Çıkarın o pahalı çizmeleri, dünya fazla kirlenmesin

ÇIKARIN O PAHALI ÇİZMELERİ
DÜNYA DAHA FAZLA KİRLENMESİN

“Korkmuyor musunuz” diye sormuştum Zonguldak’ta bir madenci ağbime.
“Korkup da napacan” demişti, “korkuyla yaşanmaz ki.”

Kocaman harflerle ‘ÖNCE GÜVENLİKnlik ‘ yazıyordu önünde konuştuğumuz duvarın üstünde.

Önce düşük maliyet.
Önce yüksek kâr.
Önce maksimum kapasite.
Önce karanlık .
Önce sessizlik.
Önce duman.
Önce ölüm.

Şimdi kriz masalarında kifayetsiz bir telaş.
Hiçbir yaraya derman olmayan başsağlığı mesajlarımız, gözyaşlarımız.

“Çizmelerimi çıkarayım mı” diyor mahşerin ortasında çok yüksek kapasiteli bir kalp sahibi,
“Ambulans kirlenmesin.” Bir de temizlik maliyeti eklenmesin masraflarınıza benden ötürü.

***

Hadi şimdi gider pusulasına yazın kardeşlerimizin vasiyetlerini.
Vergiden düşün babasız kalan çocukların acısını.
Soğuk rakamlar üzerinden bir hayat kurun karanlık ve ıslak maden dehlizlerinde.
Bu işin sorumlularını affetmeye hiçbir kulun gücü yetmez. Bunu ancak Yaradan yapabilir.
Allah sizi affetsin.

Çıkarın o pahalı çizmelerinizi.
Dünya daha fazla kirlenmesin.

Yılmaz Erdoğan

YAŞAM HAKKI BU KADAR UCUZ OLMAMALI!

Günümüzde yaşam hakkımız ve yaşam alanlarımız topyekun saldırı altındadır. Kapitalizmin daha çok kar etme hırsı bugün sadece çevreyi, doğayı tüketmekle kalmamakta, en kutsal değer olan yaşam hakkımızı da ucuzlaştırıp, sermaye birikiminin yolunda feda edilebilecek bir değer haline getirmektedir.

Bugünkü sistemde ‘üretim’ olması gerektiği gibi insan ihtiyaçlarını karşılamak ve insanı mutlu etmek için değil, sermaye birikim ve kapitalist sistemin sürekliliğini sağlamak için yapılmaktadır. Politikalar insanların sorunlarını çözüp, hayatını kolaylaştırmak için değil, sistemin egemenlerinin önündeki engellerin kaldırılması ve sermaye sınıfının ayrıcalıklı konumunun daha da güçlenmesi için oluşturulmaktadır.

Günümüz sistemi yaşam hakkını, insan hakkını, doğayı, çevreyi koruyanları, savunanları değil, aksine bunları yok etmek pahasına artı-değeri arttıranları, sermaye birikimine katkı yapanları desteklemekte, ödüllendirmektedir. Sağlıklı ve güvenlikli koşullarda yaşama ve çalışma hakkı sistem tarafından bir maliyet unsuru olarak görülmekte, kazançtan eksilecek pay hesapları ile şu an büyük bir acıyla yaşadığımız Soma Faciasındaki gibi kitlesel ölümlere yol açabilecek eksikliklerde bile gerekli tedbirlerin alınmasından, ciddi denetimlerin yapılmasından kaçınılmaktadır.

Kent Hareketleri olarak öncelikle yaşam hakkının yalnız insanlar için değil bütün canlılar için en kutsal hak olduğunu hatırlatıyor ve bugün Türkiye’yi yaşam hakkının bu kadar değersizleştiği, ucuzladığı bir ülke haline getirenleri sadece SOMA faciasından değil, ülkemizde gerçekleşen diğer bütün hak ihlal ve tecavüzlerinden dolayı sorumlu tutuyor, kınıyor ve hesap soruyoruz!

BİZİ HESABA KATMADAN YAŞAMANIZA İZİN VERMEYECEĞİZ!
YASTA OLMAK YETMEZ MÜCADELEYE DEVAM!…

KENT HAREKETLERİ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.