KIBRIS’TAN… Gelişme yokmuş…

KIBRIS’TAN… Gelişme yokmuş…

0
PAYLAŞ

Papadopulos’a bakarsanız Kıbrıs konusunda hiçbir gelişme yok. Halen el elde baş başta imiş.


Birleşmiş Milletler Genel sekreteri Kofi Annan, tarafların hazır olması ve anlaşmayı kafalarına koymuş olmaları şartı ile yeni bir girişim yapabileceğini söylüyor veya öyle söylediğini iddia ediyorlar.


Yani güya her ikisi de isteksiz. Daha doğrusu biri isteksiz diğeri de umutsuz.


Ama kazın ayağı hiçte öyle değil. Bakın neler neler olmuş.


28 Aralık gecesi Annan  rüyasından aniden Kıbrıs’ı görüyor ve ertesi gün yani 29 Aralıkta Papadopulos’a bir mektup gönderiyor. Bu mektubunda Kıbrıs Rum Meclisi Milletvekilliği seçimlerinden sonra, Kıbrıs’a özel temsilci göndereceği hakkında bilgi veriyor. Aynı mektubu Cumhurbaşkanı Talat’a da gönderiyor ama nedense bu mektup yerine ulaşmıyor veya öyle deniyor.
 
İngiltere, Kıbrıs Rum yönetiminin ve halkının yoğun protestosuna rağmen Dış İşleri bakanı Jacques Straw’ı adaya gönderiyor. Adaya gelen Straw, KKTC Cumhurbaşkanı M. A. Talat’ı, politik krize rağmen makamında ziyaret ediyor ve Kıbrıs’tan sonra önce Ankara2ya sonra da Atina2ya gidiyor.


Tesadüfe bakın ki, tam bu sırada Türkiye Dış İşleri bir eylem planı hazırlamış oluyor ve Dış İşleri Bakanı Gül, Straw’ın ziyaretinin hemen arkasından 11 maddelik bir “Eylem Planı” hazırlıyor.   
Bu planın içinde,  Mayıs sonu veya Haziran başında Kıbrıs ile ilgili, Türkiye, Yunanistan, KKTC ve Rum Yönetimi olmak üzere dörtlü bir toplantı önerisi var.


Gül’ün eylem planı ikinci bir fırtına koparıyor ve sular durulmadan, ABD, İngiltere ve AB Komisyonu, Türk girişimini önce takdirle karşılıyorlar, sonra da selamladıklarını açıklayarak, böylesi bir girişime hazırlıklı olduklarını belirtip, bildiriler yayımlıyorlar.


          ABD Dış İşleri bakanı Bayan Condoleezza Rice, Dış İşleri Bakanı Gül ile Londra’da görüşüyor, önerdiği plana destek veriyor ve Ankara’yı ziyaret etmeyi programına alıp açıklıyor.


Arkasından Türkiye Başbakanı R. T. Erdoğan, Davos’taki ekonomik Foruma katılıyor ve Gül’ün sunduğu eylem planının incelediğini ve beğendiğini belirten Annan ile Kıbrıs konusunu görüşüyor. Erdoğan, Annan’dan yeni bir görüşme için mutabakata varıyor.


Bayram değil seyran değil eniştem beni niye öptü misali Rusya Federasyonu Başkanı Putin, Halkına yaptığı yıllık seslenişte, KKTC’ye destekten ve Rus turistlerin tercih nedeni olabileceğinden bahsediyor.


Avrupa Parlamentosu’ndaki Yeşiller Grubu, Elmar Brok’un Dış Siyaset ve Güvenlik Politikası raporuyla ilgili olarak sunduğu değişiklik tasarısının içerisine Kıbrıslı Türklerle ilgili tüzük değişiklikleri koyuyor. 


Brüksel’de TÜSİAD heyetiyle görüşen AB Komisyonu’nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn, KKTC’ye yönelik izolasyonun verilen söze rağmen hala kaldırılmaması nedeniyle mahçup olduğunun altını çiziyor ve  “KKTC konusunda mahcubum” diyor.


  Kıbrıs Rum tarafında işlerin iyi gitmediğini fark eden DİSY, ısrarla Ulusal Konsey’in acilen toplanmasını istiyor.


 Bu yaşadığımız son haftalarda,  dünya kamu oyu tarafından Rum Yönetimi Başkanı Tasos Papdopulos “Kıbrıs’ın yeniden birleşmesinin düşmanı” olarak lanse ediliyor ve Kıbrıs sorununun çözümüne yönelik diyalog olmamasının ağır sorumluluğu Kıbrıs Rum tarafına yükleniyor.


Ve, Fransa Dışişleri Bakanı Pihlip Doust-Blazi, aniden plansız ve programsız olarak  Türkiye’yi ziyaret ediyor ve eylem Planına destek veriyor.


Şimdi siz bana söyleyin, 1 Ocak 2006’dan beri Kıbrıs konusunda gelişme var mı, yok mu?


_____________


* Prof. Dr.

PAYLAŞ
Önceki makaleTürkiye’den ‘jokey’ ithali
Sonraki makaleÇocuk

BİR CEVAP BIRAK