Komedi mi, rezalet mi?

doğrusu biz anlayamadık.


Vatan Gazetesi’nin dünkü manşeti “VERGİ KOMEDİSİ” şeklindeydi…
Utanç verici bir durum, nasıl komedi olarak değerlendirilebilir?
Bunun adı “vergi komedisi” olur mu? Düpedüz VERGİ REZALETİ”!


Gazetenin komedi tanımlaması ile vermiş olduğu habere önce bir göz atalım:


“İstanbul’da doktor, avukat, kuyumcu, kürkçü gibi 356 bin gelir vergisi mükellefi var. Bunlardan 100 bini, yılda beş kuruş bile kazanamadığını beyan etti…”
Haberin devamında ise “ vergi komedisi (!)” aynen şöyle anlatılıyor:


“İstanbul’da son üç yılın rakamlarına baktığımızda inanılmaz bir tablo ile karşılaşıyoruz:
2004 yılında her 100 vergi mükellefinin;
27’si yılda, 1 YTL yani bir milyon lira dahi gelir elde etmediğini beyan etmiş.
21’i 1- 1000 YTL (1 milyon ile 1 milyar lira arası) yıllık gelir beyan etmiş
30’u 1000 -5000 YTL ( 1 milyar ile 5 milyar lira arası) yıllık gelir beyan etmiş
Başka bir anlatımla İstanbul’da her 100 gelir vergisi mükellefinden 78’i asgari ücretli kadar bile gelir elde etmediğini beyan etmiş.
Her 100 kişiden 27’si de yılda 1 YTL(1 milyon lira) dahi gelir elde etmeden, eşi ve çocuklarıyla geçindiğini beyan etmiş!..”


Buyurun buradan yakın!
Haberin, çok güldüren, yani komediye(!) giren bir bölümünü daha okuyalım. Madem olay komedi imiş… Sonra da tansiyon hapımızı içip, sakinleşmek üzere kendimizi hemen dışarıya atalım!.. Tabi yukarıda ki sınıflardan birine dahil değilseniz!


Evet okumaya devam ediyoruz:
“Türkiye’de 600 bin anonim ve limitet şirketinin 190 bini yani yaklaşık üçte biri, İstanbul’da faaliyet gösteriyor. 2004 yılında her 100 anonim ve limitet şirketten 50’si (yani yarısı) bir yıl içersinde 1 YTL dahi (yani 1 milyon lira bile) kazanamamış…”


Ne diyelim, olayın ciddiyetle ele alınıp ta, normal ekonomik ve sosyolojik bir olgu gibi masaya yatırılıp irdelenecek bir tarafı yok ki! Olay düpedüz facia, daha doğrusu rezalet! yıllardan beri ayni tablo ile karşı karşıyayız… Hangi iktidar başa gelirse gelsin değişen bir şey yok. Türkiye’nin belini büken iki faciadan biri VERGİ KAÇAKÇILIĞI öbürü YOLSUZLUKLAR…


Devletin etkin denetimi olmadıkça, ne denli mükemmel yasa çıkarırsanız çıkarın normal vergi tahsilatında başarılı olamazsınız. Geçmişte devlet kadrolarında uzun yıllar denetim elamanı olarak görev yapmış eski bir bürokrat olarak, özellikle Maliye kadrolarında ki denetim elamanı eksikliğinin, yıllardan beri kelimenin tam anlamıyla korkunç boyutta olduğunu burada bir kez daha vurgulamak istiyoruz.


Hesapları incelenen mükellef sayısının bizim dönemimizde, şimdi de değişmedi, öyle biliyoruz,  yüzde 2 olduğunu söylememiz, facianın nereden kaynaklanmış olduğunun en önemli göstergesidir.


Dünyanın hiçbir yerinde vergi mükellefleri, vatan millet edebiyatı ile vergilerini götürüp kendi inisiyatifleri ile vergi dairelerine yatırmazlar. Devlet mükelleften vergi almanın yolunu yöntemini sağlıklı olarak belirlemekle yükümlüdür. Vergi mükellefi ülkemizde de, gelişmiş ülkelerde ki gibi, çıkarılmış ancak işleyen yasalar ve denetim mekanizmalarının etkinliğine uyarak, vergisini yasalardan ve denetimlerden korkarak, götürüp kuzu kuzu yatırmak zorunda olmalıdır… Sistem buna göre kurulmalı ve işletilmelidir…


AKP iktidarının sözcüleri mikrofonları eline alıp konuşmaya başlayınca, her konuda olduğu gibi vergi konusunda da mangalda kül bırakmıyorlar. Facia ortada. Son üç yılda ki vergi verenler listesine baktığınızda, gidip kendinizi Boğaz Köprüsü’nden atacağınız gelir. Hani nerede devletin maliyesi?


Ne demek İstanbul’da ki gelir vergisi mükelleflerinin yüzde 78’i yılda asgari ücretliler kadar bile kazanç göstermemiş. Türk halkı, böylesine dramatik gerçeklerin yaşandığı ülke ortamında, nasıl refaha kavuşabilir? Muz cumhuriyetlerinin dışında ülkemizde ki kadar vergi kaçırabilen mükelleflerin başka hiçbir ülkede olabileceğini düşünmüyoruz.


Devleti yönetenlerin, büyük mal mülk ve işletme sahipleri olmamalarını biz ülke için şans sayarız.  Fabrikaları, büyük işletme tesisleri olan ülke yöneticilerinin kendi aleyhlerine vergi yasası çıkarması mümkün mü? Çıkarmış olsalar dahi, denetim mekanizmasını, etkin bir şekilde çalıştırmaları ve denetim elemanları sayısını ideal boyutlarda arttırmaları düşünülebilir mi?


Ne demek tüm mükelleflerin yılda ancak yüzde 2’sini denetleyebilmek geriye kalan yüzde 98’ denetleyememek? Vergi mükelleflerinin üçte birinin yılda bir YTL yani bir milyon lira bile kazanç göstermediği bir ülkede, vergi mekanizmasının hakkaniyete uygun işlemekte olduğunu kim söyleyebilir?


Yazık… Yazık!..
Masallarla ülke yönetilmiyor… Refahın yolu her zaman olduğu gibi hayallerle değil, gerçekleri yaşama geçirebilmekle mümkündür…
Türk halkının artık dayanacak sabrı kalmadı!


burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.