Londra’da kır düğünü

PAYLAŞ

Nil sahneye çıkmadan salonu coşturmak ya da amiyane tabirle ‘kıvama getirmek’ için görevlendirilmiş Bos4us adlı grup 3 kişiden oluşuyordu: darbukacı, klarnetçi ve bir piyanist şantör.


Her biri kendi marifetlerini sergiledikten sonra – ki darbukacının 20 parmağı olduğunu düşündüm bir an, onun solosunu dinlemek güzeldi – uzaktan bana Johnny Vegas’ı anımsatan piyanist şantör arkadaş bir düğmeye bastı ve başladı davul, bas ve önceden programlanmış aranjman.


Hani şu ‘Ooo, Ahmet Bey’ler de buradalarmış’ dedirten cinsten. Gözünüzü kapatsanız, sanırsınız karşınızda 7 kişilik grup çalıyor. Bir yandan da gurbette bir salon dolusu Türk ve yabancı arkadaşları ayaklarıyla tempo tutuyor. Tavanı sökseniz Londra’nın göbeğinde kır düğünündesiniz…


Yabancı misafir getirmediğim için sevindim o an. Yanlış anlaşılmasın, yapılan müzik türüyle hiçbir alakası yok bunun. Zira ben de eğlendim. Benim şikayetim tamamen özensizliğe…


Albüm ya da single için prodüksiyon yaparen bütçenizin yettiği kadar vaktiniz vardır. Davulun bir vuruşunu değiştirebilir, aranjmana istediğiniz kadar ses ekleyebilirsiniz. Ama canlı müzikte böyle bir lüksünüz yoktur. Bu yüzden canlı müzik yapmak farklı bir hazırlık, ayrı emek ister.


İngiltere’de geldiğimin ilk haftasında üniversite’de Music Society’ye kayıt olmuştum. Her Pazar günü müzisyenler buluşur, ‘jam session’ tabir edilen doğaçlama müzik yapardık. Hatta, o arkadaşlardan bazıları sonradan bana kendi müzik çalışmalarımda da yardımcı oldular. Onlardan öğrendim en önemli şey ise canlı müzik yapmak oldu.


İyi bir davulcu bulamadığı için konserlerini iptal eden, tonal spektrumda belli bir aralık eksik kalıyor diye grubuna flüt gibi enstrümanlar dahil eden, detaycı ve en önemlisi konser ya da turnelerinden önce haftalarca çalışan müzisyenler tanıdım. “Demek ki kendini göz kırptırmadan dinletenler böyle hazırlanıyor” dedim.


Aynı özeni Türk müzisyenlerden de beklerdim. Göremedim. Üzüldüm.


Ben tam bunları düşünürken Nil sahneye çıktı ve başarılı performansı ile Bos4us’u affettirdi. Hatta misafir olarak sahneye çağırdığı Natacha Atlas’dan hiç tarzı olmayan bir şarkısında kendisine doğaçlama olarak eşlik etmesini istemeseydi ‘kusursuz’ bile diyebilirdim.


Yalnız, gelinle damadı göremedim..??


Ekin Çağlar
www.ekincaglar.com

CEVAP VER