KIBRIS’TAN… Bir millet İki devlet

Bu sözler, Azerbaycan’lıların milli kahraman ve ölümsüz lider olarak tanımladıkları rahmetli Cumhurbaşkanı “Haydar Aliyev”e ait. Niye bu gün bu yazıyı yazdım*.


Bu gün ülkesinde adı yerel olarak “Heyder Elirzaoğlu Eliyev” söylenen Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’in 2.ci ölüm yıldönümü. Allah Rahmet eylesin.  


İlk bağımsız Azerbaycan Devleti 28 Mayıs 1918 tarihinde Çarlık Rusyası’ndan bağımsızlıklarını kazanmış olan vilayetlerin birleştirilmesi ile “Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti” olarak kurulmuş ve Cumhurbaşkanlığı’na da “Mehmet Emin Resulzade” getirilmişti. Yeni Azerbaycan Devletini de ilk tanıyan Osmanlı İmparatorluğu olmuştu.
2 yıllık bağımsızlıktan sonra Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) yani Rusya, Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’ni kendi bünyesine katmıştır.


1920’den itibaren 70 yıllık bir süreyle Sovyetler Birliği’nin bir parçası olan Azerbaycan’da 1990’da Sovyetler’in dağılma sürecine girmesiyle  bağımsızlık hareketleri başlamış fakat Azerbaycan Halkının bu bağımsızlık isteği 19-20 Ocak 1990 tarihinde Sovyet ordusu tarafından kanlı bir şekilde bastırılmışsa da, bağımsızlık hareketinin önüne bir türlü geçilememiştir.


Sovyet İmparatorluğu’nun parçalanmasından sonra tekrar bağımsızlığını kazanan Azerbaycan’ı gerçek anlamda derleyip toparlayan ve çağdaş bir ülke haline getiren Haydar Aliyev olmuştur.


10 Mayıs 1923 tarihinde Azerbaycan’ın Nahçıvan bölgesinde doğan Aliyev, ilk ve orta öğrenimini burada yaptı. 1969 yılında Azerbaycan Komünist Partisi Merkez Komitesi Birinci Sekreterliği’ne getirilerek siyaset hayatına atılan Azeri lider, 13,5 yıl bu görevi sürdürmesinin ardından, 1976 yılında Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi Politbüro Yedek Üyeliği’ne, 1982 yılında ise asil üyeliğine getirildi. 3 Eylül 1991 ile 15 Haziran 1993 yılları arasında Azerbaycan içerisindeki Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Meclis Başkanlığı’nı, buna paralel olarak Azerbaycan Milli Meclisi Başkan Yardımcılığı’nı yaptı. Haydar Aliyev, 1993’te Azerbaycan’da çıkan karışıklık üzerine Azerbaycan halkı tarafından göreve çağrıldı.


Haydar Aliyev döneminde, 70 yıllık Kiril alfabesinin kullanımına son verilmiş ve Latin Alfabesine geçilmiştir. Devlet Dili Anayasa’da “Türk Dili” olarak belirlenmiş ve Azerbaycan’daki Rus Ordusu ülke dışına çıkarılmıştır. Ruble’nin 70 yıllık saltanatına son verilmiş ve ilk defa milli para “Manat” tedavüle çıkarılarak kullanılmaya başlanmıştır. Uluslararası bir çok kuruluşa üye olunmuş ve başta Türkiye olmak üzere dünya ülkeleri ile ekonomik, sosyal, kültürel, diplomatik ilişkilere girilmiştir.


Yine bu dönemde ilk defa Toprak ve Tarım Reformu çalışmaları yapılmış, ordunun modernizasyonu sağlanmış, Türkiye ile karşılıklı öğrenci transferi başlatılmış, Azerbaycan’da Türk Dili ile eğitime itibar kazandırılmıştır. Başta Yabancı Sermaye Kanunu olmak üzere, Özelleştirme, Bankacılık, Sigortacılık gibi önemli yasalar çıkarılmıştır. Bakü-Ceyhan Petrol Boru Hattı Projesi ilk defa bu dönemde gündeme getirilmiştir.


Ülke daha bağımsızlığının ilk günlerini yaşarken patlak veren Karabağ savaşı, içte yaşanan isyan ve başkaldırı türü karışıklıklar ve savaşın doğurduğu istikrarsızlık, “Haydar Aliyev”in 1993 yılında iktidara gelmesiyle önü kesilerek kontrol altına alınmıştır.


Eğer Haydar Aliyev 1980’in sonları 1990’ın başlarında Azerbaycan’ı yönetebilmiş  olsaydı, ne Akdam’a ne de Sumgait’e müsaade ederdi. Ocak 1990’da General Varennikov’un tankları Bakû’ye girmemiş, 1992–93 savaşlarında da Karabağ kaybedilmemiş olurdu. Eğer bu sıkıntılı savaş günlerinde halk “Haydar Aliyev”i acilen göreve çağırmamış olsaydı, geçecek birkaç gün zarfında çok daha fazla kan akacak ve can kaybı olacaktı. Daha büyük boyutlarda da toprak elden çıkacaktı. 


Azerbaycan’ı ve Türkiye’yi, “Bir milletin iki devleti” olarak gördüğünü sık sık ifade eden Haydar Aliyev, Türkiye-Azerbaycan dostluğunun geliştirilerek sürdürülmesine ve iki ülke arasında kardeşliğin yanı sıra stratejik bir ortaklık kurulmasına katkılarda bulundu.  Devlet adamı vasfı, bilgisi ve tecrübesiyle Azerbaycan’ın iç barışına olduğu kadar, dünyanın en karmaşık bölgelerinden birisi olan Kafkasya’da da istikrar ortamının tesisi konusunda gösterdiği çabalar sayesinde ülkesinin ve bölgenin Avrupa ile bütünleşmesinde büyük başarı sağlayan “Haydar Aliyev”, bana göre, “Çağdaş Azerbaycan”ın gerçek kurucusudur.
Günümüzde Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı görevini yürüten oğul İlham Aliyev ise babasının tarihe geçmiş ünlü sözü “Bir milletin iki devleti” değiştirmiş ve KKTC’yi de araya katarak “Bir milletin üç devleti” şekline sokmuştur.


Teşekkürler Azerbaycan, Kabrinde rahat uyu “Aliyev”. 


_______________


* Prof. Dr. Ata Atun bu yazıyı 11 Aralık günü kaleme almıştı…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.