Korku dünyası, bu dünya!

Bilinmeyenler, gizemler, vampirler, mezarlıklar, canavarlar, hortlaklar, zombiler, seri katiller; bolca kan, irin, ürperti, dehşet ve KORKU!

Dünya kurulalı beri, insanoğlunun temel içgüdülerinden biri olan korkuya atıfta bulunan sanat eserleri yaratıldı. Korku filmleri çekildi, korku illüstrasyonları ve çizgi romanları çizildi, korku hikayeleri ve romanları yazıldı. Korkunun insanda yarattığı adrenalin patlamasına övgüler düzüldü. Tıpkı; ‘Bilim Kurgu’ ve ‘Fantastik Kurgu’ gibi ‘Korku Kurgu’ tipi romanların okuyucu kitlesi oluştu. Öyle ki; korku takipçilerinin bir kısmı başlı başına korku seyreder, korku okur müzikte dahi korku motifli gotik müzik tercih eder oldular. Korku ve yarattığı adrenalin patlaması ‘bungee jumping’ meraklıları kadar bağımlılık yaratıyor, ona hiç şüphe yok!

Korku izleyen, korku okuyan ve korku yazan birileri, korku edebiyatını da yakından takip etmek zorunda elbette!

Londra’da merkezi bulunan ‘The Beautiful Group’ bünyesindeki ‘Korku Kurgu’ romanları yayımlayan ‘Bloody Books’ tan son iki yıl içinde, dört yeni roman piyasaya çıktı. Joseph D’Lacey’nin yazdığı ‘Meat’ ve ‘Garbage Man’, Bill Hussey’in yazdığı ‘Through A Glass, Darkly’ ve ‘The Absence’. Bu kitaplar henüz Türkçe’ye çevrilmedi ancak Joseph D’Lacey’nin ‘Meat’ romanı Türkçe’ye çevrilecek. Biliyorum, çünkü D’Lacey arkadaşım, romanları çıkar çıkmaz taze taze okuma şansını yakalıyorum.

2008 basımı ‘Meat’, ‘ne yersen osun’ inanışını haklı çıkaracak bir hikayeye sahip! Konusu geçen Abyrne, çürümekte olan bir kasaba! Vahşi hayatın tuzaklarıyla dolu, kasaba insanlarının yaşamı et yemelerine bağlı! Et, onlar için kutsal ve kıymetli! Et, Abyrne kasabasındaki dindar herkes tarafından formal olarak yenmek zorundayken, bir avuç insan, Abyrne’nin artık habis bir yer olmaya başladığına ve bu dinin kalpleri çürüttüğüne inanıyor. İnsanların yiyeceği etler Magnus Meat Processing Plant tarafından sağlanıyor ancak görülüyor ki; sayıca kasabanın tümüne yetecek kadar et yok! Richard Shanti, MMP’nin kesimhanesinde çalışıyor. Hızlı ve verimli çalışmasından ötürü takılmış bir takma ismi var; ‘The Ice Pick’. Fakat onun, yaptığı iş ve işlenmeye giren etin tedariki hakkında kuşkuları var. Yerel bir kilise tarafından hakkında inceleme yapılıyor ve kasabanın yaşamı hakkında farklı vizyona sahip biriyle tanışıyor. Hayatındaki her şey hızla değişiyor. Kapakta Stephen King’e ait bir yorumun yer aldığı ‘Meat’ daha uzun yıllar korku okuyucularının ilgisini çekeceğe benziyor.

2009 basımı ‘Garbage Man’ ise Joseph D’Lacey’nin ikinci kitabı! Korku romanları listesinde üst sıralarda yer alan ‘Meat’ den sonra ‘Garbage Man’ de, ‘eco-horror’ türünde yazılmış bir roman. Hikayesi, dökülmüş katı atık tepeleri ile dolu Shreve ahalisi etrafında dönüyor. Eskiden ünlülerin fotoğrafçısı olan Mason Brand, Shreve kasabasında, muazzam katı atıklarla dolu bir alana komşu olarak inzivaya çekilmiş bir derviş hayatı yaşıyor. Sosyal hayattan kopuk yaşayan bu karakterin yanında romanın diğer karakteri ise kasabanın merkezinde sıkıcı evlilik işleri ile uğraşıyor, taa ki kasabada korku baş gösterene kadar!

Joseph D’Lacey ‘eco horror’ konusunda, kalem tutan ‘yeşil’ eliyle başarılı bir ‘kara’ korku yazarı! ‘Garbage Man’ de korku edebiyatı okuyucuları için Stephen King’in dediği gibi: “D’Lacey kayaları”ndan biri!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.