KKTC Üniversiteleri

Kuzey Kıbrıs'ın üniversiteleri hem ada ekonomisi hem de KKTC'nin imajı açısından çok önemli bir misyona sahipler. "İllegal" diye tanımlanan bir ülkenin bilim yuvaları başarılı oldukça "illegal" sözcüğü de anlamını yitirecektir. Kuzey Kıbrıs üniversitelerinde eğitim düzeyi ne kadar yüksek olur ve öğrenim görenler mezun olduklarında başarıdan başarıya koşarlarsa adanın kuzeyinin cazibesi de o oranda artacaktır. Son aylarda Almanya'da yaşamakta olan gençlerin KKTC'de yüksek öğrenim görmesini teşvik etme amaçlı aktiviteler ve işbirlikleri üzerine kafa yoran dostlarımı desteklemekteyim. Hem üniversiteler hem de Almanya'daki Türkiye kökenli gençler için oldukça anlamlı bu girişim umut vaat etmekte!

Almanya'daki üniversitelerde çeşitli nedenlerle yer bulamayan Türkiye kökenli gençler, Kuzey Kıbrıs üniversitelerinin kayıt kriterlerini yerine getirip burada öğrenim gördükleri takdirde, mükemmel İngilizce öğrenme şansını da yakalayacaklar. Aynı zamanda oldukça yetersiz Türkçe'lerini günlük yaşamın akışı içinde geliştirme olanakları olacak. Mezun olduklarında Türkiye ve Türkiye'nin doğusunda çalışma olanağına da sahip olurken diğer yandan üniversitelerin sunduğu ABD ya da İngiltere gibi ülkelerde bir yıllık eğitim görme avantajını da kullanabilecekler.

Bu öğrenciler Kuzey Kıbrıs için de çok önemli. Turizm açısından değerlendirecek olursak anne ve babaları çocuklarının eğitim görmekte olduğu ülkenin harika bir tatil ülkesi olduğunu keşfedebilirler. Kuzey Kıbrısı Gerçeğini bizzat yaşayarak öğrenen ve bu arada adayı ve insanlarını tanıyarak seven Türkiye kökenli Alman öğrencilerin her biri  Almanya'ya döndüklerinde Kıbrıslı Türkler'in sesi haline de geleceklerdir. Alman kamuoyunun Kıbrıs konusunda doğru bilgilendirilmesinde aktif bir rol oynayabilirler.

Ancak tüm bunlar sadece ve sadece eğitim kalitesinin de iyi olması ile mümkün. Dün akşam Kuzey Kıbrıs'ta edebiyat okuyan bir öğrenci ile sohbet ederken büyük bir hayal kırıklığı yaşadım bu konuda. Belki de yarın edebiyat öğretmeni olarak çocukları okutacak genç bir bayan öğrenimin son yılında ne bir Fethi Naci isminden haberdardı ne de Türk Edebiyatı'nın bir çok başka değerli yazarından. Anlattığına göre Nazım Hikmet'i sadece bir paragraf olarak işlemişlerdi. Yaşar Kemal'in eserleri eğitimlerinde önemli bir rol oynamamıştı. Aziz Nesin ise sanki "yasak" bir konuydu. Diğer duyduklarımı hiç dile getirmek istemiyorum. Ancak eğer bu anlatılanların sadece yarısı bir genelleme için doğru ise KKTC üniversitelerine Almanya'dan Türkiye kökenli öğrenci getirmek çok zor bir hale gelebilir. Sivas konusunda çok hassas bir Alevi gencinin "Aziz Nesin'in" Türk Edebiyatı okutulurken "yokmuş" gibi bir muamale görmesini kabul etmesi mümkün olamaz. Dilerim durum bu kadar vahim değildir ve Aziz Nesin KKTC Üniversiteleri'nde aynı kendi eserlerinden birinde olduğu gibi "Yaşar ne Yaşar ne  de Yaşamaz" konumunda değildir!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.