KKTC’ye yatırım yapmak isteyenlere önemli bilgi!

Kuzey Kıbrıslı Türkler her ne kadar günlük yaşamlarında izolasyondan şikayetçi olsalar da geçenlerde Kıbrıs’ta medyaya da yansıdığı gibi yazın Güney Kıbrıs’ta sadece MasterCard kredi kartı ile 64.552 adet işlem gerçekleştirmişler. Güney Kıbrıs’ta alış veriş yapan yabancılar arasında da beşinci sırayı kapmışlar. Habere göre Kuzey Kıbrıslı Türkler sadece kredi kartlarıyla Güney Kıbrıs’a ayda 15 milyon YTL bırakıyorlarmış. Elbette bu rakama bakıldığında üzülmemek elde değil. Aynı haberde belirtildiği gibi eğer bu harcamalar Kuzey Kıbrıs’ta yapılsa sadece KDV olarak devlete takriben 2,5 milyon YTL kalacakmış. 

İnsanların alış verişi istedikleri yerde yapmaları günümüzde hele AB’de yaşıyor iseniz gayet doğal hakları. AB içinde söz konusu Türkler olduğunda haksız bir vize nedeniyle sınırlar onlara kapalı da olsa mallar söz konusu olduğunda mala vize yok ve sınırlar hep açık. AB vatandaşı olarak da istediğiniz ülkede alış veriş yapıyorsunuz. AB üyesi olma Kuzey Kıbrıs toprakları söz konusu olduğunda Güney tarafından gasp edilmiş de olsa hem Güney Kıbrıs vatandaşlığına hem de KKTC vatandaşlığına sahip olan AB vatandaşı Kuzey Kıbrıslı Türkler de sanki AB içinde yaşıyormuşcasına alış verişlerini Güney’de yapıyorlarsa bu kimseyi şaşırtmamalı. Polonyalılar da hep Almanya’dan alıyorlar bir çok ihtiyaç duydukları ürünü. Buna karşılık örneğin sınırda oturan bir çok Alman da Belçika’dan alıyor otomobilinin yakıtını. Çünkü orada “çevre vergisi” kesilmiyor benzin ya da mazottan.

Kuzey Kıbrıslı Türkler üstelik sadece Güney’de alış verişe büyük miktarlar harcamamaktalar. İstanbul ya da Ankara uçaklarında Ercan-İstanbul ya da Ercan-Ankara seferleri ile istanbul-Ercan ve Ankara-Ercan seferleri arasındaki en önemli fark uçakların daha ağır ve dolu olması. Elleri boş giden yolcuların çoğunluğunun eli özellikle ünlü markaların alış veriş torbaları ile dolu oluyor. İstanbul’a her gittiğimde genel olarak buluşma noktası olarak da kullanılan Kanyon ya da Akmerkez gibi alış veriş merkezlerinde bir çok Kıbrıslı tanıdığa rastlamak beni hiç şaşırtmaz.

Kuzey Kıbrıs’a tüketim yönelik dev yatırımlar söz konusu olduğunda yatırımcılar ya da onları teşvik etmek amacıyla koşturan proje tasarımcıları hep Kuzey Kıbrıs’ın nufusunun azlığından ve dağınıkllığından yakınırlar. Onlara göre Kuzey Kıbrıs, örneğin Şişli ile kıyaslandığında hiç te cazip değildir.

Aslında bir bilseler nasıl yanıldıklarını! Kuzey Kıbrıs ve hatta Güney Kıbrıs aslında gerçekten analiz edebilenler için çok değerli ve geleceğe yönelik olarak da istikbal vaad eden bir pazar. Özellikle Kuzey’de insanlar ille de Güney’den alış veriş yapmak için gitmiyorlar oraya. Alış veriş yapılan ortam da önemli. Örneğin tanınmış markaların satıldığı caddelerin havası ya da alış veriş merkezlerinin cazip gelen atmosferi de önemli bir rol oynuyor. Aynı İstanbul’da sadece alış veriş yapılmayan o muhteşem merkezlerde olduğu gibi.

Sanırım Kuzey Kıbrıs konusunda kafasında çok soru işareti bulunan yatırımcıların Kuzey Kıbrıs’ta insanların bir yılllık kredi kartı harcamalarını inceleselemesi bu ülkenin aslında ne kadar cazip olduğunu anlamalarını da sağlayacaktır. Bir de buna Güney için de cazip olabilmek eklenirse pazarın boyutlarını belirtmeye gerek kalmaz her halde.

Bu arada hafta sonu Almanya’dan bir Kuzey Kıbrıs dostumuzla beraber olacağız. Lefkoşa Belediyesi’nin konuğu olarak bir kez daha Ercan’dan adaya gelecek olan Münih Belediye Başkanı ve Almanya Belediyeler Birliği Başkanı Christian Ude iki adada kalacak. Bazı dostlar artık “bunda yeni ne var? Ercan’dan daha önce de gelmişti’ diyorlar. Bence bu konuda o kadar “dereyi görmeden paçaları sıvamamak” lazım. Bir bilseniz bu gezinin olmaması için Münih’te bazı çevrelerin nasıl baskı yaptığını! O nedenle Ercan’dan gelenlerin defalarca da olsa “değerini” bilmekte yarar var derim!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.