Johnson Erdoğan’a mı özeniyor?

Arif Bektaş / GERÇEK – İngiltere’de herkesin gündeminde koronavirüs varken, Başbakan Boris Johnson ABD ile yeni bir “Ticaret Yasası”nı parlamentodan geçirdi. Bu yasaya göre, artık, daha önce olduğu gibi herhangi bir ülke ile yapılan ticari anlaşmaların parlamentoya sunulması gerekmeyecek. Yani parlamento ticari anlaşmalarda söz sahibi olamayacak.

Önceki gün parlamentoda yapılan tartışmalara ve muhalefetin karşı çıkmasına rağmen yasalaşan önergeyle, bunda böyle ticari anlaşmalarla ilgili olarak Avam Kamarası ve Lordlar Kamarası devre dışı bırakılmış oluyor.

İşçi Partisi Lideri Keir Starmer ve Yeşiller milletvekili Caroline Locas’ın karşı tutumlarına rağmen, parlamentoda çoğunluğa sahip olan Muhaazakar Parti, Ticaret Yasasını Brexit sonrası hayata geçirmek için hükümete yetki verdi.

İngiltere’deki bu yeni durum, Türkiye’de Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte TBMM’in neredeyse işlevsiz hale getirilerek tüm her şeye Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın karar vermesini akıllara getirdi. Daha önce, Brexit anlaşmalarına sadece hükümetin karar vermesi için parlamentoyu askıya alan Johnson, bu hamlesiyle de, parlamentoyu by-pass ederek, Brexit sonrası ABD ile yapacağı tüm ticari anlaşmaları kendi kabinesiyle karara bağlayacak.

İLK HEDEF SAĞLIK SERVİSİ

Daha önce birçok defa benzer yasa teklifleri parlamentoya sunulmuş ve ABD’li şirketler bunun lobi faaliyetini yapmıştı. Trump’ın son İngiltere ziyaretinde de ABD ile İngiltere arasında yapılacak ticari anlaşmalarda standartların aranmaması ve vergilendirmede kolaylıklar sağlanması konuşulmuştu. Aynı ziyarette, kamu malı olan Ulusal Sağlık Servisi (NHS) de masaya konmuş ve Trump açıktan NHS’e talip olduklarını söylemişti.

Johnson’un da NHS’i özelleştirmek istediği biliniyor. Hükümetin aldığı bu yetki ile Johnson Hükümeti’nin, ilk adımda NHS’i ABD’li şirketlere satması bekleniyor. Ama İngiliz halkının NHS ile ilgili hassasiyeti nedeniyle bu satışın çok kolay olmayacağı tahmin ediliyor.

GIDA STANDARTLARI YOK OLUYOR

ABD’li şirketlerin aşırı hormonlu tavuk ve sığır etlerini İngiltere’ye ihracı bir diğer tartışma konusu. Hükümetin aldığı yetki ile istediği anlaşmayı yaparak istediği ürünleri ülkeye sokması durumunda gıda standartının düşeceği ve halk sağlığının tehlikeye atılacağına dikkat çeken Çiftçi Sendikası NFU, hükümetin çiftçileri teşvik etmesi ve onları mükafatlandırması gerekirken, tam tersine standartın altında olduğu için ülkeye sokulmayan ürünlerin ABD’den alınmaya çalışılmasının büyük bir skandal olduğunu belirtti.

“DEMOKRASİYE BÜYÜK DARBE”

Gizli kapaklı anlaşmaların yapıldığına dikkat çeken kampanya grubu War On Want da, Johnson Hükümetinin bu hamlesi ile parlamentoyu ABD ile yapılan ticari anlaşmalarda saf dışı bıraktığını ve bunun da demokrasiye büyük darbe olduğunu belirtti. War On Want sözcüsü Leah Sullivan yaptığı açıklamada, iki ülke öldürücü bir pandemi ile mücadele ederken, hükümetlerin böyle gizli kapaklı anlaşmalarla halkın sağlığını iyice tehlikeye atması ve demokratik kurumları devre dışı bırakarak planlar hayata geçirmeye çalışmasının en son akıllara gelebilecek şey olduğuna dikkat çekti.

PANDEMİ SONRASI BÜYÜK SALDIRILARA HAZIRLANILIYOR

Halkın ve sendikaların yoğun tepkilerinden dolayı, yıllardır özelleştirilemeyen NHS’te, koronavirüsle sürecinde bugüne kadar yapılan kesintilerin devasa ölçüde olduğu ortaya çıktı. NHS’in pandemi ile mücadelesinin yetersizliğini şimdiden konuşmaya başlayan hükümet yetkilileriyle sermayedarların, bugüne kadar yaptıkları kesintilerden hiç söz etmemeleri ise dikkati çekiyor.

NHS’in ABD’li şirketlere satışına, dillendirilmeye başlanan “yetersizliği”nin gerekçe gösterilmesi planlanıyor.

Hükümet sosyal alanlarda da kemer sıkma politikalarını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Maliye Bakanı Rashi Sunak, “Ekonomi uzun süre toparlanamayacak” diyerek herkesin payına düşeni yapması gerektiğini öne sürdü. Böylesi kriz dönemlerinde herkesi krizi atlatmak için göreve çağıran Sunak ve önceki maliye bakanları vergi vermeden trilyonlar kazanan şirketlere trilyonlar dağıtmışken, bu para dağıtımına hiçbir zaman herkesi dahil etmeyi ise akıllarına getirmemişlerdi.

Yüzde 3.9’dan 5.8’e çıkan işsizlik oranının, Haziran sonu itibariyle en az 8% olacağı tahmin ediliyor. İşsizlik artarken ücretlerin de düşürülmesi bekleniyor. Kamu alanlarında işten çıkartmalardan kamu bütçesinin kısılmasına kadar birçok hamle hükümetin gündeminde. Sendikaların ise, “işten çıkartmalara sessiz kalmayacağız” açıklamalarının ötesine gitmemesi dikkat çekiyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.