İki ülke ve 2 seçim öngörüsü

7 Mayıs’ta Birleşik Krallık’ta, 7 Haziran’da da Türkiye’de genel seçimler var… Her iki seçimde oy kullanmak gerekiyor.

İngiltere’deki seçimler için bugünlerde seçmenliğinizi teyit eden mektup gelmesi gerekiyor. Gelmemişse 20 Nisan’a kadar yaşadığınız belediyenin web sitesinden öğrenebileceğiz ilgili kuruma başvurmalısınız.

Türkiye’deki seçimler için oy kullanmak için de Başkonsolosluk’taki seçmen kütüğüne kayıt olmalısınız. Bunun için de 13 Mart’a kadar Başkonsolosluk’a posta ya da şahsen adres bildirmek gerekiyor. İngiltere’deki Türk vatandaşları, genel seçimler için 30-31 Mayıs’ta sandığa gidecek.

Her iki ülkede de seçimler renkli geçeceğe benziyor.

Birleşik Krallık’ta Muhafazakar Parti ve onun koltuk değneği Liberel Demokrat’lar bu seçimde karnelerini alacaklar. Kamu oyu yoklamalarına göre İşçi Partisi at başı önde gidiyor ve ufukta yine koalisyon görünüyor. Muhafazakarlar oy kaybetse de Liberal Demokratlar heyelana uğrayacak. Ne yazık ki AB karşıtı ve göçmen düşmanı UKİP’in 3’ncü parti olması bekleniyor

Tabii anlattıklarım sistem partileri… Aralarında dikenli tel yok. Birbirine uzak görünseler de hep içiçe ve kuzenler. Bu seçimlerde ezber bozan parti ise Sendika ve Sosyalistler Koalisyonu (Trade Unionist and Socialist Coalition-TUSC). TUSC’ın Tottenham’da eğitimci bir milletvekili adayı var: Jenny Sutton.

Jenny, 22 yıldır CONEL’de Esol öğretmenliği yapıyor. Irkçılığa karşı duruyor ve göçmen toplum, mülteci ve sığınmacılar için mücadele ediyor. 1996’da İstanbul’da “insan hakları için gösteri yapmak suçuyla” iki gün cezaevinde kalmıştı. Jenny’ye kemer sıkmaya karşı çıkan, sağlık özelleştirmesin diyen, “herkese uygun konut” sloganı atan, “asgari ücret 10 sterlin olsun ve zenginlerden daha çok vergi alınsın” diyen velakin ırkçılığa ve göçmenlerin günah kiçisi olmasına karşı çıkanlar oy verecek. Jenny seçilirse, parlamento şenlenecek…

Gelelim Türkiye’deki seçimlere… Bu seçimlerde en çok HDP’nin barajı aşabilmesi tartışılıyor. HDP 2011 seçimlerine bağımsız adaylarla girmiş ve 34 milletvekili çıkarmıştı. HDP aynı oyu alıp barajı geçemezse bu vekillerin 28’i AKP’ye, 5’i MHP’ye, 1’i ise CHP’ye geçecek. Ya HDP barajı geçerse? HDP’nin 50 milletvekili çıkarması bekleniyor. O zaman AKP’nin tek başına “yeni anayasa” yapma ve “başkanlık sistemi” planları suya düşecek. Şaka değil, bu belki de AKP’nin son seçimi bile olabilir… HDP mutlaka barajı yıkıp aşmalı…

Londra’daki topluma yönelik çalışan 18 kuruluş “HDP Britanya Seçim Koordinasyonu” adıyla çalışmalarına çoktan başladı. Toplumdaki CHP destekçileri ise birlik ve beraberlik sergilemekten çok uzaklar. Londra’daki CHP’de çekişme bir türlü dinecek gibi de değil…

Bizim toplumun siyasi eğilimi geçen Ağustos’taki Türkiye cumhurbaşkanlığı seçiminde sınandı. Oylamanın randevulu olması ve tatil ayına denk gelmesi katılımı olumsuz etkilemesine karşın sonuçlar Türkiye ve diğer yurtdışı oy oranlarından çok farklı çıktı. Seçmenin yarısı Ekmelettin İhsanoğlu derken, yüzde 27’si de Selahattin Demirtaş’ı destekledi. Tayyip Erdoğan’a ise yalnızca yüzde 23 oy çıkmıştı.

Şimdi Londraki toplumun da “CHP’nin oyunu artırması pek bir şey değiştirmeyecek ama HDP’nin barajı aşması pek çok şeyi…” bilinciyle sandığa gideceğini sanıyorum. Nüfusumuz 300 bin ise seçmen sayımız da teknik olarak 200 bin olması gerekiyor.

Seçmenin yarısı HDP derse memlekette çok şey değiştirebilir. Lütfen oy kullanmayı ihmal etmeyin. “Bir tek oydan bir şey çıkmaz” demeyin. Unutmayın bardağı taşıran son minik damladır.

Önceki haberYaşar Kemal’i yitirdik
Sonraki haber“Geçmişten gelen tıkanıklıkları aile dizimiyle çözebiliriz”
Faruk Eskioğlu
1958’de Akşehir’de doğdu. Parkalı dönemin tanıklığını yaptı. 1979’da AİTİA Gazetecilik ve Halkla İlişkiler Yüksek Okulu’nu bitirdi. 1984’de Gazi Üniversitesi Ekonomi Fakültesi’nde ‘master’ yaptı. THA’da gazeteciliğe başladı. 1985’de yerleştiği Londra’da da medya okudu ve film yapımcılığı kursları aldı. Nokta İngiltere Temsilciliği yaptı ve Hürriyet Londra bürosunda görev aldı. 1998’de Türkiye’ye döndü. Hürriyet Gazetesi Ekonomi Servisi’nde haberci ve star.com.tr’de ekonomi editörü olarak çalıştı. 2001 ekonomi krizinde Londra’ya döndü ve gazeteciliğini sürdürdü. 2005 Ocak’ında dünya haberleri veren acikgazete.com’u kurdu. 2007'de "Aşkolsun Adı aşk olsun!" başlıklı belgesel romanı Türkiye'de yayınlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

four + 11 =