KIBRIS’TAN… Güney’in ‘tüzük’ oyunu

AB Dönem Başkanı İngiltere, Yeşil Hat, Ticaret ve Mali Yardım Tüzüklerini tekrar gündeme getirme çabalarını bayağı hızlandırdı. Diğer pek çok AB üyesi ülke de, Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarının kaldırılmasına ilişkin 26 Nisan 2004 tarihli Bakanlar Konseyi kararını yerine getirmenin görevleri olduğunu düşünen bir mantıkla hareket ediyor ve İngiltere’nin bu çabalarına destek veriyor.


Pazartesi günü gerçekleştirilen Avrupa Birliği Genel İşler ve Dış İlişkiler Konseyi’nde 23 AB ülkesinin 6’sı yüksek sesle homurdanmaya başladı ve “verilen sözün tutulmamasından” yakınarak, adım atılmasını talep etti.  Toplantıda İsveç’in başını çektiği ve aralarında Almanya, Hollanda, İtalya, Polonya ve Danimarka’nın bulunduğu 6 ülke, “İzolasyonun kaldırılması konusunda söz verdik ama bir şey yapamıyoruz. Bu durumun aşılması gerekir” mesajını verdiler.


Bu mesaj aynı zamanda açıkça,  18 ay evvel kabul edilen söz konusu tüzüklerin Rumlar tarafından engellediğini de içeriyor. Avrupa Birliği içinde, Rumların engellemesi nedeniyle Kuzey Kıbrıs’a yönelik izolasyonun kaldırılması yönünde adımların atılamamasından duyulan rahatsızlık da giderek artıyor.


Artık AB içinde Tüzükler konusunda 3 tane grup oluştu.


Bunlardan bir tanesi başını İsveç’in çektiği  Almanya, Hollanda, İtalya, Polonya ve Danimarka grubu. Bu grup dönem başkanı İngiltere’nin Tüzükler konusundaki görüşünü destekliyor.


İngiltere Tüzükler konusunda aşağıdakilerin yapılmasını istiyor.
Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret Tüzüğünün ayrılması,
Mali Yardım Tüzüğü’nün serbest bırakılması,
Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün ise uygun bir zamanda uygulanması, 


Diğer grup ise 2 kişilik. Yunanistan ve Kıbrıs Rumları. Bu ikilinin Tüzükler konusundaki taktikleri ve görüşleri çok açık ve net. İstekleri aşağıdaki gibi;
Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret Tüzüğünün ayrılması,
259 milyon avroluk Mali Yardımın hemen Kıbrıs’lı Türklere verilmesi,
Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün zayıflatılması veya geril çekilmesi.


Bu taktik doğrultusunda, Kıbrıs Rum Dış İşleri Bakanı Yakovou, Pazartesi günü Bakanlar Konseyi’nde Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün geri çekilmesi talep etti. Alternatifi ise, bu tüzüğün zayıflatılması veya uyutulması idi. Ama beklenenin aksine Yakovou’nun yaptığı Doğrudan Ticaret Tüzüğünün tamamen geri çekilmesi önerisi yoğun eleştiri aldı.
Eleştirilerin kökeninde Lüksemburg Dönem Başkanlığı zamanında yapılan görüşmelerde,  Kıbrıs Rum Hükümetinin, tüzüklerin ayrılmasını kabul ettiğini ve “belirgin olmayan” bir yöntemle Doğrudan Ticaret Tüzüğünün daha sonra incelenmesini kabul ettiği iddiaları var.
Tabi şimdi bu talep,  Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu’nun ve Papadopulos’un Tüzükler konusundaki tutumlarında büyük değişiklikler olduğunu ortaya koyuyor. Bu değişiklik Kıbrıslı Türklere ekonomik yardımın,  bir koşul altında hemen verilebileceği şeklinde. İstedikleri koşul ise, Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün;


a-  Hemen geri çekilmesi, veya
b-  Kıbrıs (Rum) Cumhuriyet’in egemenlik haklarına dokunmayacak hukuki bir zeminde, Mağusa limanının ortaklaşa işletilmesi ve kapalı Maraş’ın Kıbrıslı Rumlara iadesi önerisiyle birlikte görüşülmesi.


İngiltere, Tüzüklerin ayrılmasını esas alan fakat buna karşın Doğrudan Ticaret tüzüğünün yeniden gündeme getirilmesi takvimini içeren bir formül hazırladı. Kuzey Kıbrıs’ın AB ile Ticareti konusunu ileri götürmeyi arzu eden AB’nin ilgili Komisyonu şu anda bu yaklaşıma katılıyor. Diğer AB üyesi ülkeler de Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarının kaldırılmasına ilişkin 26 Nisan 2004 tarihli Bakanlar Konseyi kararını yerine getirmenin görevleri olduğunu düşünen bir mantıkla hareket ediyor.


Dönem başkanı İngiltere, kendi önerdiği, tüzükleri birbirinden ayırma yöntemini Kıbrıs’lı Rumların ve Yunanistan’ın kabul etmemesi durumunda, “çıkmazın sorumlusu” olarak bu ikiliyi göstermek ve sıkıştırmak amacında. Şu anda İngiltere ile İsveç grubunun elinde bu koz çok güçlü ve kullanmaya hazırlar.


Aslında hedef, hem Kıbrıs’lı Türkleri, hem Kıbrıs’lı Rumları hem de AB üyesi devletleri memnun edecek şekilde davranmak ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nü masada bırakarak Mali Yardım Tüzüğünü Konsey’den oy çokluğuyla geçirmek.


Doğrudan Ticaret Tüzüğü’nün ne zaman görüşüleceği ise inşallah takvime bağlanır. Aksi takdirde, bu tüzüğün görüşülme tarihi çıkmaz ayın son çarşambası olarak tespit edilir ve Rumların ekmeğine de bu şekilde bal sürülmüş olur.


_______________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

3 × 1 =