KKTC 26. kuruluş yılını kutluyor

KKTC 26. kuruluş yılını kutluyor

0
PAYLAŞ

KKTC, 26 yıl önce, Kıbrıs Türk halkının özgürlük ve bağımsızlık mücadelesi çerçevesinde kendi kaderini tayin etme hakkı temelinde ilan edilmiş ve bu adımla ”Kıbrıs Türk Federe Devleti”nden yeni bir safhaya geçilmişti.

Kıbrıs Türk Federe Meclisi, 15 Kasım 1983 tarihinde gerçekleştirdiği olağanüstü oturumunda; Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kuruluşunu ve bağımsızlık bildirisini oy birliğiyle onaylamıştı.

Dönemin Meclis Başkanı Nejat Konuk başkanlığındaki Kıbrıs Türk Federe Meclisinde onaylanan kuruluş kararında, ”aynı Ada’da yan yana yaşamaya mecbur bulunan iki halkın aralarındaki bütün sorunları, eşit düzeyde müzakerelerle, barışçı, adil ve kalıcı bir çözüme ulaştırmalarının mümkün ve zorunlu olduğu görüşüne sımsıkı bağlı bulunulduğu” belirtilerek, ”Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının iki eşit halk arasında ortaklığın bir federasyon çatısı altında yeniden kurulmasını ve sorunların çözümlenmesini engellemeyip kolaylaştırabileceğine kani olunduğu ve iki halk arasındaki bütün sorunların barışçı ve uzlaşıcı bir politika ile çözülmesi için Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin gözetimi altında eşit düzeyde müzakereler yürütülmesi dileğinde” bulunulmuştu.

Bağımsızlık Bildirisinde ise, ”bir kez daha Kıbrıs Rum halkına barış ve dostluk elinin uzatıldığı” belirtilmiş, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin BM ilkelerine bağlı olduğu; dış politikasının bağlantısızlık dışında bir politika olmayacağı vurgulanmış ve ”Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti başka hiçbir devletle birleşmeyecektir” denilmişti.

BAĞIMSIZLIK BİLDİRİSİ

Kıbrıs Türk Federe Meclisinde 26 yıl önce onaylanan bağımsızlık bildirisinde de, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Birleşmiş Milletler ilkelerine bağlı olduğu; dış politikasının, bağlantısızlık dışında bir politika olmayacağı vurgulanmıştı.
Bildirinin 22. maddesinde, ”bu tarihi günde bir kez daha, Kıbrıs Rum halkına barış ve dostluk elinin uzatıldığı” belirtilmiş, ”Aynı Ada’da yan yana yaşamaya mecbur bulunan iki halkın, aralarındaki bütün sorunları, eşit düzeyde müzakerelerle, barışçı adil ve kalıcı bir çözüme ulaştırmalarının mümkün ve zorunlu olduğuna inanıldığı” kaydedilmişti.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin ilanının, iki eşit halkın ve onların kurdukları yönetimlerin, gerçek bir federasyon çatısı altında yeniden bir ortaklık kurmalarını engellemeyeceği kaydedilerek şöyle denilmişti:

”Tam aksine bir Federasyonun kurulabilmesi için gerekli ön şartları tamamlayarak bu yoldaki samimi çabaları kolaylaştırabilir. Bu yolda her yapıcı çabayı göstermeye kararlı olan Kuzey Kıbrıs Cumhuriyeti başka hiçbir devletle birleşmeyecektir.

Kıbrıs Türk halkı olarak, iki halk arasındaki bütün sorunların barışçı ve uzlaşıcı bir yaklaşımla çözülmesi için Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin iyi niyet görevinin devamını ve Birleşmiş Milletler Genel Sekreterinin gözetimi altında müzakerelerin yürütülmesini istiyoruz.
Kıbrıs Rum yönetiminin de Kıbrıs Türk halkını yeniden yabancı bir devletin tahakkümüne sokmayı amaçlayan ‘Enosis’ hayalini kesinlikle terk etmesini, uluslararası alanda bütün Kıbrıs adına konuşma iddiasından vazgeçerek Kıbrıs Türklerini temsile yetkili olmadığı görüşünü kabul etmesini, kısa vadede çözüme kavuşabilecek konularda iki halkı yaklaştıracak iyi niyet adımlarının derhal atılmasına yardımcı olmasını bekliyoruz.”

BİR CEVAP BIRAK