Karaborsa ve ölümler…

Karaborsa tarihimiz içinde hep var olmuştur. Ama bugün yaşadığımız karaborsa daha farklı anlamlar içeriyor, çünkü karaborsa adam öldürüyor.
Geçmişte, 5 cente muhtaç olduğumuz günlerde, karaborsa kıt olan ürünler üzerinden oluyordu. Ürün fazla değildi, üretim kısıtlıydı ve planlı bir şekilde üretilen mal; el altından piyasaya sürülerek pahalı satılıyordu. Bu durum yerli sermaye için yaratmak için kullanılıyordu. Yerli sermeye birikimini karaborsanın işleyişi sayesinde oluşuyordu, çünkü sanayisi olan ülke değildik, bir bakkaldan burjuva yaratmak kolay iş değildi. Liberal ekonominin şartı yerli sermeye sahiplerinin olmasından geçiyordu. Planlı bütçeler ile, planlı bir şekilde ‘yerli’ vatandaşlarımızdan sermayedarlar yaratıldı. Devlet fabrikasından üretilen, devlet eli ile ihraç edilen ürünler bu yeni sermaye sahiplerinin depolarından piyasaya sürülmesini sorgulamak için bir neden yoktu, devletin tercihi buydu zaten. Karaborsada birikimler borsada değerlendirilir olduktan sonra zaten bir çok ürün tüketimi serbest kalmıştı ama karaborsa başka ürünler içinde kendisini göstermeye devam etti. 24 Ocak karaları ile mal girişi için vize duvarlarının kalkması ile birlikte, karaborsada belirleyici olanlar kendilerini borsa içinde buldular birden. Mal alım fiyatı ile satım arasındaki fiyat farkı olmadığı için mallar üzerinden karaborsa olmadı. Alım gücünün sınırlı olduğu zaman diliminde, borçlandırarak tüketim çılgınlığı teşvik edildi. Olmayan para karşılığında, tüketen olduk…
Karaborsa, yalnız ulusal sermaye birikimi amacı ile kullanılmaz, bugün yaşadığımız zaman biriminde olduğu gibi, karaborsa ideolojik inancına göre toplumun tasarımlamak içinde kullanılabilinir.
Devlete yeni biçim vermek isteyenler; ekonomiyi iyi yönetirlerse, istedikleri bir toplum oluşturabilirler, çünkü ekonomik araçlar silah olarak kullanılabilinir. Tüketici toplumda bu daha rahattır, çünkü tüketicinin alışkanlıklarını ve beğenilerini değiştirdiğiniz an, talep belirlenmiş olunur. Talebe göre arz hemen yaşamda yerini alır. Piyasa boşluk kaldırmaz.
Devlet mekanizmasını iyi kullananlar eğer isterlerse bütçe açıklarını da bu ekonomik /ideolojik tercihlerine göre kullanarak kapatabilirler. Bugün, devletin bütçe açığını ve giderlerini direk vergilerden daha çok dolaylı vergiler ile karşılaması tesadüfi değildir. Tüketici, devlete her aldığı üründen bir dolayı vergi verir. Bu vergiler ile devlet işleyişini ve sürekliliğini korur.
Sigara ve içkiye yüklenen vergiler, benzine, elektriğe, doğal gaza yüklenen vergiler devletin tercihleri ile bire bir ilişkilidir. Benzin, doğalgaz ve elektrik, su gibi yaşamımızın olmazsa olmaz tüketim ürünlerimizin şu anda yaşamakta olduğumuz piyasada karaborsası oluşmamaktadır, çünkü alternatif ürün satıcısı yoktur. Devletin belirlediği firmalar bu alanda aldıkları vergilerin bir bölümünü devletin kasasına aktarırken, bir bölümünü de yeni yatırımlar için teşvik olarak geri almaktadır. Sigara ve içki konusuna gelince, bu alanda denetim dışında veya denetim içinde karaborsanın oluşması kaçınılmazdır. Çünkü ürün, üretim ile tüketim arasındaki fiyat uçurumu vergilerden oluşmaktadır. Dolaylı olan bu vergileri vermeden piyasaya ürün sürümü de kolaylaşmaktadır. Bu fark, elbette dışarıdan veya kaçak olarak üretilecek ürünlerin el altında piyasaya sürümünü yaratacaktır. Eğer fiyat farkı çok yüksek olmazsa o zaman karaborsa için kimse elini kımıldatmaz. Demektir ki karaborsa olması için üretim ile tüketim arasında fiyat farkı olması yeterlidir.
Bir ülke bir ürün üzerine aşırı derecede fiyatlandırarak devlet giderlerini bu farklardan sağlamayı planlıyorsa, doğal olarak karaborsanın da oluşumunu desteklemiş olmaktadır. Bu karaborsanın oluşumu denetim dışı ürünlerinde piyasada olması anlamına gelmektedir. Denetim dışı ürünlerde sağlığa ne gibi zararlar verdiği bilimsel çalışma ile ortaya konamazken, yaşanan ölümler bu denetimsiz ürünlerin hangi sonuçları ortaya getirdiğini çıplak gözlerin önünde ortaya sermektedir. Denetimsiz piyasa, yeni zenginleri oraya çıkarırken, halk sağlığını da yok etmektedir.
Ülkemizde yaşanan karaborsa devlete yeni biçim vermek isteyenlerin halk sağlığını yok saydığı anlamına gelmektedir. Karaborsanın oluşumunu sağlayanlar, karaborsa üzerine polisiye tedbirler ile gitmeleri küçük bir dalgalanmaya sebep olabilir ama asla karaborsanın ortadan kalmasına neden olamaz. Bu şartlar olduğu sürece karaborsa var olacaktır.
Karaborsa ne zaman ortadan kalkar?
Üretim ile tüketim arasındaki fiyat farkı ortadan kalktığı an karaborsa diye bir şey olmaz, çünkü karaborsa için kimse kendisini riske atmaz.
Bugünlerde içki yüzünden yaşanan ölümlerin tek sorumlusu üretici konumda olanlar değildir, bu duruma olanak tanıyan alınan kararlar ve bu kararları alanlardır. İşin kolayına gidip devletin cari açığını bu şekilde kapatmaya çalışanlar, daha büyük bir açık yaratmakta ve bu açıkta insanlar ölmektedir, sakat kalmaktadır. Kısaca halk sağlığı alınan ekonomik kararlar ile bire bir ilişki içindedir. Suç, tek başına karaborsa değildir, karaborsada hareket eden kara para sahipleri değildir, onlara bu olanağı veren koşullardır.
İsmail Cem Özkan


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

2 × 5 =