İNGİLTERE… Venezüela: İstikrardan krize (I/III)

“21 yüzyıl sosyalizm” projesinin yükselişi ve çöküşü

Yaklaşık yirmi yıl önce Chavez hapisten çıktıktan sonra seçimleri kazanarak cumhurbaşkanı oldu.  Venezuela halkının neoliberalizme karşı mücadelesi daha üst ve geniş boyutlara taşındı. Chavez’in başkanlığındaki yönetim global liberal sistemin dayattığı ekonomik politikaların karşısında yeni sosyalist bir modeli izleyeceklerini açıkladılar.

Chavez Fidel’le görüştükten sonra 2002’de “21 yy Sosyalizmi” projesini halka açıkladı. Sovyetlerde başarısız olan sosyalizmin alternatif bir modelini yaratabileceklerini ilan etti.  Avrupa ve Latin Amerika solunun ileri gelen aydınları yeni olan bu süreci ilgiyle karşıladı ve araştırdı. Venezuela’da sosyalizm kuruluyor umudu geniş kesimlere yayıldı.

Sovyetlerin başarısız deneyiminden sonra barışçı ve görece demokratik bir ortamda Venezuela’da sosyalist bir model yaratmak bir ilkti ve başarı şansı yakalamıştı. Darbelerle sarsılmış gerilla savaşlarıyla bitkin düşmüş kıta halkı projeyi sıcak buldu ve ilgi gösterdi. Sekiz ülkede sol seçimle iktidara geldi. Latin Amerika halkı 2014 yılına kadar darbelerden uzak barış ve istikrar içinde yaşadı.

Ancak tüm umutlar kısa zamanda buharlaştı. “21 yy sosyalist” projesi doğrultusunda uygulamaya sokulan ekonomik, sosyal ve politik programlar demokratik sosyalizmi geliştiremedi.  Chavez ve Maduro tarafından halka açıklanan sosyalist ve demokratik hedefler zamanla ya unutuldu ya da tersi uygulamalarla ülkeyi bugünkü açmaza sürükleyen Amerikan karşıtı, otoriter ulusalcı kapitalizmin alt yapısını oluşturdu.

Enternasyonalist ilerici devrimci hareketin bir demokratik girişimi daha başarısızlığa uğradı. Sağın ve ana akım medyanın ileri sürdüğü gibi sosyalizm Venezuella’yı ekonomik krize ve halkı yoksulluğa sürüklemedi. Venezüela’da sosyalizm havada uçuşan güzel söylemden öteye gitmemişti. Gerçekte uygulanan Chavezizm perspektifinde devşirilen devlet politikaları sonucunda ülke birbiriyle çatışan üç sınıfın oluşumuna yol açtı. Ulusalcı, devletçi yerli sermaye; yozlaşmış politik ve bürokratik elit ve darbeci Amerikancı otoriter sağ güçler ülkeyi ve ekonomiyi çökertti.

Maduro ve iktidardaki sosyalist parti Venezuela’yı dış saldırılara ve iç çatışmalara açık hale getirmekle kalmadı en zayıf olduğu anda global emperyalist sistemin sinir uçlarıyla oynamaya başladı.  Gıda ve ilaç satın alabilmek için doları devre dışı bırakarak altın rezervlerini kullandı. ABD ana petrol şirketinin hisselerine el koymadan önce ülkedeki petrol işletiminin önemli payını Çin ve Rusya’ya devretmişti.

Maduro yönetiminin doları devre dışı bırakıp altını kullanması egemen global finans oligarşinin görmemezlikten geleceği bir girişim olamazdı. Venezuela sağ muhalefetinde bile tanınmayan ve bir milyondan daha az oy toplayan Guaido ve ırkçı partisi tarihte görülmemiş yöntemlerle ABD ve AB tarafından harekete geçirildi, ülkenin meşru yönetimi ilan edildi.

HAFTAYA: VENEZUELA KUŞATMASININ “YOL HARİTASI”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here