Küçükaydın’dan Türkiye’nin hali

Küçükaydın’dan Türkiye’nin hali

0
PAYLAŞ

Londra’daki 68 ve 78 kuşağı devrimci ve demokratlarının oluşturduğu e-grup “Sosyalist Sohbet”in konuğu olan “Marksizm’in Marksist Eleştirisi”nin yazarı ve www.koxuz.org’un genel yayın yönetmeni Küçükaydın, “toplumu yeniden düzenleme projesi” olarak nitelediği islamın evrensel yaklaşımının aydınlanma döneminde ulusların doğmasına neden olduğunu ve kapitalizmin ilerici yanını yitirmesiyle de ulusların gerici bir niteliğe dönüştüğünü belirtti.

İnsanlığın temel sorunundaki kaynağı “ulusal devlet”lerin ortaya çıkmasına bağlayan Küçükaydın, “Bundan dolayı önümüzdeki 50 yıl içinde çıkacak ekolojik felaketler ve olası savaşlardan ‘gerici ulusalcılık’ sorumlu olacaktır” dedi.

Yeni ve eşitlikçi bir hayat düzeni istemiyle ortaya çıkan sosyalisleri de eleştiren yazar, “Ne yazık ki çoğu sosyalistler ulusalcı oldu. Ulusları tekrar yarattı. Oysa hedefimiz din, dil, etnik kökenin tanımlanmadığı ‘Demokratik Ulusculuk’ olmalı. Bu kavramda bilinen ‘ulus’ akla gelinmemeli” diye konuştu.

“Demokratik Ulusculuk”un hedefinin küresel olması gerektiğini belirten yazar, radikal bir devrim olsa bile küresel bağlamda ulusal çıkarların ekolojik felaket ve savaşları devam ettireceğini öne sürdü.

“TÜRKİYE’DE NELER OLUYOR?”

Türkiye gündemine de değinen Küçükaydın, “Türkiye’de 1908’den sonra ikinci kez demokratik devrim sancıları yaşanıyor” dedi.

Yazar, Türkiye’deki açmazı aşacak güçlü bir perspektif olmadığını belirterek şöyle devam etti:

“PKK radikalleşme eğilimi göstenmesine karşın batıdaki işçileri örgütleyebilecek bir perspektif yok. Türkiye’deki askeri bürokrasi ülkenin feodalizmi olarak karşımıza çıkıyor. Bu feodalizm Kemalizm’i de bir dönem çıkarları için kullandı. Türk burjuvazisi ise son derece korkak ve demokratik bir karekterden yoksundur. Amacı ABD ile işbirliği yaparak PKK’yı tasfiye etmeyi amaçlamaktadır. Ne yazık ki Türkiye’de karşımıza devlet ve sermaye demokratik karekteri olmayan iki güç olarak çıkmaktadır…”

Toplumsal mücadelede hedefe ulaşılamadığı zamanlarda karşı tarafın kendisini yenileyerek ve güçlenerek çıkabildiğini belirten yazar, “68 hareketinde kapitalizmin kendisini yenilemesine neden olmuşuz… 28 Ocak kararları siyasi islamın budanarak gelişmesine neden oldu. Bugün AKP ve askerler arasında yaşanan sürtüşmede de askerler kendilerini yenileyerek gücünü sürdürecekler… Eski genel kurmay başkanı Hilmi Özkök’ün ‘Aynı kalabilmek için değişmeliyiz’ sozünü hatırlamalıyız” diye konuştu.

Küçükaydın, Türkiye gündemindeki oyunda toplumun ilerici kesimlerinin bir rolü olmadığını belirterek, “Bizler sosyalistler olarak ulusalcılığa karşı mücadele etmeliyiz. Bunu ulusal çıkarları reddetmek bağlamında söylemiyorum. ‘Demokratik ulusal’cılığı savunurken ulusu din, dil, kültür ve etnik kökeniyle tanımlanmasına karşı çıkmalıyız. Bölgedeki demokratik bir devrim genişleyerek otomatik bir birleşme yaratabilir. Balkanlyar’dan Ortadoğu’ya yayılarak genişleyebilir. Asıl düşmanı şaşırırsak onun yedeğine düşebiliriz…” dedi.

Türkiye’nin geleceği konusundaki “kötümser bir tablo” çizen yazar şu öngörüde bulundu:

“Şartların ‘demokratik devrim’ için olgun olmasına karşın muhtemelen sosyalisler bu fırsatı da kaçıracaklardır. Askeri oligarşi kendisini yenileyerek gücünü sürdürecek, Kürt, Türk burjuvasizi uzlaşacak. PKK hareketi ise demokratik bir değişime neden olmadan elimine edilecektir…” dedi.

DEMİR KÜÇÜKAYDIN’IN
E-POSTASI: demiraltona@gmail.com
WEB SİTESİ: www.koxuz.org
SON KİTABI: “Marksizmin Marksist Elestirisi”, 2. Baskı, Koksuz Yayıncılık, İstanbul

BİR CEVAP BIRAK