L.AMERİKA’DAN… Uyuşturucu mafyası hesaplaşıyor

PAYLAŞ

Ocak ayının son haftasında Meksika’nın en gözde sahil şehirlerinden Acapulco’da arabalarının içinde hem de kelimenin tam anlamıyla beyinleri dağılmış olarak 3 kişi ölü bulundu. Görgü tanıklarına göre, gündüz vakti, hem de lüks otellerin ve kalabalık plajların ortasında 5 kişi ellerinde silahlarıyla son model bir Volkswagen Jetta’yı  aksiyon filmlerinden bir alıntı yapar gibi son kurşunlarına kadar taradılar.

Ocak ayı boyunca Acapulco’da yaşanan katil-polis veya katil-katil oyunun tek bir nedeni var: uyuşturucu ticareti. Şehirde, sadece Ocak ayında 11 kişi öldürüldü.

20 Ocak’ta yaşanan bu olaydan bir hafta sonra, Meksika polisi ve uyuşturucu mafyanın tetikçileri arasında geçen çarpışmada 4 kişi hayatını kaybetti. Yine gündüz ve turistik caddelerden birinde geçen olayda beyaz bir pikap ateş ederek yoluna devam ederken kiliseden açılan karşı ateşle 4 kişi kanlar içinde yere serilirken uyuşturucu mafya babaları arasında tam bir hesaplaşma yaşanıyordu. Aynı şekilde ocak ayının son haftasında, uyuşturucu mafya toplam 6 kişiyi daha öldürmüştü.

Bu hesaplaşmalardan Acapulcolular doğal olarak çok rahatsızlar. 1950lerin en gözde tatil beldelerinden olan Acapulco, öncelikle 12 ay boyunca 30 derecenin altına düşmeyen hava sıcaklığı, içinde mavi sarı bir çok egzotik balığın yüzdüğü temiz koylarında gerçekten de camgöbeği denizi ve 24 milyon nüfusluk başkente 3,5 saat uzaklığıyla hem el altında bir yaz, hem de güzel bir tatil demek.

1953’de, John F. Kennedy ve Jackie Onassis balayı geçirdiği, John Wayne’in o yıllarda aldığı evin bugünün turistik aktivitelerine eklendiği, Elvis Presley’nin  “Fun in Acapulco” diyerek şarkılar düzdüğü  bu uluslararası ve demode sahil şehri, bir zamanlar dünyanın en jet-set plajlarına sahipti. Ancak ulaşımının kolaylığı ve Meksika’da sahillerin hiçbir kamu kuruluşuna ait olmama özelliğiyle, yüzlerce Meksikalının piknik yaparak, kadınların elbiseleri ya da en azından, t-shirtleriyle girdiği plajların bir kısmı pislik nedeniyle kapatılıyor. Bir de üzerine eklenen suç oranındaki artış, kimi turizmcileri korkuturken, Acapulco Belediye Başkanı Felix Salgado bunun sokaktaki normal adamla ilişkisi olmadığını ve mafyanın kendi arasında bir hesaplaşma yaşadığını söylerken ”Burada turiste kimse dokunamaz, istedikleri yerde ve saatte sokakta yürüyebilirler” diyor.

Yapılan istatistiklere göre, Acapulco  Meksiko’nun, kişi başına düşen suç oranıyla 5. konumunda bulunan şehri, ancak büyük ve turistik otellerin “oteller bölgesi”nde bulunması veya Acapulco çevresindeki koylara yayılması, turisti durumla birebir muhatap etmiyor.

Meksika’da geçen yıl uyuşturucu hesaplaşmaları yüzünden 1000 kişi hayatını kaybetti. Genellikle çıkan çatışmalar Meksika’nın kuzeydoğusundan Körfez çetesi ve batı Meksika’da, Sinaloa eyaletinde yaşayan ve ülkenin bir numaralı uyuşturucu babası  Joaquin Guzman ve adamları arasında geçiyor.      

Güney  ve Latin Amerika’nın ABD’ye açılan kapısı olan Meksika’yı eleştiren Washington, Meksika polisini yaşanan bunca ölümü engelleyememekle suçluyor. Ayrıca yine üç hafta önce, Teksas polisi,  Rio Grande yanından  bir arabayı takip ederken, uyuşturucu satıcılarını Meksika askeri üniformaları içinde  gördüğünü ifade etmişti. Konuyla ilgili olarak geçen hafta, ABD ve Meksika arasında bir sınır şehri olan Nuevo Laredo’da 4 federal polis gözaltına alındı.

Yaşanan bunca ölümden sonra Meksika genelinde önlemler almaya çalışan Meksika federal polisi, 2 şubat tarihinde zafer sıfatına layık bir operasyon yaptı. Meksika’dan ABD’ye ayda 2.5 ton kokain geçiren  “Arreola ailesi”nin lideri pozisyonunda bulunan ve ağabeyleri Raul ve Miguel’in 2004’de Meksika sınırları içinde yakalanmasından sonra organizasyonun  şefi durumunda bulunan  Oscar Arreola Márquez’i yakaladı.

2004 yılında ABD’nin yaptığı bir operasyonda yakaladığı 25 kişiden yalnızca bir tanesi verdiği ifadede yılda 43 milyon dolar parayı ABD’den Meksika’ya getirdiğini söylemişti. Kolombiyalı Don Jose ve Baba lakaplı uyuşturucu şefleriyle, işe Kolombiya’dan başlayan Arreola Ailesi, Juarez ve Sinaloalı çeteler yardımıyla kokain dağıtımına Chihuahua’dan başlıyor, Arizona, Illinois, Kuzey Carolina  ve New York diye devam ediyordu. Benzin istasyonları, gıda ve inşaat sektörlerinde para yıkamaya çalışan Oscar Arriola,  5 milyon dolarlık bir yatırımla en son girişdikleri et işiyle ineklerin karnında kokain kaçırmayı planlıyordu.  Yaşları daha kırkına varmayan Arreola kardeşlerden dördüncüsü  32 yaşındaki Edgar şimdilik dışarıda.
 

CEVAP VER