KIBRIS’TAN… Yakovu’nun pişkinliği

Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti kıdemli Dış İşleri Bakanı Yorgo Yakovou, tam “yavuz hırsız ev sahibini bastırır” misali, kendilerinin yaptıklarını bir kenara bırakıp Mali yardım tüzüğünün onaylanmasına Kıbrıslı Türklerin engel oldukları iddiasında bulundu.


Bu kadarına da pes doğrusu.


Hem de üstüne üstlük AB tarafından Kıbrıslı Türklere 259 milyon Euro’luk mali yardım verilmesini öngören Mali Tüzüğün yıl sonuna kadar onaylanmaması durumunda yardımın ilk dilimi olan 120 milyon Euro’nun da kaybedileceğini sözlerine ekledi.


Biz bunu zaten neredeyse altı aydır dile getiriyorduk ve AB’nin dikkatini çekmeye çalışıyorduk. “Ey AB Rumların Tüzüklerin ayrılması oyununa gelme, aksi takdirde yardımın ilk yarısı da son yarısı da yanacak” diyorduk ama kimseye dinletemedik.


Koskoca AB paşa paşa Rumların oyununa geldi ve bilerek lades oldu.


Şimdi de Yorgo Yakovou ak sütten çıkmış kaşık gibi Türkleri suçluyor. Zaten bu taktiği yıllardır uyguluyorlar. 1961 patentli Akritas planını 21 Aralık 1963’de uygulamaya koydular sonra da tüm dünyayı “Türkler isyan etti bizde bastırdık” yalanına inandırdılar.


24 Nisan 2004 tarihinde yapılan Referandumdan Kıbrıs’lı Türkler %65 oy oranı ile “EVET” deyince Avrupa Birliği, Kıbrıslı Türkler üzerindeki ambargoları hafifletmek amacıyla 259 milyon Avro’luk bir Mali Tüzük ve bir de Direk Ticaret Tüzüğü hazırlamıştı. AB’nin kendi iç kurallarına göre 259 milyon Avro’luk mali yardımın uygulamaya konması için  tüzüğün 2005 yılı sonuna kadar AB tarafından onaylanması gerekiyordu. Fakat uygulama, Rumların özellikle bu tüzüklerin hayata geçmesini önlemek için  yarattıkları yasal engellere takıldı ve bir yerde artık öldü.


Ne 2005 yılında 120 milyon Avro’luk kısmın verileceği var ne de 2006 yılında geri kalan 136 milyon Avro’luk kısmın ödeneceği garantisi.


Bakın daha işin başında, Tüzüklerin uygulanmasını önlemek için Yunanistan ve Kıbrıs Rumları aşağıdaki maddeleri masanın üstüne koydular.


Mali Yardım ve Doğrudan Ticaret Tüzüğü ayrılmalı,
259 milyon Avroluk Mali Yardım hemen Kıbrıs’lı Türklere verilmeli,
Doğrudan Ticaret Tüzüğü zayıflatılmalı veya geri çekilmeli,
 Kıbrıs (Rum) Cumhuriyet’in egemenlik haklarına dokunmayacak hukuki bir zeminde, Mağusa limanının ortaklaşa işletilmeye açılması ve kapalı Maraş’ın Kıbrıslı Rumlara iadesi önerisiyle birlikte görüşülmesi.


AB Komisyonunun geri kalan 23 üyesi bu teklife sıcak bakmadı ve yapılan hazırlıktan sonra AB Güvenlik ve Savunma Politikası’na ilişkin oylama çerçevesinde Avrupa Parlamentosu Dışişleri Komitesi’nde bir oylama yapıldı. Yapılan açık ve parmak kaldırma yönetim ile yapılan oylamada öneri 28 Evet’e 27 Hayır oyu ile kabul edildi.


Bu karara göre Kıbrıs (Rum) Cumhuriyetinin, Avrupa Parlamentosu’nda Kıbrıslı Türklere yönelik “Mali Finansman Tüzüğü”nün onaylanmasında veto kullanma hakkı kısıtlanmış veya ortadan kalkmış oldu.


Üye olmadığı halde devreye giren ve oylamaya itiraz eden DİSİ Avrupa Milletvekili Panayotis Dimitriu’nun itirazlarını Komite Başkanı Elmar Brook kabul etti ve elektronik oylama talebinde bulunarak oylamanın tekrarlanmasına olanak sağladı.


Verilen arada, gerekli kulis faaliyetlerini yapmak fırsatını bulan Panayotis Dimitriu, bu çalışmalarının semeresini gördü ve yapılan elektronik oylamada bu sefer Kıbrıslı Türklerin izolasyonlarına son verilmesine ilişkin tüzükler konusunda veto hakkını kısıtlayan siyasi mesajın, tek bir oy farkla yani 27 Evet’e karşı 28 Hayır oyu ile reddedilmesini sağladı. Ve bu şekilde Rumların veto hakları tekrar geri geldi.


Mali Yardım Tüzüğünün onaylanması için “Oy Birliği” ve Direk Ticaret Tüzüğünün onaylanması için “Oy çokluğu” gerektiğinden, Rumlar Direk Ticaret Tüzüğünün geri çekilmesi veya görüşülmemesi garantisi almadan, Mali Yardım Tüzüğüne onay vermeyeceklerini açıkça beyan ettiler ve Mali Yardımın ilk dilimi de bu şekilde yanmış oldu.
Ama adamlar son derece pişkin, hem Mali yardımın yapılmasına mani oluyorlar hem de Kıbrıslı Türkler Mali Yardımın yapılmasına engel oldu diyorlar.


Aslında ben Rumlara müteşekkirim bu davranışlarında. Bize Türkiye’nin, bizler için ne fedakarlıklarda bulunduğunu, bir kerelik AB yardımının Türkiye’nin yıllardır aksamasız süren yardımları yanında devede kulak kaldığını ve Türkiye’nin bizler için ne kadar olmazsa olmaz olduğunu iyice anlamamıza yardımcı oluyorlar. 


___________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.