Kahramanlar acımasız olur!

PAYLAŞ

Dünyayı yönetmek için ne kadar çok kahraman çıkmıştı, çıkmaya da devam edecekti. Savaşların başrolünde oynayanlar, dünyayı yönetmek hırsı ile her yere savaş baltalarını göndermişti, hiçbir şeyden haberi olmayanlar kanları ile toprağı neden suladıklarını bilmeyeceklerdi.
 
Dünyayı yönetmek isteyenler, dünyanın değişik yerlerine savaş baltalarını gönderdiklerinde, kadeh şişesini kaldırıp, her zafer kazandıklarında çılgınlarca eğlenmişlerdir. Her zafer kazandıklarında balolar düzenlemişler, önünde eğilen insanlar ile eğlenmeye çalışmışlardır. Çalışmışlardır, çünkü eğlencenin ne olduğunu bilmiyorlardı, onlar dünyayı yönetmek için seçilmiş insan olduklarına inanıyorlardı.
 
Seçilmiş insan ayrıcalıklı insandır. Üstün insan ancak ve ancak üstün ırktan çıkardı. Üstün ırktan olduğunu kanıtlamak için destanlar uydurulurken, geçmişin bütün izlerini yok etmeyi unutmazlardı. Her karhamın geçmişi bir destan ile örülüdür.
 
Üstün insan dünyayı yönetmek için gelmiştir ve bütün kötülüleri yok edecektir. Yaptıklarının kötü olduğunu düşünmezler, yaptıkları gelecek için önemlidir ve heykelleri bütün yeryüzünü kaplayacaktır. Sonsuzluğun insanı/ları olacaktır.
 
Yeryüzünde dünyayı yönetmek için her zaman birileri çıkmıştır, savaş baltalarının ölüm saçtığı toprakları dolaşmıştır. Zafer ve özgürlük uğruna yaptığı özveri bütün insanlık tarafından anlaşılır olduğunu düşünmektedirler. Seçilmişin önünde her karanlık güç eğilecektir ve aydınlık günler gelecektir. O yüzden zafere ulaşana kadar acımasız ve hoşgörüsüz olacaktır. Zafer hoşgörü ve acıma duygusunu kazandıracaktır. Ölüm bir oyundur ve oyun sonucunda ölen her insan bir rakamdır.
 
Dünyayı yönetmek için seçilmiş olmak gereklidir.
 
Destanlar okuyarak büyüyenler, kahramanlara özenirler.
 
Günümüzde destanlar okunmaz, duyulmaz. Seyredilen her film, dizi ve masal kitaplarındaki kahramanlar ulaşılması gereken bir idealdir. O ideale ulaşanlar seçilmiştir. Kendisini kahraman gören her insan seçilmiş olduğunu düşünür. Kimin tarafından seçildiğini düşünmez!
 
Kahraman her dönemde kahramanlar yaratılır.
 
Dünyaya hükmeden Hun imparatoru Atilla bulduğu bir savaş aleti sayesinde diğer ordulardan üstün olmuş ve dünyaya hükmetmek için yola çıkmıştır. En son yolculuğunda başına bir taş koymuşlardır. Kazanabildiği bir parça toprak ve taştır. Taş başına dikildikten sonra kazandığı tüm topraklar çöl rüzgarında uçuşan kumlar gibi yok olmuştur.
 
Roma imparatoru bütün dünyaya hükmettikten sonra yok olmuştur.
 
Büyük İskender Asya’nın içlerine kadar gitti, sonuçta kazandığı toprak günümüzde kimse yerini bilememektedir, sadece tahmin edilmektedir. Belki bugün o kazandığı toprak üzerinde bir çoban koyunlarını otlatıyordur.
 
Son olarak cihan hakimi olma yolunda önemli adımlar atan Hitler’in , başının üstünde bir taş dahi yoktur. Külleri Berlin semalarında uçuyordur belki.
 
Hepsinin ortak bir yönü vardır, acımasız olmak. Onları insan olarak tarif etmek için değişik masallar uydurulmuştur. Seçilmiş olduğuna inananların ortak yönü vardır, çocuklar. Çocukları severler, çünkü bilirler ki, bir gün vücutları toprak olacaktır. Onları yaşatacak olanlar ve yaptıklarını takdir edecek olanlar çocuklardır. O yüzden her biri çocuklara karşı yufka yüreklidir, elbette seçilmiş çocuklara karşı. Her çocuk onun için önemli değildir, üstün olan birileri varsa, aşağı olanlarında varlığı doğaldır ve aşağı olanlar, yani seçilmeyenlerin acı çektiği önemli değildir, çünkü onlar birer rakamdır. Rakam olanların ne yaşadıkları tarih kitaplarında yazmayacaktır. Tarih kitapları kahramanları ve büyük hayalleri olanları ve onları gerçekleştirmek isteyenleri yazar. Elbette hepsini değil, başarılı olanları. Başarılı olmayıp yok olanları da tarih diğer insanlar gibi rakam olarak belirtir.
 
Tarih acımasızdır ve yok eder!
 
Acımasız onlalar kendilerini dünyaya kurtarmaya aday olarak görür ve ellerine geçen bir fırsatta kendilerince yaşadıkları topluma çeki düzen vermeye kalkarlar. Kahramanlar hiçbir yasayı kabul etmezler ve onlar yasaları kendileri belirlerler.
 
Dünya görecelidir, birleri için bir evren olacağı gibi, birileri için bir mahalle, bir köy olabilir. Yetiştiği koşullara göre, dünyayı algılayışı ile ilgilidir. Her kahramanında bir destanı vardır.
 
Ölümlerin bu kadar arttığı, silahlanmanın iki bireyden birine dönüştüğü toplumda her an kahramanların çatışması ile karşı karşıya kaldığımızı düşünürüm. Her katil mi kahraman, ölen mi? işte bu konuda kafam hep karışır, çünkü tarih içinde değişik kahramanlar göz kırpar!
 
Kendisini üstün gören her insan potansiyel kahramandır.


http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER