KKTC’li bakan Lordlar Kamarası’nda konuştu

KKTC’li bakan Lordlar Kamarası’nda konuştu

0
PAYLAŞ

Taçoy, sis nedeniyle uçağının kalkamaması nedeniyle dün Londra’ya gidemeyen Dışişleri Bakanı Hüseyin Özgürgün’ün yerine İngiltere Parlamentosu Lordlar Kamarası’nda konuştu.

KKTC’ye verdiği destekle bilinen Lord Maginnis’in daveti üzerine yapılan ve 1.5 saat süren toplantıda Taçoy, Kıbrıs konulu bir konuşma yaptı ve katılımcıların sorularını yanıtladı.

Toplantıya Türkiye’nin Londra Başkonsolosu Bahadır Kaleli, KKTC Londra Temsilcisi Kemal Köprülü, çok sayıda Lordlar Kamarası üyesi, sivil toplum örgütü yetkilisi ve dinleyici katıldı.

Kıbrıs’ın bugününü anlamak ve adada daha iyi bir gelecek için nelerin gerekli olduğunu algılamak açısından bazı önemli tarihsel hususlara değinmek istediğini söyleyerek konuşmasına başlayan Taçoy, Kıbrıs sorununun tarihçesini anlattı.
Taçoy, Kıbrıs Türk tarafının çözüm yönündeki karalılığını asla yitirmediğini vurgulayarak, “Kıbrıs Türk halkı her safhada açıkta bırakılmış, haklarının teslim edilmesi çözüme endekslenmiş ve insanlık dışı izolasyon altında yaşamak zorunda kalmıştır” dedi.

Annan Planı’nın 2004 yılında Rum halkı tarafından reddedildiğini anımsatan Taçoy, şunları kaydetti:

“Buna rağmen, Kıbrıs Türk halkı, Kuzey Kıbrıs’a uygulanan haksız izolasyonun kaldırılacağına dair Annan Planı sürecinde sözler veren, başta AB ve Birleşik Krallık olmak üzere, uluslararası toplum tarafından hayal kırıklığına uğratılmıştır.
5 yıl geçmesine rağmen, Kıbrıs Türk halkına uygulanan bir tek kısıtlama dahi kaldırılmamıştır. Bu durumda, sorumluluk, Kıbrıs Türk halkına yapılmış haksızlığı gözardı etmeye devam eden uluslararası topluluğun omuzlarındadır. Bu da, Kıbrıs Türklerinin haklarının ihlali karşısında sessiz durarak, onay vermek anlamındadır. Şüphesiz ki, ne pahasına olursa olsun Kıbrıs Türk tarafını cezalandırmakta ve Rum tarafını ödüllendirmekte olan uluslararası toplumun bu tutumu, çözümün önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır.”

Bunlara rağmen, Kıbrıs Türk tarafının çözüme bir şans daha verdiğini vurgulayan Taçoy, adada iki tarafın BM şemsiyesi altında sürdürdüğü kapsamlı müzakerelerden bahsetti. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Taçoy, ancak iyi niyetle müzakereleri yürütüyor gibi gözüken Rum tarafının üzerinde mutabık kalınan parametreleri ortadan kaldırmak için elinden geleni yaptığını kaydetti. Taçoy konuyla ilgili, Loizidou ve Orams davalarını örnek gösterdi.

“NE YAZIK Kİ RUM TARAFININ TAVRI ÜMİT VERİCİ DEĞİL”

Adada devam eden müzakerelerde Rum tarafının bugüne kadar sergilediği tavrın ümit verici olmadığını söyleyen Hasan Taçoy, “Kıbrıs Rum liderliğinin açıklamaları ve tavırları, yerleşmiş BM parametrelerine dayalı yeni bir ortaklığı kabul etmeye hazır olmadıklarını açıkça göstermektedir” diye konuştu.

Taçoy, Kıbrıs Türk tarafı olarak yeni bir ortaklık devleti kurmak için müzakere ettiklerini belirterek, bu yeni ortaklığa verilecek isim ne olursa olsun, kapsamlı çözümün Kıbrıs Türk ve Rum halklarının siyasi eşitliğini ve kurucu devletlerin eşit statüsünü gözetmesi gerektiğini kaydetti.

“Tarih göstermiştir ki, Türkiye’nin garantörlüğü Kıbrıs Türklerinin güvenliği için şarttır” diyen Taçoy, uluslararası kişiler tarafından da dile getirildiği gibi mevcut müzakerelerin çözüme varmak için son şans olabileceğini bildirdi.

Uluslararası toplumun görüşmelerden olumlu sonuç alınabilmesi için zaman yitirmeden Rum tarafına çağrı yapması gerektiğini de belirten Taçoy, “Yoksa bu yeni süreç de başarısızlıkla sonuçlanacaktır” dedi.

Taçoy ayrıca, Kıbrıs meselesinin doğru anlaşılmasında İngiltere’nin hem uluslararası öncü bir aktör, hem de garantör güç olarak önemli bir rol oynadığına dikkati çekti.

Toplantının soru-cevap bölümünde Taçoy’a daha çok KKTC’deki izolasyonlar, kayıp kişiler gibi konularda sorular yöneltildi, ayrıca “Kıbrıs Türk halkının adada devam eden müzakerelerle ilgili yeteri kadar bilgilendirilmediği” ve “Kıbrıs Türk tarafının haklı davasının AB ve dünyaya gerekli kadar anlatılamadığı” gibi konularda yorumlar yapıldı.

Bayındırlık ve Ulaştırma Hasan Taçoy, Kıbrıs Rum tarafının AB üyesi olduğunu anımsatarak, dolayısıyla AB değil, BM şemsiyesi altında bir çözümden yana olduklarını vurguladı. Taçoy, halkla ilişkiler konusunda ise yurt dışında yaşayan Kıbrıslı Türklerle ilgili “bir masa oluşturulduğunu” sözlerine ekledi.

BİR CEVAP BIRAK