İSPANYA… – Katalonya’da sonbahar hüznü!

İSPANYA… – Katalonya’da sonbahar hüznü!

0
PAYLAŞ

Arabamıza çarpan kadın, uzun tartışmalardan sonra hatasını kabul ederken, özür dilercesine, “Ben Faşist değilim tamam mı, beni yanlış anlamayın, cumhuriyetçiyim ben!” (bağımsızlık yanlıları kendilerini böyle tanımlıyorlar) diyor. “Ne alaka!” dercesine yüzüne bakıyoruz ama aynı zamanda anlıyoruz da… Katalonya’da sinirler gergin, insanlar ikiye bölünmüş durumda, yerli yersiz tartışmalar yaşanıyor. Karşımızdaki apartmanın balkonlarına asılan bağımsızlık yanlısı bayrakların yanına, son günlerde bir de spanya bayrağı ilave oldu. Dairede yaşayan 3 kız bütün gün ve gece yarılarına kadar, balkondan bangır bangır “Viva Espana” çalıyor. Evlerdeki İspanyol bayrakları giderek çoğalıyor, toplum giderek daha fazla kutuplaşıyor.

Karşı balkondaki Katalan bayraklarına bakan bir adam ( muhtemelen İspanyol) yanımızdan geçerken, yanındakilere, “Bu aslında Aragon Bayrağı! Katalan Bayrağı diye bir şey yoktur” diye bağırıyor. Bu sözleri duyan bir Katalan sinirli ve alaycı bir şekilde “Ha ha ha” diyerek ona gülüyor. Ancak böyle ufak tefek tepkiler hariç, Katalanlar sükunetlerini korumaya çalışıyorlar. En çok inandıklarını şey barış. En büyük silahlarının pasifizm olduğunu söyleyerek, tartışma dahil hiçbir kavgaya girmemeye çalışıyorlar… Ama birkaç ay öncesinin neşeli Barselona’sının yerinde yeller esiyor. Yüzler asık, bağımsızlık yanlısı olsun olmasın, insanlar ümitsiz ve derin bir hayal kırıklığı içinde… Sosyal medyadaki zeki ve komik paylaşımların yerini, hüzünlü ve umutsuz paylaşımlar almış durumda…

22405368_1715444298475212_5645814161446228440_n
Nazi kampından kurtulan 102 yaşındaki Neus Catala, 1 Ekim’de yapılan bağımsızlık referandumunda oy kullanıyor

Bu kutuplaşmanın en çok görüldüğü gün, bağımsızlığın ilan edildiği gündü. Sosyal medyada sevinç mesajlarıyla üzüntü mesajları ardarda yazıldı durdu. Bir İspanyol “Hayatımın en mutsuz günü!” diye yazarken, bir Katalan ise tam tersini yazdı… Birlikte büyümüş, aynı mahallede oyun oynamış, aynı okullara gitmiş arkadaşlar şimdi birbirleriyle küs! Katalan İspanyol’u faşizmle, İspanyol Katalan’ı ırkçılıkla suçluyor.

Oysa İspanya hükümetinin tavrı Katalanlar’ı da kucaklayıcı olsa ve diyaloga yanaşsa, muhtemelen bunlar yaşanmayacaktı. Çünkü sorun siyasi bir sorun ama İspanya Hükümeti baştan beri bu meseleyi hukuki bir problem olarak görmeyi tercih etti. Yani yıllardan beri özerk bir bölgede bağımsızlık talebi olmasına ve giderek yükselmesine rağmen, İspanya Hükümeti bunu görmek, karşılıklı diyalogla meselenin ne olduğunu anlamak ve çözümlemeye çalışmak yerine; sadece referandumu yasaklayarak, düzenleyen politikacıları hedef alıp kimisini tutuklayarak ve halka şiddet uygulayarak https://spanishpolice.github.io/ , “özerkliğinizi kaldıracağız” gibi tehditlerle sorunu “halletmeye” çalıştı.

Peki bu noktaya nasıl gelindi? Şöyle kısaca bir geriye gidersek, bağımsızlık istekleri 2005’de Zapatero zamanında Katalonya’nın özerkliğine dair verilen hakların, 2010’da geri alınmasıyla oldu. Böylece Katalanlar hiçbir zaman eşit vatandaşlar olamayacaklarını anladılar ve bağımsızlık istemeye başladılar. Önce 2014’te resmi olmayan bir referandum yapıldı. Bu referandumdan %80 oranında “Evet” çıkınca, seçim kararı alındı ve seçimi bağımsızlık yanlısı partiler büyük bir çoğunlukla kazandı. Katalan başkan Puigdemont, Madrid Hükümeti’ne defalarca diyalog teklif etti, geçtiğimiz Mayıs ayında Başbakan Rajoy’a müzakere öneren bir mektup yazdı, Rajoy ise bu mektubu “Her türlü müzakere teklifine Hayır” diyerek kesin bir dille reddetti.

Katalanlar da bunun üzerine 6 Eylül’de parlamentolarında referandum kanununu onayladılar ve 1 Ekim’de referandum kararı aldılar. 7 Eylül’de ise İspanya Anayasa Mahkemesi alelacele bir kanun çıkararak, referandumu yasakladı. (İspanya’nın bütün dünyaya bas bas bağırarak “ Bu referandum kanunlarımıza aykırıdır” diyerek yasadışı ettiği eden kanun, son dakikada çıkardıkları bu kanun…)

Katalanların isteklerini hiçe sayan politikaların sonucunda, 2010’da bağımsızlık isteyenlerin oranı %35’ken, şimdi %50’leri aştı. İspanya hükümeti bağımsızlık istemeyen Katalanları bile küstüren antidemokratik tavırlarında ısrar ederse, oran yüzde elliyi de aşacak gibi görünüyor. Oysa İspanyol hükümeti talep edilen diyalogu kabul etse ve en azından 2010’da geri alınan hakları iade etse, referandumdan “Hayır” çıkma ihtimali hiç de az değildi.

Şimdi burada insanlar, İspanya’yı, şiddet uyguladığı için kendisinden ayrılmak isteyen karısına daha da fazla şiddet uygulayan kocaya benzetiyorlar. En büyük hayal kırıklıkları ise Avrupa Birliği!

Polisin uyguladığı şiddet konusunda bile yeterince sesi çıkmayan Avrupa Birliği için “İspanya’nın tavrı bizi şaşırtmadı ama Avrupa Birliği’nin kayıtsızlığına hayret ettik” diyorlar. İnsan hakları ve demokrasiyi dilinden düşürmeyen, Avrupa dışındaki ülkelerde vuku bulduğunda en sert şekilde eleştirdikleri uygulamalar kendi içlerinde olunca “Aman rahatımız, huzurumuz, bozulmasın, hem başka bağımsızlık isteyenler de var” düşüncesiyle ses çıkarmayan Avrupa Birliği’nin ikiyüzlülüğünden bahsediliyor.

Avrupa Birliği’nde yeterince olmasa da, Rajoy Hükümeti’nin insan haklarına aykırı antidemokratik politikaları, İspanyollar arasında da eleştiriliyor. Hem Podemos hem de Izqierda Unida, Katalonya’nın bağımsızlığına karşı olmalarına karşın, referandumu destekliyorlar ve “Rajoy Hükümeti’nin tiranlığından korunmak için, demokratik haklarımızı savunmamız lazım” diyorlar (Sosyalist Parti PSOE ise iktidarı destekliyor). Bu çağrıyı destekleyen binlerce Madridli ve başka şehirlerdeki pek çok İspanyol, hatta Bilbao’daki binlerce Bask, geçtiğimiz günlerde protesto gösterileri yaptılar. Sadece Katalonya’da değil, İspanya’nın diğer bölgelerinde de, iktidardaki Popular Parti’nin (Halk Partisi) faşist köklerinden kurtulamadığına inananların sayısı az değil. Çünkü bu parti diktatör Franco’nun 7 bakanı tarafından kurulmuş bir parti.

Şimdi Katalonya’da politikacılara karşı açılan davaların ve İspanya Başbakanı Rajoy’un 21 Aralık’ta yapılmasını istediği seçimlerin sonuçları bekleniyor. Yorumcular, seçim için Rajoy’u Avrupa Birliği’nin zorladığı görüşündeler. Çünkü seçimlerden bağımsızlık yanlısı partilerin galip ayrılacağı kesin gibi… Bunun da ikinci bir referandum sayılacağı görüşü yaygın. Bu durumda Madrid’in ne yapacağı merak ediliyor. Bekleyelim, görelim bakalım.

20171107_154331

BİR CEVAP BIRAK