İki yüzlü Avrupa ülkeleri: İsviçre

PAYLAŞ

Dünyanın kara paralarının kasası olarak bilinen İsviçre, adaletsizlik ve zulüm üzerine refah oluşturmuş “güvenilir” bir ülke olarak değerlendiriliyor. Adaletsizlik ve kara para aklanması üstüne kurulu bir yapının demokratik ve uygar olduğu söylenebilir mi ?

İkinci dünya savaşında Almanlar tarafından katledilen Yahudi altınlarına el koyarak bir Avrupalı ahlakı örneği sergileyen İsviçre, dünyada en ahlaksızca işlerden elde edilmiş parları koruyan bir kara para organizasyonu rolünü üstlenmeye devam ediyor.

Asılsız Ermeni iddialarına karşı çıkmanın yasaklanarak bilimsel düşüncenin prangalandığı İsviçre, sözde tarafsız konumu olduğunu savunuyor. Ancak, en basit bir konuda bile düşünce özgürlüğüne bile tahammül edemiyor.

İsviçre, tarafsız bir ülke olmaktan çok, çağdaş korsanların nereden kaynaklandığı bilinmeyen paralarının ve servetlerinin kasalığı rolünü üstlenmiştir. Bu yönüyle, vahşi ve illegal kapitalizmin bankası olarak değerlendirilebilir.

İsviçre, Avrupa ülkeleri arasınsa vatandaşlık konusunda en sıkı koşullar uygulayan ülkelerden birisi. Eylül 2006’da yeni yabancılar ve iltica yasası, ülkedeki demokratik kurum ve kuruluşların karşı çıkmasına ve 170 bin imza toplamalarına rağmen referandum ile %70’e yakın bir oyla kabul edildi ve yasalaştı. Ülkenin en değerli aydınları, sendikaları ve demokratik kuruluşlarının ırkçı yasa olarak nitelendirdiği yabancılar ve göçmenler yasası, İsviçre’nin yüz karalarından birisi olarak değerlendirilmiş ve ikiyüzlülükte sınır tanımayan diğer Avrupa ülkelerine de güzel örnek oluşturmakta gecikmemiştir.

Irkçılığın giderek yaygınlaştığı İsviçre’de aşırı sağcı ırkçı parti İsviçre Halk Partisi giderek tabanda destek buluyor. Geçtiğimiz günlerde Brezilyalı hamile bir avukat bayanı kaçırıp işkence yapan ırkçı parti yandaşları, ırkçılığın ne dereceye geldiğinin bir örneğidir.

İsviçre, tarafsız ve bağımsız bir ülke kimliğinde görünse de yoksullardan ve sömürülen ülkelerden yana değil, senginler ve gelişmiş ülkelerden yana taraf olduğunu defalarca ortaya koymuştur.

Haksız ve adaletsiz yollarla edinilen kaynaklara jandarmalık yapan bir ülkenin, İsviçre’nin, insan haklarından, adaletten, eşitlikten ve demokrasiden bahsetmesi söz konusu olabilir mi ? Hele bu konuda başka ülkelere ders vermeye kalkışmasından daha traji-komik bir durum olabilir mi?

CEVAP VER