Kamuoyu adına

Kamuoyu kelimesinde, son zamanlarda bir mana kayması yaşanmaya başlamıştır. Bu kelimenin yanlış kullanılmasında elbette radyo ve televizyon sunucuları ile gazete editörlerinin hatalı kullanımları tesirli olmaktadır. Bu yanlışı bilerek yapıyorlar diye de düşünebilirsiniz.
”Kamuoyuna duyurmak, kamuoyunu bilgilendirmek, kamuoyuna sunmak” gibi kullanımlar son derece hatalıdır.
Kamuoyu, bir kitle ya da topluluğun adı, özel veya tüzel bir kişiliği temsil eden bir kavram değildir. Toplumun genelinin (kamu) görüşü ve düşünceleridir. Düşünceyi bilgilendirmek, düşünceye sunmak veya duyurmak ifadeleri dilbilgisi olarak yanlış bir kullanımdır.
Kamuoyunun tarifini şöyle tekrar edebiliriz: “Belli bir tartışmalı sorun karşısında bu sorunla ilgilenen kişiler grubuna veya gruplarına hâkim olan kanaattir”.
Şimdi, bu kadar uzun bir girişi neden yaptığımızı ifade etmeye çalışalım. Bu arada yukarıdaki “kamuoyu” tariflerini bilimsel kaynaklardan aldığımızı hatırlatalım.
Herkes (siyaset, medya, bir kısım bürokrasi) kamuoyu adına konuştuğunu iddia ediyor. Ama doğrusu öyle mi?
Her nedense ülkede, sessiz çoğunluk yerine sesi çok çıkan hakim sınıfların sesinin kamuyu diye gösterilmesi için özel bir gayret olduğunu görüyoruz
Zaten hakim elit kesim, gerçek kamuoyunu ve düşüncelerini beğenmez. Bu sebepten kendi önyargılarını kamuoyunun sesi gibi yansıtmaya çalışır. Maalesef bunu da, sözde demokrasinin var olduğunu göstermek ve kendi zümre hakimiyetini gizlemek için yapıyor. Kamuoyu gibi bir kavrama inandıkları için değil. Tabii burada, Dünyaya “bizde demokrasi var” mesajını verme endişesi yatmaktadır.
Ülkede gerçek manada organize olmuş ve sesini duyurabilen bir kamuoyu yok. Ortak bir düşünce var ancak sesi çıkmıyor. Son zamanlarda bu hususta önemli gelişmelerin yaşandığını memnuniyetle söyleyebiliriz.
Kendince kamuoyu oluşturma işini çok seven bir kısım medya ve bürokrasinin bütün gayretine rağmen başarılı olamaması neden dersiniz? Hem kamuoyunu yanlış tarif ediyor hem de gerçek kamuoyunu tanımıyor.
Bugüne kadar gerçek kamuoyu, sesini ancak seçim zamanı sandıkta duyurabildi. Ve her sandık açılışında bir kesim medya ve bürokrasi hep şaşkınlık yaşamıştır. Çünkü gerçek kamuoyu ile hiçbir bağları ve ortak tarafları olmamıştır.
Ümit ediyoruz ki; sadece seçimlerde değil, diğer zamanlarda kamuoyu sesini daha tesirli ve daha organize duyurabilsin.
Bunun gerçekleşmesi halinde ülkenin birçok meselesi daha hızlı ve daha kolay çözülecektir.
Haydi “kamuoyu” … Unutma, doğru güç sende.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 + nineteen =