İstanbul Sözleşmesi niçin hedefte?

CHP’li Karabıyık, Erdoğan’ın ‘gerekirse kaldırılsın’ talimatı verdiği İstanbul Sözleşmesi için “yasadan daha kapsamlı, kaldırılmamalı” dedi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık, İstanbul Sözleşmesi konusunda hazırladığı bilgi notunu Merkez Yönetim Kurulu’na (MYK) sundu.

Cumhuriyet’ten Mahmut Lıcalı’nın haberinegöre bilgi notunda özetle şunlar yer aldı:

TÜM KADINLARA TEHDİT
Sözleşmeye karşı çıkmak şiddet uygulayan erkeklere teşvik, tüm kadınlara ise tehdittir. İstanbul Sözleşmesi psikolojik şiddet, ısrarlı takip, fiziksel şiddet, tecavüz, zorla evlendirme, kadın sünneti, kürtaja zorlama, zorla kısırlaştırma, cinsel şiddet olmak üzere kadına yönelik şiddetin tüm türlerini içeriyor.

SÖZLEŞME YASADAN DAHA KAPSAMLI
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun İstanbul Sözleşmesi kadar kapsamlı bulunmuyor. İstanbul Sözleşmesi’nde eski eşe uygulanan şiddet cezayı ağırlaştırma sebebi olurken yürürlükteki mevzuatta böyle bir düzenleme yok. Benzer şekilde İstanbul Sözleşmesi’nde kadına yönelik ısrarlı takip suçu tanımı yapılırken bu da mevzuatta yer almıyor. Buna göre İstanbul Sözleşmesi yürürlükteki mevzuattan daha kapsamlı ve kadını daha çok koruyan bir içeriğe sahip bulunuyor.

BOŞANMA GEREKÇESİ YANLIŞ
Şiddet gören kadının uzaklaştırma kararı ile şiddetin failinden korunması, kadınların can güvenliği açısından önem taşıyor. Uzaklaştırma nedeniyle boşanmaların arttığı iddiası geçerli değil. Boşanmada sosyoekonomik nedenler başta.

CİNAYETLER NORMALLEŞİR
İstanbul Sözleşmesi’nin ahlak dışı, din ve namus karşıtı maddeler içerdiği iddiasının da geçerliliği yok. Sözleşmede tarafların “kültür, gelenek, görenek, din ya da sözde namus nedeniyle herhangi bir şiddet eylemi için gerekçe oluşturulmamasının sağlanması” hükmü bulunuyor. Söz konusu hükme karşı çıkmak töre ve namus cinayetlerini kabul etmek; din, töre ve namusun şiddet eylemlerine gerekçe olmasını normalleştirmek anlamına gelecek.

EŞCİNSELLİK İDDİASI ASILSIZ
İstanbul Sözleşmesi’nde eşcinselliğin meşrulaştırıldığı iddiası da asılsız. Sözleşmenin yalnızca bir maddesinde “cinsel yönelim” ifadesi geçiyor. Maddede mağdurların hakkını korumaya yönelik tedbirlerin hiçbir şarta bağlı kalmadan uygulanması hükmü kapsamında “cinsel yönelim” de sayılıyor. CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun da sürecin gündemde tutulmasını istediği ifade edildi. Kılıçdaroğlu’nun, “Ne değişti de sözleşmeden çıkıyorsun? Attığın imzaya sahip çıkamıyorsun” değerlendirmesinde bulunduğu öğrenildi.

KILIÇDAROĞLU: İMZANIN ARKASINDA DUR!
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un, Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çıkabileceği yönündeki açıklamalarıyla başlayan tartışmalara sert çıktı.

Kılıçdaroğlu’nun, partisinin Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında, “Ne değişti de sözleşmeden çıkıyorsun? Attığın imzaya bile sahip çıkamıyorsun. İmza atmışsın, bari arkasında dur” dediği öğrenildi.

CHP MYK geçen pazartesi Kılıçdaroğlu başkanlığında toplandı. Yaklaşık 4 saat süren toplantıda; ekonomi ve dış politikadaki gelişmeler, Ayasofya konusu ve kurultay hazırlıklarının yanı sıra İstanbul Sözleşmesi ile ilgili tartışmalar da değerlendirildi.

Bu kapsamda, Kadın Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Lale Karabıyık’ın hazırladığı, bilgi notu da kapsamlı olarak ele alındı.

İstanbul Sözleşmesi ile ilgili üç eleştiriye ve CHP’nin yanıtlarına yer verilen bilgi notunda, şöyle denildi:

Üç eleştiri, üç yanıt

“İlk iddia, ‘Sözleşme nedeniyle erkek evden uzaklaştırılıyor, boşanmalar artıyor’ iddiasıdır. Bu iddia, İstanbul Sözleşmesi’nin 52. maddesinin, ‘ani tehlike anında uzaklaştırma’ tedbirleri öngörmesinden kaynaklanmaktadır. Uzaklaştırma kararı kadınların can güvenliği için önemlidir. İkinci iddia, ‘ahlak dışı, din ve namus karşıtı maddeler içeriyor’ iddiasıdır. Bu iddia, sözleşmenin 12. Maddesi’nin 4. fıkrasındaki, ‘Taraflar; kültür, gelenek, görenek, din veya sözde namusun iş bu sözleşme kapsamındaki herhangi bir şiddet eylemi için gerekçe oluşturmamasını sağlar’ ifadesi ve 42. maddesinden kaynaklanmaktadır. Bu maddeye karşı çıkmak, töre ve namus cinayetlerini kabul etmek, din, töre ve namusun şiddet eylemlerine gerekçe olmasını normalleştirmek demektir. Üçüncü iddia, ‘eşcinsellik meşrulaştırılıyor/özendiriliyor’ iddiasıdır. Bu iddia, ‘cinsiyet meselesi ve cinsel yönelim tercihi’ kavramlarının geçtiği 4. maddenin 3. fıkrasındaki, ifadelerden kaynaklanmaktadır. Bu iddia doğru değildir; çünkü sözleşme; ‘dini, ırki, mezhebi, inancı ve cinsel kimliği ne olursa olsun şiddet göremez’ maddesiyle temel insan haklarını ve yaşam hakkını korur. ”

‘Ne değişti?’

Milliyet’te yer alan habere göre; Kılıçdaroğlu da MYK toplantısında Kurtulmuş’un, “İstanbul Sözleşmesi’nin imzalanması yanlıştı. Nasıl bu sözleşme imzalanmışsa, aynı şekilde çıkılır” açıklamalarını eleştirdi. Kılıçdaroğlu’nun, “Bu sözleşmeyi imzalayan bunlar değil miydi? Şimdi ne değişti de sözleşmeden çıkıyorsun? Attığın imzaya bile sahip çıkamıyorsun. İmza atmışsın, bari arkasında dur” ifadelerini kullandığı öğrenildi.

Kadın örgütleriyle toplantı

Kılıçdaroğlu, 8 Temmuz’da; kadın örgütleri, baro temsilcileri ve akademisyenlerin katıldığı bir toplantıya başkanlık etti. Toplantıda, CHP İnsan Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen de yer aldı. Kamuoyuna duyurulmayan toplantıda, söz alan 24 konuşmacı görüşlerini dile getirerek, CHP’den beklentilerini anlattı. Temsilciler, “İstanbul Sözleşmesi’ne karşı çıkmak şiddet uygulayan erkeklere teşvik, tüm kadınlara tehdittir. Sözleşmeden taviz verilmemelidir” şeklindeki değerlendirmelerini paylaştı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.