KANADA… Öfke Baldan Tatlıdır

Aferin iyi yaptınız, dude

Yıkın kırın, mermeri un ufak edin!

Tarihi silin defterlerden, hiçbir şey hatırlamayalım hatta.

Ansiklopediler de kütüphanelerde duruyor, alın hepsini, çıkartın yeni Nazi meydanlarınıza tepeleme yığın ve biraz benzin dökün üstüne, bir de kibrit; ¨Fahrenayt 451¨ derecesinde kâğıt yanar, yakın gitsin…

Canım lazım olur belki, lüzumlu bilgi de vardır’ diye tamamına kıyamıyorsanız, açın C maddesini, Christopher’ı bulun mesela ve oradaki Columbus maddesini bir güzel falçatayla kesin, çıkartın; rahatlarsınız…

Baltimore şehrinin İtalyan mahallesindeki meydanda 1980’den beri uslu uslu duran, dünyanın gelmiş geçmiş en önemli kâşif denizcilerinden birisinin, Chirstopher Columbus’un 5 metrelik heykelini 4 Temmuz Günü alaşağı ettiniz, limana kadar sürükleyip geldiği yere, denize gönderdiniz.

Tarih böylece hâlloldu, geçmişteki her şey layığını buldu; veleddalin amin

Kolumbus, 1492’de şimdiki Amerika’yı değil, Antiller diye bilinen Karayip Denizindeki Bahamas adalarına çıkıp, orayı bulmuş oldu. Olsun buldu ya!

Sonrasında Avrupalı kolonicilere, sömürgeci imparatorların iştahına, kral milletinin aç gözlüsüne, iflasın eşiğindeki aristokrat zenginlerden burjuva yatırımcı olmaya cesaretli olanlara, açlıktan kırılan İrlanda, İskoç halklarına, hatta Avrupa’nın tümüne buraları Deus Terrare est ilan edildi; tanrının toprağı…

Tanrı Batı’ya ait’ olduğundan dünyanın neresinde boş yahut kendileri gibi Hıristiyan ve medeni görmedikleri için boş kabul edilmiş coğrafya parçası varsa, üzerinde yaşayan yerli halkı acuze ve zavallı hayvancıklar gibi görüp onları yok ederek, insanların yanı sıra doğayı da mahveyleyerek Kuzey Kutup dairesinden Güney Antartika çemberine kadar her yeri işgal ettiler.

Bunun sorumlusu kim, tabii, ‘Kristofer Kolumbus’tur, o hâlde Atlas Okyanusu kıyısındaki tarihi Baltimor şehrinde bulunan heykelini yıkınız!

Yıkıp devirdiler, tam da 4 Temmuz Amerikan Bağımsızlık Günü kutlamaları sırasında; kafaları karışık ama isyankâr-haklı kalabalık halletti bu işi.

Nefes Alamıyorum!’ diye diye 8 dakika 46 saniyede canını polisin dayadığı dizi altında teslim eden George Floyd’un ardından patlak vermiş protesto eylemleri ikinci ayını buldu; sürüyor.

Kapitalizmin derinleşen bunalımına katmer çekmiş virüs salgınıyla bıçak kemiğe dayandı hissindeki Afrikalı-Amerikan halkın öfkesine mağdur ve madunlar, ötekileştirilmiş, sistemin dışına itilmiş kimler varsa, eşcinsellerden seks emekçisine, Türkçede Kızılderili diye adlandırılan Amerikan yerlisine, Asyalı göçmenlerden Müslüman azınlığa kadar herkes dahil oldu.

Tam bir isyan havası var ABD’de.

Kuzeydeki kuzeni, eski akrabası Kanada’da ¨aynen öyle…¨

Bu isyan, siyah ayrımcılığı çözememiş 1861-65 Amerikan İç Savaşından geriye kalan çok derin bir toplumsal meseledir, öyle kolay beri iç barış sağlanacak görünmez.

Öfkesi baldan tatlı gelen kalabalıkların isyanı temelsiz değil, bu yüzden.

Kesinlikle haklı bir gerçeğe dayanıyor.

Son iki ay içinde şehirleri dolduran barışçıl göstericilerin yanı sıra, evvel eski hep görülen, sayıları şüpheli ama saldırgan ve yağmacı, vandalist kesimlerin yakıp yıktığı mekânları sıralamaya da gerek yok; bu işi Trump zaten gayet güzel yapıyor.

Amerikan İç Savaşının Güneyli olarak bilinen Konfederasyonundan geriye kalmış ne kadar heykel ve benzeri kamusal simge varsa, şimdi tek tek kırılıp dökülüyor, yerlerinden ediliyor.

Sıra Kristofer’e gelmişti, onu da hallettiler.

1792’de dikilmiş Kolumbus Obeliski, Taş Anıtı da sık sık saldırıya uğruyordu; koruma altındadır.

Diyelim onu da yıktınız, başta dediğimiz gibi yazılı tarihte neyi değiştireceksiniz?

Kamusal Alanda tarihten kalmış bu gibi heykellerin eğer sanat değeri yoksa, buna bir ehli vukuf heyeti-bilirkişi karar verir, üniversitelerden, entelektüel kesimlerden bilgi alınır, halkın görüşüne sunulur, bir küçük kentsel oylamayla sonuçlanacak karar süreci nihayetinde heykel yahut devrilmesi istenen her neyse, işte o şey, oradan indirilir ve hatta belki bir depoda saklanır; zira gün gelir, tarih hazinesi diye lazım olur… İşin usulü bu!

Yoksa Taliban’ın Afganistan’da kolunu bacağını kırdığı Roma heykellerine, Budizmin 2 bin senelik insanlık anıtı olan dev taş oyma kayalık heykellere dinamitle saldırmasından bunun bir farkı olmaz; değerli DUDE arkadaşlar…

Soğuk Savaşın bitişi, Berlin Duvarının yıkılışı ardından Stalin, Lenin heykellerine yönelik saldırıyı da bu öfke süzgecinde görmeliyiz. Nice usta sanatçının elinden çıkma, Stalin’ler, Marx ve Engels’ler yok edildi; Stalin’i zerre kadar sevmezsiniz, o başka mesele…

Demem o ki, Kristofer’i yıkan öfke gün gelir başkasına da saldırır, heykel sanatını ucube diye kendi görüşüne göre tasnif eder, bunlar put ve şeytan işidir diye yok eder. Atatürk büstlerine, heykellerine saldıranların da bundan geri kalır yanı bulunmaz.

Kamusal Alandaki politik gösterge sayılacak heykel gibi sanat eserlerinin yerinden kaldırılması, bir müzeye, en azından bir depoya konulması, bunları gelecek kuşaklara aktarılması bir kültür sorunudur.

2003 yapımı ¨Good Bye Lenin – Hoşça Kal Lenin¨ filmini hatırlarsınız, Berlin Duvarı yıkılmadan evvel komaya girmiş, evinin tam karşısındaki Lenin heykeli oradan kaldırılınca tekrar gözünü açmış bir yaşlı kadının yaşadığı travmanın hikâyesiydi.

Lenin heykelini kaldırınca, Kristofer’i tepeleyince tarih sizin olmuyor.

Sadece politik nedenlerle değil, sanata ve yaratıcı zihinlere duyulan öfkeden bahsediyoruz:

Danimarka’nın Kopenhagen liman girişindeki tarihi Deniz Kızı heykelinin başına gelen pişmiş tavuğun başına gelmemiştir; sık sık aşırı dincilerin [hemen her dinden olmak üzere] saldırısına uğrar, kolu bacağı parçalanır, hemen tamir görür tabii, ardından üstü başı boya içinde bırakılır.

Ustaca yapılmış, bir denizciyi bekleyen Deniz Kızı taklididir, kayanın üstünde öylece ¨durupduru…¨

Bu örneği Dude’e söylesek mi, anlar mı; bilemedim…

Dude’e gelince, DÜüüD Amerikan argosunda kanka, ahbap çavuş gibi bir şeydir; işte öyle…

Hey DÜüüüD, heykellerin yeri kamusal alan değilse, müzedir…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.