Kanaltürk’e İngiltere ADD’den destek

Kanaltürk’e İngiltere ADD’den destek

0
PAYLAŞ

Atalay Ergök’ün mesajı aynen şöyle:


“Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından bütün bankalara gönderilen ve Kanaltürk televizyonuna ait tüm şirketlerin ve kurucularının banka hesaplarının incelenmesine dair resmi belge araştırmacı, dürüst ve cesur gazeteciler Emin Çölaşan ile Mustafa Balbay tarafından ortaya çıkarıldı.


Bu belge ortaya koymuştur ki demokrasi amaç değildir araçtır zihniyetine sahip sürekli kan kaybeden AKP iktidarının çifte seçim donemine girildiği 2007 yılında kendisine muhalif hiç bir medya kuruluşuna tahammülü yoktur ve sahip olduğu iktidar gücünü kullanarak bu kuruluşları yıldırma, sindirme, şantaj ve baski ile susturmaya çalışacaktır.
Anayasamızın 28. maddesi “Basın hürdür, sansür edilemez.  Devlet, basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alır”   sözleri ile basın özgürlüğünü güvenceye almıştır.  AKP iktidarı bu davranışı ile T.C. Anayasasını ihlal etmiştir ve Türk halkının haber alma özgürlüğünü kamu gücünü kullanarak engel olmaya çalışmaktadır.


Yapılan sadece basit bir vergi denetimi ya da servet incelemesi değildir. Birinci hedef, 14 ayrı denetim ve 10 servet incelemesine tabii tutulan Kanaltürk ve Kanaltürk’te görev yapan gazeteciler, program yapımcılarıdır. İkinci hedef ise diğer medya kuruluşlarına gözdağı vermektir.  Bu olay Kanaltürk ve benzeri kanalları yok etme olayıdır. 
En köklü kurumlarımızdan 150 yıllık simge kurum  Maliye Bakanlığı eşi enderi görülmemiş, hakkındaki yolsuzluk dosyaları ayyuka çıkmış, tekrar tekrar yapılan kanun değişiklikleri ile aklana aklana aklanamayan bir   Maliye Bakanı tarafından yönetilme daha doğrusu yönetilememe talihsizliğini yaşamaktadir.   Teftiş kurumlarının saygınlığı darbe almış, Hamza Çakar gibi görevini yapan dürüst ve cesur teftiş elemanları görevlerinden alınmış, kimine gözdağı verilmiş, baskılardan görevlerini yapamaz duruma getirilmişlerdir.  Daha da ileri giden bu iktidar Hamza Çakar’ın memuriyetine de son vermiştir.


Ekonomide ya da dış politikada çizdikleri sözde pembe tablolarla halkı uyutarak, Cumhurbaşkanlığı Makamını da ellerine geçirdikten sonra seçime gidecek olan AKP, bir 5 yıl daha iktidarda kalmanın hesaplarını yapmaktadır.  Bu uğurda her türlü hukuksuzluğu yapacaklardır.  Benzer baskılar, demokrasi ve hukuk ihlalleri her geçen gün daha da artacaktır.


Kanaltürk’ün maruz kaldığı muammele hafife alınamaz, tepkisiz kalınamaz.  Bu durumda, öncelikle diğer medya kuruluşlarına büyük sorumluluklar düşmektedir.  Çoğu AKP iktidarına ve dış güçlere mideden bağlı bu kuruluşların seslerini yükselteceklerini düşünmek saflıktır.  Zaten Başbakan medya kuruluşlarından ufacık rahatsızlık duyduğu an yani kendisini yeterince övmedikleri zaman, hepiniz hakkında elimde dosyalar var, zamanı gelince bu  dosyaları açacağım diye bu kuruluşlara gözdağı vermiyor mu?  Bu durumda görev ADD’ler gibi yurdunu ve insanını seven sivil toplum kuruluşları ile Türk halkına düşmektedir.  Kanaltürk ve onun gibi bir avuç medya kuruluşuna elimizden gelen her türlü desteği vermek zorundayız.


Bugün tek parti olma avantajını, hukukuku çiğneyerek tek parti diktasına dönüştürmeye çalışan AKP iktidarı yarın Cumhurbaşkanılığı makamını eline geçirir ve seçimleri de kazanırsa laik, demokratik, Atatürk Cumhuriyeti’ni ne Cumhuriyetine dönüştüreceğini tahayyül bile etmek istemiyoruz.


Sakın  hiçkimse bu konuda demokrasi ve insan hakları savunucusu sözde aydınlarımızdan ve AB komiserlerinden medet ummasın, çünkü onların demokrasi ve insan haklarından anladıkları azınlık hakları ve 301.dir. 


İngiltere Atatürkçü Düşünce Derneği, Kanaltürk çalışanlarına desteğini yinelerken başta diğer medya kuruluşları olmak üzere siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini, aydınları, yargı görevlilerini ve halkımızı sorumluluk almaya, tepki göstermeye ve görevlerini yapmaya davet eder.  Korkunun ecele faydası yoktur.  Yarın çok geç olabilir.
Saygılarımızla”


FOTOĞRAF: İADD Başkanı Nilgün Atalay Ergök

BİR CEVAP BIRAK

8 + eight =