenmiş oldu. Atı çalan Üzküdar’ı geçmesine kimse izin vermeyecek. Öncelikle bu böyle biline…

Maçın ilk yarısı hakemin şikesi, oyunçuların çelmesi, yan hakemlerin katakullesiyle demokrasi yenilmiş oldu. Maç henüz bitmedi. İkinci yarıda topyekün “Hayırcı” takım ciddi bir stratejiyle ve takım oyunu bilinciyle fire vermeden maça çıkmalı… Hakem yine karşı takımdan olmasına karşın demokrasi adına, çoğulculuk adına, çocuklarımızın geleceği adına hadlerini bildirmeli… Kolay değil ama bu millet çok daha zorlarını başardı. İşte Çanakkale, işte İnönü, İşte Cumhuriyet, işte harf devrimi, işte laiklik, işte Sümerbank, Etibank…

Geçen akşam televizyonda eski CHP genel başkanı Deniz Baykal’ı izledim. Baykal’ın yüzüne “Koltuğunu bırak artık” diyen birisi olarak bu maçın ikinci yarısı için kafa yorması hoşuma gitti. Evet’çilere karşı mağdur edebiyatından farklı bir üslupla “Ne yapılmalı?” konusunda proje üretiyordu.

Basından takip ettiğimce; cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin CHP milletvekili Deniz Baykal’ın referandumdaki (aslında yüzde 60’a yakın) yüzde 49’luk “Hayır” birliğini dağıtmamak için MHP’den ihraç edilen Meral Akşener ve yerine kayyım atanan Eski Mardin Belediye Başkanı Ahmet Türk’ün de içinde yer aldığı iki model önerisine karşılık CHP parti yönetiminde karşılık bulmadı.

Ahmet Türk, “İsimler üzerine tartışmayı doğru bulmuyorum. Böyle bir ülkede, demokratik bir ortamın hazırlanması için siyasiler, demokrasiyi düşünenler fedakarlık yapmaz, biraraya gelme becerisini gösteremezse yapacak çok da bir şey kalmıyor” derken Meral Akşener’in de Baykal’ın önerisine sıcak bakmadığı basına yansıdı.

Peki kardeşim sen maçın ilk yarısını bizden çaldılar diye dövünüp dururken, politikada deneyimli birisi çalınan ilk yarıyı kurtarma projesi üretiyor. Burun kıvırıp “I ıgh” diyeceğine karşı proje üret. “Yok bunun eksiklikleri şunlar, şöyle olsa daha iyi olur” de…

Benim önerim bütün “Hayır” cephesi basın aracılığı ile diyalog kuracağına ortak bir kongre düzenlesin, kafa yorsun ve aldıkları ortak kararı da uygulasın. Bakın o zaman kar topu nasıl çığa dönüşüyor ve oy hırsızları ile şikeci hakemleri nasıl paniğe kapılıyor…

Her geçen zaman; elimizden kayıp giden ve çok değil kısa bir süre sonra kırıntılarını arar hale geleceğimiz şu eçüş bücüş de olsa demokrasimizin aleyhine…

Gün birlik zamanı… Nazım Hikmet’in “Hürriyet Kavgası” şiirinde dediği gibi:

“Daha gün o gün değil, derlenip dürülmesin bayraklar.
Dinleyin, duyduğunuz çakalların ulumasıdır.
Safları sıklaştırın çocuklar,
bu kavga faşizme karşı, bu kavga hürriyet kavgasıdır.”

CEVAP VER