Kerkük Valisi Necmeddin Kerim: Kentin geleceği için iki referandum belirleyici

Kerkük Valisi Necmeddin Kerim: Kentin geleceği için iki referandum belirleyici

0
PAYLAŞ
Kerkük Valisi Necmeddin Kerim

Kerkük de bu tartışmaların merkezindeki başlıklardan biri.

Statüsü tartışmalı olmasına rağmen bağımsızlık referandumuna katılma kararı alan Kerkük yerel yönetimi ikinci bir referandumu gündemine almış durumda.

Kerkük için üç olasılık gündemde: IKBY’ye bağlanması, Bağdat hükümetinin yönetimi altında kalması veya IKBY içinde özel statülü bir bölge olması.

Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, hangi yola gidileceğinde iki referandumun belirleyici olacağını söylüyor. Bunlardan ilki Kerkük’ün de katılmaya karar verdiği IKBY bağımsızlık referandumu. Diğeri ise daha sonra ve gerekli koşulların oluşmasının ardından yapılacak olan Kerkük’ün statüsüyle ilgili oylama.

Kerim, Kerkük’e ve bölgeye dair BBC Türkçe’nin sorularını yanıtladı.

Kerkük’ün resmi statüsü ne olacak? IKBY’ye katılmak veya Irak’ın parçası olarak kalmak konusunda referanduma gidecek misiniz?

İki farklı referandum yapacağız. İlk referandum; Kürdistan’ın bağımsızlığı için ki, buna Kerkük de katılacak. Kerkük, tartışmalı bölge olarak kabul ediliyor. Kürdistan bölgesi, Kerkük’te Bağdat ile aynı haklara sahip.

Kerkük’ün geleceği açısından; bir anayasamız ve bu anayasanın 140’ncı Maddesi olarak bilinen bir maddesi var. Bu madde, Kerkük’ün nihai statüsü ile ilgili ve üç bileşeni var.

İlk bileşen normalleştirme; yani, daha önce şehirden sürülmüş olan Türkmenlerin, Kürtlerin geri gelmesi.

İkincisi; demografinin değiştirilmesi amacıyla başka yerlerden getirilenlerin yani Arapların geldikleri yerlere dönmesi.

(Üçüncüsü de) Kerkük’ün eski sınırlarına döndürülmesi çünkü, Kerkük’ün demografisinin değiştirilmesi ve çoğunluğun Arap olması amacıyla yarısı alındı ve başka bölgelere katıldı. Bu nedenle bunun da tamamlanması gerekiyor. Çemçemal, Kelar, Kefri, Tuzhurmatu… Bunların hepsi Kerkük sınırları içindeydi, şimdi öyle değiller. Bunların geri döndürülmesi ve Kerkük’te yer alması gerekiyor.

Bu bittikten sonra halletmemiz gereken esaslarımız var; Kerkük’te kaç kişinin yaşadığını saptamak… Çünkü Kerkük’ün nüfusu arttı tüm bunlardan sonra.

Bir de Kerkük’ü daha Arap göstermek için Kerkük’e eklenen Bir Arap bölgesi var. Bu bölgenin de kendi asıl bölgesine dönmesi gerekiyor. Adı Zab bölgesi ve hiçbir zaman Kerkük’e dahil değildi.

Tüm bu esaslar tamamlandıktan sonra bir referandum yapılacak. İnsanlar Kerkük’ün Kürdistan’ın bir parçası mı olacağına, kendi başına bir bölge haline mi geleceğine ya da Bağdat tarafından yönetilecek bir yer olarak mı kalacağına – ki bunu kimse istemiyor – karar verecekler.

Kerkük Valisi Necmeddin Kerim, kentin geleceğinin iki referanduma belirleneceğini söyledi.

Kürdistan bölgesi içinde de özel statü mü?

Evet, çünkü Kerkük çok etnikli, çok dinli, çok mezhepli. Kürt ağırlıklı Süleymaniye, Duhok ve Erbil’den farklı. Kerkük öyle değil, karma bir bölge.

Kerkük nedeniyle zaman zaman Türkiye veya Irak içindeki taraflarla bazı politik gerginlikler yaşanabiliyor. Son olarak Kerkük’e IKBY bayrağının asılması konusunda bir kriz yaşandı…

Türkiye ile hiçbir zaman politik krizimiz olmaz. Bayrak kriz değil, Kerkük’ün kendisi ile ilgili bir durum. Diğer ülkeleri ilgilendirecek bir şey yok, bir iç mesele. Buradaki yerel hükümet tarafından kararlaştırıldı ve herhangi bir ülkenin endişe duyacağı bir mesele olarak görmüyoruz.

Geçtiğimiz günlerde IKBY Başkanı Mesut Barzani, “Azınlıkları kapsayacak şekilde yeni bir bayrağa ve marşa ihtiyacımız olabilir” dedi. Siz, Kerkük’te azınlıkları ikna etmek için ne yapacaksınız?

Kürdistan Parlamentosu… Umarım yakında yeni seçim olur ve yeni parlamentomuz olur; bu parlamentonun Kürdistan için Türkmenler, Araplar, Hristiyanlar, Ezidiler eğer Kürdistan’dan varsa Şiiler gibi dini azınlıkların haklarını da kapsayan, kendi temsilcilerini Kürdistan parlamentosuna nasıl seçeceklerini belirleyen, başkanlıkta, bakanlar kurulunda nasıl temsil edileceklerini belirleyen yeni bir anayasa yazması gerekir.

Bütün bunların anayasada yer alması gerekiyor. Kendi dillerinde eğitim almaları lazım.

Bir çeşit ademi merkeziyetçilik için otonomi lazım. Örneğin, çoğunluk Türkmense yerel konseyleri olması, kendi işlerini yürütmek için kendi bütçelerini ihtiyaçlarına göre kullanmaları için otonomiye sahip olmalılar. Bu nedenle ademi merkeziyetçilik ve federalizm ile gitmemiz lazım. 

YAZININ DEVAMI İÇİN LÜTFEN TIKLAYINIZ

BİR CEVAP BIRAK

14 − nine =