KIBRIS’TAN… Türk limanları açılmaya zorlanıyor

AB Komisyonu 2005 Türkiye İlerleme Raporu ve Katılım Ortaklık Belgesi (KOB) Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti bandıralı hava ve deniz taşıtlarının, Türkiye hava ve deniz limanlarına girişine ve malların serbest dolaşımına ilişkin uygulanan kısıtlamaların kaldırılmasını bir yerde şart koşuyor.


 Bu nedenle de AB, üyesi olan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetini,  Kıbrıs Cumhuriyeti olarak tanımamız konusunda her yolu deniyor.  Tanımanın ilk adımı olarak da Türk hava ve deniz limanlarının, Kıbrıs Rum uçak ve gemilerine açılmasına olanak sağlamaya çalışıyor. Zaten bunun arkası da ister istemez Ankara’da Kıbrıs (Rum) Büyükelçiliğinin açılması olacak. Bu da diplomatik ve siyasi tanımanın gerçekleşmesi demektir.


Hedef belli.


İlerleme Raporu, Türkiye ulusal havayolunun, Kıbrıs Rum Havayollarına ve diğer Kıbrıs Rum ulaştırma şirketlerine uyguladığı kısıtlamaya ilişkin hiçbir gelişme kaydedilmediğini vurguluyor ve buna ilaveten de Türkiye – Kıbrıs Rum Sivil Havacılık yetkilileri arasında iletişimin de sağlanamadığından bahsediyor.
Türkiye ile Yunanistan 7 Kasım 2003’de, hava ulaşımında önemli bir anlaşmaya yaptı ve FIR hattı ile ilgili olan bu anlaşma ile, Türkiye ile Yunanistan arasındaki 2 olan havayolu koridoru 11’e çıktı. 


Avrupa ile Uzakdoğu arasındaki uçuşlar, o güne kadar olduğu gibi ağırlıklı olarak Kıbrıs Rum Kesimi üzerinden değil, Türk hava sahası kullanılarak yapılmaya başlandı. Daha evvelki uygulamada, Avrupa’dan gelen uçaklar Yunanistan-Ege-Kıbrıs Rum Kesimi rotasını izleyerek Uzakdoğu’ya uçuyordu. Kasım 2003’ten sonra Yunan hava kontrolörleri, uçuşları Kıbrıs Rum kesimi üzerinden yapılacak şekilde yönlendirmek yerine varılan bu anlaşma ile Türk hava sahasına yönlendirmeye başladı ve Ege üzerinde belli bir noktada uzlaşmaya varıldı.


Bu uzlaşma ile, hava taşımacılığı konusunda Türkiye-Yunanistan sorunu ortadan kalktı ve kala kala Türkiye’nin hava sahası ve meydanlarını, Kıbrıs Rum havayolu şirketlerinin uçaklarına açması kaldı.


Bunun da üstesinden gelmek isteyen AB,  Katılım Ortaklık Belgesi doğrultusunda bir girişim başlattı ve Türk hava sahasının Kıbrıs (Rum) havayolu şirketlerinin uçaklarına açılması için kapıyı aralayacak ilk adımı attı.


AB komisyonu “Avrupa Birliği ile Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Havacılık Hizmetlerinin Bazı Veçhelerine İlişkin Anlaşma” başlıklı bir anlaşma taslağı hazırladı.
Bu taslak, Türk hava sahasının kullanılması için AB üyeliği dışında hiç bir şart aranmamasını ön görüyor. Avrupa Birliği üyesi ülkelerde kurulmuş havayolu şirketlerinin Türkiye’de şirket kurmalarına olanak tanınmasını istiyor. Türkiye’nin bugüne kadar yaptığı ikili hava ulaştırma anlaşmalarının iptal edilmesini ve Avrupa Birliği ile tüm üye ülkelerle uçuşlarda bağlayıcı olacak tek bir anlaşma yapılmasını öngörüyor.


Bir yerde Türkiye ile sanki federal bir devletmiş gibi, AB arasında bir anlaşma yapılıyormuş gibi hazırlanmış ve içine de Türkiye’nin, bu federal AB devletine üye devletlerin ulusal ve özel hava taşıyıcıları arasında milliyet ayırımını yapamayacağına dair bir de kısıtlayıcı veya koşullandırıcı ifade konmuş.


Taslak hazırlanırken Rum üyelerin her tür girişimi yaptığını ve içeriğinin tamı tamına Rum tezleri ve isteklerine uygun olduğunu vurgulamaya gerek yok. Komisyon, taslak üzerinde mutabakat sağlayınca taslağı Avrupa Birliği Genel Sekreterliği’ne göndermiş.


Taslağı alan ve idari işlemleri başlatan Genel Sekreterlik, taslağı Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı’na iletti.


Türkiye tarafından itiraz edilmeden, değişiklikler talep edilmeden ve bazı maddelerine karşı görüş verilmeden bu taslak onaylanırsa, Türk hava sahası ve meydanları, Kıbrıs Rum havayolu şirketlerinin uçaklarına hemen ve derhal açılmış olacak.


Taslağı inceleyen Türkiye, Türk hava sahasının Rumlara açılmasının önüne geçmek için bazı değişiklikler talep etti. AB üyesi ülkelerde kurulmuş havayolu şirketlerinin Türkiye’de şirket kurmalarına olanak tanıyan taslaktaki bazı maddelere çekince koydu ve taslağa,  “Türkiye ile ikili ulaştırma anlaşması imzalamış ülke ve vatandaşlarının, anlaşmanın getirdiği haklardan yararlanabileceği” ifadesini ekledi. Böylece Türkiye, sadece ikili anlaşma imzaladığı ülkelerin bu Anlaşma’nın getirdiği haklardan yararlanmasını uygulamaya koymak istediğini belirtti. Zaten bu günkü fiili durum da aynen bu şekilde.


Türkiye’nin sıkıntısı, hava ve deniz limanlarının Rumlara açılması ve Kıbrıs Cumhuriyeti’nin tanınması yönünde Brüksel’de imza atmış olması ve Ek Protokol’ü onaylamış olması.


Zaman içinde, KKTC’ye ambargolar kaldırılmadan hava ve deniz limanlarını açmak ve Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni tanımak zorunda. Tek sıkıntısı, bunlardan kaçabilmek için geçerli ve hukuka dayalı formül bulabilmesinde. Aksi takdirde, KKTC’yi ve Kıbrıs’lı Türkleri feda edip etmemek ikilemi ile karşı karşıya kalacak.


_____________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.