Kırcı da 12 Eylül mağduruymuş

1978’de 7 TİP’liyi öldürmekten hüküm giyen Haluk Kırcı, 12 Eylül darbesiyle ilgili davaya müdahil olmak istedi. Kırcı dilekçesinde “Mamak Askeri Cezaevi’nde insanlık dışı muameleye maruz kaldığını” iddia etti

1977’de Bahçelievler’de 7 TİP’li öğrenciyi öldürdüğü gerekçesiyle 7 kez idama mahkum edilen, 1991’de 3713 sayılı Terörle Mücadele Yasası’nda yapılan değişiklikle idam cezalarından kurtulan ve cezası 70 yıla dönüştürülen, yanlış hesapla iki kez tahliye edildikten sonra cezası kuşa dönen ve serbest kalan Haluk Kırcı, 12 Eylül askeri darbesinin mağduru olduğu gerekçesiyle mahkemeye müdahillik başvurusu yaptı.
Serbest kaldıktan 1 yıl sonra bir başka çete davasından tutuklanan Kırcı, darbe hukukundan yararlanmasına ve 12 Eylül iddianamesinde gerçekleştirdiği katliam, darbenin nedenleri arasında sayılmasına rağmen, Mamak Cezaevi’nde yaşadıklarını başvurusuna gerekçe gösterdi. Kırcı, cinayetleri ise “Darbecilerin kirli emellerine alet edilmekle” açıkladı.

Kırcı’nın avukatları Osman Başer ve Serdal Namkoç, müdahillik dilekçesini Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi’ne verdi. Avukatlar, Kırcı’nın yanı sıra darbenin ardından ülkücüler adına açılan davalarda yargılanan Caner Erdinç, Yavuz Arun ve Ziynet Koçel adına da müdahillik talebinde bulundu. Bu isimlerin yanında, “Doğunun Başbuğ’u” olarak anılan ülkücü Yılma Durak da müdahillik başvurusu yaptı. Kırcı adına verilen dilekçede, ”12 Eylül askeri darbesiyle müvekkillerin mağdur edildiği” belirtilerek, şu görüşlere yer verildi:

”Fişleme ve gözaltılarla gelişen süreçte, suçlu olup olmadıklarına bakılmaksızın, müvekkiller Ankara ve çeşitli şehirlerde gözaltına alınmış, daha sonra Mamak Askeri Cezaevi’ne sevk edilmişlerdir. Burada insanlık dışı muameleler, ağır işkenceler, hakaretler ve tehditler altında ölüm korkusuyla yıllarca tutuklu kalmışlardır. Bu sürecin müsebbibi hiç şüphe yoktur ki 12 Eylül 1980 tarihinde askeri darbeyi gerçekleştiren ve Milli Güvenlik Konseyi üyesi olan sanıklardır.”

‘Darbe zemini hazırlandı’

Dilekçede, Evren ve Şahinkaya’nın darbe zemininin oluşması için yasa dışı faaliyetlerde bulundukları savunuldu.

Bir gazetede 1990’da Kenan Evren’e atfen çıktığı bildirilen ve darbe öncesinde karşıt görüşlü öğrencilerin karşı karşıya getirildiğine ilişkin bir haberin alıntılandığı dilekçede, ”Müvekkiller sanıkların kirli emellerine alet edilmek istenmişlerdir. Bunların sonucu olarak mağdur edilmişlerdir” ifadesi kullanıldı. (GÖKÇER TAHİNCİOĞLU /MİLLİYET)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.