KIBRIS’TAN… Gelişmeler Elen’lerin aleyhine

Elenler, yani Yunanlılar ve Kıbrıs Rumları için şimdi, Türkiye’nin yanında AB içinde uğraşacakları bir devlet daha ortaya çıktı.


Bu olaya birde tam tersten bakarsanız, Türkiye’ye müttefik bir devlet daha var şimdi, “Makedonya”.


Biliyorsunuz Yugoslavya’nın dağılmasının ardından bağımsızlığını kazanan Makedonya ile Yunanistan “Makedonya” ismi yüzünden kanlı bıçaklı. Yunanlılar bunu hiç kabul edemediler ve hala daha Makedonya’yı resmi olarak kabul etmiş değiller.


Makedonya yüzünden AB’nin, Yunanistan’ın bu ısrarlı tutumundan dolayı  özel bir kararı dahi var.


AB Komisyonu, dün Makedonya ile ilgili bir rapor yayımladı ve Balkanların bu küçük ülkesine adaylık statüsü verilmesini önerdi. Makedonya, Yugoslavya’nın dağılması sonrasında AB’den adaylık statüsü alan üçüncü eski Yugoslavya federal devleti veya bölgesi oldu.


Eski Yugoslavya’dan arta kalan federal devletler arasından ilk önce Slovenya, 2004 yılında AB’ye giren ilk devlet olmuştu. Hırvatistan ise, 3 Ekim’de Türkiye ile birlikte müzakerelere fiilen başladı. Makedonya ise bir olasılıkla 2007 yılında müzakerelere başlayacak.


AB Komisyonu, Makedonya’nın adaylığına destekliyor ancak üyelik görüşmelerinin başlamasına ilişkin karar, Aralık ayındaki AB devlet ve hükümet başkanları zirvesinde alınacak.


Makedonya’yı uzun ve zorlu bir süreç bekliyor. Özellikle ekonomi ve kamu yönetimi alanlarında Makedonya’nın önemli ilerlemeler kat etmesi gerekecek.
İşin ilginç yanı, Yunanistan ve Kıbrıs’lı Rumlar, hem Türkiye’ye hem de Makedonya’ya zorluk ve sorun çıkarmak için çifte mesai yapmak zorunda kalacaklar.
Özellikle Türkiye konusunda, AB müzakereleri tıkanma yönüne doğru hızla gidiyor.


Kıbrıs konusunda Rum gemilerine, deniz limanlarının, Rum uçaklarına da hava alanlarının açılması koşulu, daha önceden böyle bir koşuldan hoşnut kalmayacağını AB’ye belirtmesine rağmen rapora konmasından Türkiye hiç hoşnut kalmadı.


Bu tam manası ile bir koşul. İyi niyeti gösterisi yetmiyor. Ya açılacak, ya açılacak cinsinden bir koşul. Açılmazsa, müzakereler duracak.


Raporda ayrıca Türkiye’nin, Güney Kıbrıs ile ilişkilerini normalleştirmesi, yani hukuken Güney Kıbrıs’ı tanıması isteniyor. 


Kıbrıs meselesinin çözümünde Rumlar’ın istedikleri hiç eksiksiz olarak Türklerin önüne konuyor. Türkiye’nin tezi olan 1960 Kıbrıs Devletini kuran anlaşmalara, yani Londra ve Zürih anlaşmalarına, her hangi bir değinme yok ve  atıfta bile bulunulmuyor.


Tüm bunlardan  sonra Türkiye’nin açıklanan resmi Kıbrıs tavrı çok net.


Dış İşleri Bakanlığı, bu safhada, Türkiye’nin  Kıbrıs konusunda hiçbir adım atmayacağını resmi yollardan Avrupa Birliği’ne iletti.


Belçika’nın başkenti Brüksel’de yapılan ve AB’nin İlerleme Raporu ile Katılım Ortaklığı Belgesi’ndeki görüşlerin değerlendirildiği resmi görüşmede Türkiye,  “Türkiye Kıbrıs konusunda yapacağını yaptı. Hiçbir adım beklemeyin” mesajını verdi.


Türkiye net bir şekilde  Türk hava ve deniz limanlarının Rum uçak ve gemilerine açılmasının ancak, Kuzey Kıbrıs’a yönelik izolasyonların kalkmasıyla mümkün olacağını belirtiyor ve ısrarla vurguluyor.


Bunlara ilaveten AB’ye bir de uyarı mesajı veriyor.  “Kıbrıs” konusunun Türkiye – AB ilişkilerini zehirlediğini ve Türk halkının AB isteğini öldürdüğünü söylüyor.


İpler iyice geriliyor. Türkiye üstü kapaklı olarak AB’ye, “Elen’lere bu kadar yüz vermeyin, sonra beni kaybedeceksiniz” diyor.


_____________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.