Limanların arkasından Konsolosluk gelecek

“Ortaklık belgesi, İlerleme raporu ve Strateji rapor”u içindeki Kıbrıs paragrafını pek de olumlu değerlendirmek olası değil.


AB bu raporları ile Türkiye’yi adeta kıskacı altına aldı.


Her 3 belgede de, her ne kadar AB Parlamentosu tarafından onaylanmamış ve TBMM’de onaylanana dek ertelenmiş de olsa, 25 AB ülkesinin Türkiye’nin “karşı deklarasyonuna” cevaben yayınlamış oldukları deklarasyon da yer alıyor.


Türkiye-AB ortaklık belgesine bir de dipnot (footnote) eklendi. Bu dipnotta Gümrük Birliği Protokolünün Türkiye tarafından uygulanmasına ilişkin AB deklarasyonu ile 1-2 yıl içerisinde Türkiye tarafından yerine getirilmesi gereken kısa vadeli koşullar yer alıyor.


Bu dip not bir yerde “Türkiye-Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti” ilişkilerinin normalleşmesini hızlandırıyor ve Ankara Anlaşması Gümrük Birliği  Protokolünün 2006 yılında zoraki olarak uygulanmasını kaçınılmaz hale getiriyor.


1963/4 Ankara Anlaşması Ek protokolünün içinde Gümrük Birliğini yeni 10 AB üyesi ülkeye genişletmeden öteye ne var ki, bu protokol bu kadar önem arz diyor.
Ek protokolün en can alıcı noktası, “ürünlerin serbest dolaşımı ve taşınmaları imkanlarına yasakların kaldırılması” maddesi. Kısa ve özet olarak da bu maddenin asıl amacının, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti bayraklı uçak ve gemilere Türkiye’nin deniz ve hava limanlarının açılması olmasıdır.


AB bu konuda, 3 Ekimden sonra bastırmaya başladı. Aslında tarihler bile  belli. 30 Mart 2006’da deniz limanlarının, 30 Eylül 2006’da da  hava limanlarının açılmasını talep ediyorlar.


 Bence limanların açılması ne kadar önemli ise, arkasından getireceği veya beraberinde sürükleyeceği ve kaçınılmaz sonuçlarda o kadar o önemli.
Nedir bu kaçınılmaz ve ürkütücü sonuçlar?


– Limanların açılımın getireceği kaçınılmaz ikinci adım hemen ve derhal Türkiye’de bir Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Konsolosluğu açılması olacaktır.
– Limanların açılması demek ticaretin başlaması demektir.
– Limanların açılması demek Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti resmi evrakları ile mal girişi ve çıkışı başlayacak demektir.
– Limanların açılması demek, Kıbrıs Rum bayraklı gemi ve uçakların limana giriş ve çıkışlarında, resmi Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti seyir evrakları kullanılacak demektir.
– Limanları açılması demek, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Denizci kimliğine sahip gemi personelinin, bu belgelerle Türkiye’ye girip çıkması demektir.


Peki bu evrakların tasdikini kim yapacak. Geçerliliğini kim onaylayacak. Süresi biten bu evrakları kim uzatacak.  Her hangi bir ihtilafta, Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin haklarını kim koruyacak ve savunacak.


 Bunların yapılabileceği bir tek yer, bir tek resmi makam var. Türkiye’nin Deniz ve hava limanlarının Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti gemi ve uçaklarına açılmasından sonra ister istemez Türkiye’de açılmasına izin verilmek zorunda kalınacak olan Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’nin Ankara Büyükelçiliği.


Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti Ankara Büyükelçiliği de kendi işlerinin daha süratli yapılması için ana liman kentleri olan İstanbul, İzmir ve Mersin’de Konsolosluklar açmak isteyecek ve doğal olarak buna da izin verilecek. Zaten bu diplomatik talebe hiçbir hükümet izin verememezlik edemeyecek ve Konsolosluklarda bu liman kentlerinde açılacak.


İşte limanların açılmasının arkasından gelecek ikinci ve çok önemli adım bu. Bunun diğer ismi nedir biliyormusunuz?


Türkiye’nin resmi olarak Kıbrıs (Rum) Cumhuriyeti’ni tanımış olması demektir.


_______________


* Prof. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

fourteen − one =