Kentleşme politikaları değişmezse iklim krizinden çıkış yok!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – 21 kentin barosundan 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle ortak açıklama geldi: “Toprağımızı, havamızı ve suyumuzu daha iyi korumalıyız. Yoksa küresel iklim krizinden çıkamayız…”

Aralarında Adana, Ankara, Antalya, Bursa, İzmir ve Trabzon Barolarının da yer aldığı 21 Baro ortak bir açıklama yaparak çevre ve kentleşme politikalarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu. 5 Haziran Dünya Çevre Günü nedeniyle baroların yaptığı ortak açıklamada, “ekolojik, yenilenebilir ve verimli enerjiyi öne alan bir anlayışla, toprağımızı, havamızı ve suyumuzu daha iyi korumalıyız. Yoksa içine girdiğimiz küresel iklim krizinden başarıyla çıkacağımız söylenemez” ifadelerine yer verildi. 

Her yıl 5 Haziran tarihinde kutlanan Dünya Çevre Günü nedeniyle ortak bir açıklama yapan 21 kentin barosu, çevre ve kentleşme politikalarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.

Türkiye’nin giderek büyüyen çevre ve iklim sorunlarıyla karşı karşıya olduğunun altı çizilen ortak açıklamada, “Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkının sürekli ihlal edildiği günümüzde, sivil toplum kuruluşlarına ve meslek örgütlerine daha çok iş düşmektedir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 17. ve 56. Maddeleri; herkese maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkı yanında, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını da tanımış, ayrıca her yurttaşa ve devlete çevreyi koruma ödevini de yüklemiştir” ifadelerine yer verildi.

21 KENTİN BAROSU ÇEVRE KONUSUNDA ORTAK AÇIKLAMA YAPTI

Adana, Ankara, Antalya, Aydın, Artvin, Burdur, Bursa, Denizli, Diyarbakır, Düzce, Hatay, İzmir, Muğla, Kırklareli, Kocaeli, Ordu, Sakarya, Siirt, Trabzon, Tunceli ve Yalova barolarının ortak açıklamasında şöyle denildi: “Türkiye’nin taraf olduğu ve Anayasanın 90.maddesine göre üst hukuk normu niteliğinde olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. Maddesi, yaşam hakkını mutlak ve vazgeçilmez temel insan haklarının başında saymaktadır. Yaşam hakkı, diğer temel hak ve özgürlüklere sahip olmanın ön koşulu olup bu da çevre hakkının sağlanması ile mümkündür. Bu anlamda çevre hakkı ile yaşam hakkı anlamlı bir bütünlük oluşturur.

‘TARIM TOPRAKLARI VE ORMAN VARLIĞIMIZ AZALIYOR’

Toplum yararını yok sayan yatırımlar, tarihi, kültürel ve doğal varlıklarımızın insan eliyle yok edilmesi, sürdürülebilir yaşamı tehdit etmektedir. Dünyada ve özellikle ülkemizde, temiz su kaynakları kirlenmekte, verimli tarım toprakları ve orman varlıklarımız azalmaktadır. Tüm canlıların içinde yaşadığı çevre ve iklim krizi, önümüzdeki süreçte daha da yoğun hissedilecek ve eko-sistem üzerinde büyük bir baskı yaratacaktır.”

‘ÇEVRE VE KENTLEŞME POLİTİKALARI YENİDEN GÖZDEN GEÇİRİLMELİ’

Çevre ve kentleşme politikalarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulunulan baroların açıklamasında, “ekolojik, yenilenebilir ve verimli enerjiyi öne alan bir anlayışla, toprağımızı, havamızı ve suyumuzu daha iyi korumalıyız. Yoksa içine girdiğimiz küresel iklim krizinden başarıyla çıkacağımız söylenemez. Bu nedenlerle, daha önce İzmir ve Antalya’da çevre ve kent hukuku çalıştaylarında bir araya gelmiş Barolar, Dünya Çevre Günü’nde anılan tehlikelere dikkat çekmeyi bir görev bilmektedir” ifadelerine yer verildi.

Önceki haberSoylu, Trabzon’da “Her şey çok güzel olacak” sloganıyla protesto edildi
Sonraki haberEmeklilikte yaşa takılanlar ve Sosyal Güvenlik Reformu!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.