Kelimeleri dil ucunda tutma becerisi

Kelimeleri dil ucunda tutma becerisi

0
PAYLAŞ

Hugh Grant  in Woody Allen’in Small Time Crooks filminde oynayan karakter,  “Kelime hazinenizi geliştirmenin en iyi yolunun sözlüğü ezberlemek olduğundan %100 emin  değilim.” diyor. Ama niçin? Eğer sözlüğü ezberleyebilseydiniz –veya sözlükteki en genel 5000 kelimeyi bile – size  büyük bir avantaj vermeyecek miydi?  Araştırmacılar, en çok  kullanılan 2000 ve 3000 arasındaki yüksek kullanımlı kelimelerden oluşan bir çekirdek kelime hazinesinin , öğrenicilerin kolayca orta seviyeye gelmeleri için  muhtemelen yeterli olduğunu tahmin ediyorlar. Dolayısıyla, birinci günden, mümkün olduğu kadar çabuk bir şekilde bu kelimeleri ezberlemelerinde niçin ısrarcı olmuyoruz?


Bir örnek olarak, Maori dilini çalışan Yeni Zelandalı  bir arkadaşım geçenlerde bana – bir öğretmen olarak- onun öğretmeninin metodunun ne yapabildiğini sordu: “Biz sadece bir konu örneğin aile veya yiyecek hakkındaki kelime  kütlelerini yapıyoruz. Bir sonraki dersten önce bu kelimeleri öğrenmek  zorundayız. Ondan sonra, geri dönüyoruz ve kelimeleri kullanarak aile veya yiyecek v.s. hakkında bir konuşma yapıyoruz. Öğretmen, kelimeleri beraber koymak için ihtiyacımız olan gramerle destekler.”  Çalışılan metodun bir zevk olduğunu ekledi.


Bununla beraber, kelime listelerinin  ezberlenmesinde tamamen hazırlık işi olan öğrenici ve öğretmenler için çok heyecan verici öğretme yapmaz.Daha önemlisi, kelimeyi basitçe ezberlemiş olmaktan çoğunu içine alır. Gönüllü olarak erişilebilir mi?  Onu söylemeye ihtiyacınız olduğunda  orada mı?  Hotspur’un söylediği gibi  ( “O,  ruhları engin derinlikten çağırabilir.” Diye Glendower’ın övünmesine  yanıt olarak)  “Niçin, aynı şekilde ben de yapabilirim veya herhangi bir adam da yapabilir. Fakat onları çağırdığınızda gelecekler mi?


Uygun zamanlarda sık sık kelimelere erişmeden kelimelerin ezberlenmesi muhtemelen zamanın boşuna geçirilmesidir.


Yine, bellek önemlidir. – muhtemelen,  öğrencinin yüzyüze geleceği en önemli görevdir. Ve bu nedenle, belleğin nasıl çalıştığını bilmek,  ve öğrenicinin avantajı için onun nasıl  çalıştırılacağı, öğretmenler için büyük bir sorumluluktur.  Dolayısıyla, bellek  nasıl  çalıştırılır, ve kelimme hazinesi öğretmede bu çalışmaların ne etkisi olabilir?


TEKRAR
Yeni materyali, eski zamandan beri yapılan “ezberleme” yöntemi, materyal hala çalışan bellekte iken,  materyalin tümünü tekrarlama provasıdır. Bununla beraber, bir terimi basit bir şekilde tekrarlama, materyalin aynı zamanda organize olması için birkaç  deneme yapılmadıkça uzun-dönemli etkisi az olacağı görünüyor.  Fakat, tekrarın önemli olan bir çeşidi, karşılaşılan bir kelimenin tekrarıdır. Okurken kelimeler, boşluklu aralıklarda en az yedi kere karşılaşılırsa hatırlanmaları için iyi bir şans olarak kaim olacağı tahmin edilmektedir.


GERİ ÇAĞIRABİLME
Çok önemli olan diğer bir tekrar çeşidi, “geri çağırma pratik etki” denilenidir. Bu, basitçe bellekten bir kelimeyi geri alma işi, öğrenicinin onu daha sonra muhtemelen daha çok tekrar çağırabileceğini olanaklı kılar. Geri çağırma gerektiren faaliyetler, örneğin yazılı cümlelerde yeni kelimeyi kullanma, gelecekte tekrar çağırmak için “yolu yağlama” gibi


ARALIKLARLA DÜZENLEME
Bellek işini, beraberce tek bir blokta toplamak yerine bir zaman dilimine dağıtmak daha iyidir. Bu, “dağıtılmış alıştırma prensibi” olarak bilinir. Bu, bir derste tanıtılan yeni kelime hazinesinin, bir dizi derslere tedricen daha uzun aralıklarda aralıklı ardışık testler ile, sonraki derste tekrar gözden geçirilmelidir anlamına gelir.


KULLANIM
Kelimeleri  kullanıma koyarak,  tercih edilen birkaç ilginç yöntemde, uzun dönemli belleğe eklenmelerinden emin olmanın en iyi yöntemidir. “Onu kullan veya onu kaybet” olarak bilinen herkes tarafından sevilen prensiptir.


Aşağıdaki noktaların hepsi, çalışan bellekte kelimeleri işlemenin yöntemleriyle ilgilidir.


KAVRAMA DERİNLİĞİ
Bu, eğer öğrenici bir kelime hakkında ardışık olarak daha çok istenen hükümler yapıyorsa kelimenin daha iyi hatırlanacağı anlamına gelir.  Nispeten yarımyamalak bir hüküm,  basit olarak  kelime,  kelimenin kafiyeli olduğu bir kelimeyle eşlenmiş olacaktır. Bir daha anlaşılmaz-seviye kararı, konuşmanın parçası üzerinde karar vermek olmalıdır. Bununla beraber, daha anlaşılmazı, bir cümleyi tamamlamak için onu kullanmak olmalıdır.


KENDİNE MAL ETME ORGANİZASYONU
Bir kelime hakkında öğrenicinin yaptığı hükümler, eğer  onlar kişiselleştirilirse çok etkilidir.Bir çalışmada, yeni kelimeleri içeren bir cümleyi sesli olarak okumuş deneklerin, kelimeleri sessizce ezberlemiş olan deneklerden daha iyi hatırladığını gösterdi. Yine, kelimelerle kendi cümlelerini kuran  -ve onları sesli okuyan- deneklerin daha  iyi yaptığını da gösterdi.  En iyisi, yeni kelimeyle uygun olan zihne ait  bir resmi, sessizce görselleştirme görevi verilen deneklerdi.  Diğer testler, bir resmi derhal akla getiren kelimelerin diğerlerine göre daha çok ezberlenebilir olduğunu gösteriyor. Bu, soyut kelimeler için bile- öğrenicilerin  zihne ait bir görüntü ile ilişkilendirirlerse     yardım edebildiğini önerir. Bu prensip, ikinci  dildeki kelimeyi, birinci dildeki kelimenin anlamıyla bağlayan bir görüntüyü tasarlamayı içeren “anahtar kelime” tekniğinin temelidir.


DİKKAT / CANLANDIRMA
Yaygın inancın tersine, uykunuzda bir teybi  dinleyerek basit olarak kelime hazinenizi geliştiremezsiniz. Bilinçli dikkatin birkaç derecesi gereklidir. Dikkatin çok yüksek bir derecesi (canlandırma denilen) gelişen anımsama ile aralarında uygunluk sağladığını gösterir. Kuvvetli duygusal bir tepki ile başlatılan kelimeler, örneğin, diğerlerine göre daha kolay bir şekilde anımsanır.


HİSSİ DERİNLİK
Hissi ( yani duygusal) bilgi, kavramaya ait (yani zihni) veri ile beraber saklanır, ve kelimelerin nasıl saklanıldığı ve anımsanıldığında  aynı derecede önemli bir rol oynayabilir. Kelimeler  hakkında kavramaya ait hükümler yapmak öğreniciler için sadece önemli değil,  aynı zamanda hissi hükümler yapmak için de önemli olabilir. Örneğin: Kelimenin görünüşünü ve sesini seviyor muyum? Kelimenin temsil ettiği şeyi seviyor muyum? Kelime, herhangi hoş olan veya hoş olmayan çağrışımları akla getiriyor mu?


* İngilizce Öğretmeni Y.Müh. Naim UYGUN tarafından İngilizce’den  çevrilmiştir.
   İnternet  Sitesi:  http://www.pekiyi.150m.com      E-posta:  dersogren@gmail.com

BİR CEVAP BIRAK