Londra’dan Aziza Mustafa Zadeh geçti.

Londralı cazseverlerin daha önceleri tek başına izlemeye alıştıkları Aziza Mustafa Zadeh’e, bu defa “Opera Jazz Trio” olarak adlandırdıkları klasik caz üçlemesinde bascı Ralf Cetto ve davulcu Simon Zimbardo ile sahneye çıktı.. Zadeh’in ulaştığı olgun ve doyumlu piyano tekniğiyle, bascı Cetto’nun melodik doğaçlamaları ve davulcu Zimbardo’nun deneyimli ve kontrollü eşliği birleşince müzikseverler unutulmayacak bir gece geçirdiler.

Konserde daha önce yazılı basında duyurulduğu gibi Verdi, Ravel, Gershwin, ve Puccini eserleri yerine, (Contrasts, Do Not Tell Me, Lonely Doplhin, Barabashka, Dance Of Fire, Sheherezadeh, Introduction, Aspiration gibi) tanınmış Zadeh bestelerini dinlemiş olmak, cazseverleri ayrıca memnun etmiş olmalı ki, üçlü konser sonunda müzikseverlerin alkışlarıyla defalarca tekrar ve tekrar sahneye davet edildi.

Önceleri “Modern Jazz” veya Azeri kaynaklı temaların cazla birleşmesinden doğan “Fusion” diyebileceğimiz Zadeh’in müzik tarzını, artık bir kaç akımı bir araya getirerek kodlamak mümkün değilmiş gibi görünüyor. Zadeh’in müziğinde caz, opera, senfoni, doğaçlama, ağıt, yerellik, evrensellik, gelenek, gelecek, Azerbaycan başta olmak üzere bütün Kafkasya, Orta ve Batı Asya, Anadolu, Avrupa, Amerika da dahil olmak üzere neredeyse müzik tarihinde iz bırakmış her değerin bir yansımasını, esintisini duymak mümkündür…

Zadeh, bütün bu tarz ve kıtaları öylesine sindirmiştir ki, dikkat etmezseniz hiç birini fark edemeyebilirsiniz. O kadar doğal, mütevazı ve içten ilerler her bir gelişme… Ve de göze çarpmadan gelip geçerler önümüzden… Bin yıldır geleceğe yazılan olan bütün notalar, onbin yıldır kulaklara kazınan bütün makamlar, ahenk içinde akıp giderler, hepsi hepsi bir konser zamanlaması içinde. Ve neredeyse unutulmuş tek bir nota, atlanmış tek bir makam kalmamıştır, bu iddiayi mahçup konuma düşürecek…

Diğer yandan köyünden henüz ayrılmış bir derviş gibi diri ve heyecanlı, milyonlarca yıldır yıldızları gözleyen sıradağlar gibi olgun ve doymuş gibidir, yağmura, kara, güneşe… Mevleviler gibi bir eli göklere bakar, evrenden süzüleni toprağa vermek için, bir eli yere bakar, topraktan eleneni göklere göndermek için…Zadeh piyano çalarken tuşlara basmaz, gözümüzün hemen yanındaki bir yarayı pamukla temizler gibi inceden dokunur tuşlara. Üstelik vurgu oturmuş ve sağlamdır ama incitmez, irkiltmez, ürkütmez dinleyeni…

MUSTAFA KEMAL’İN DÜŞÜNÜ MUSTAFA ZADEH’İN KIZI GERÇEKLEŞTİRİYOR.

1969 yılında Bakü’de dünyaya gelen Aziza, geçirdiği kalp krizi sonucu henüz 39 yaşındayken son nefesini sahnede veren eski Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin yetiştirdiği en yetkin piyanist ve hocalarından üstad Vagıf Mustafa Zadeh ile yine ülke çapında saygınlığa sahip solist Eliza Mustafa Zadeh’in kızıdır. Üstad Vagıf Mustafa Zadeh, özyurdu Azerbaycan’ın doğaçlamaya yatkın halk müziğini caz müziğiyle sentezleyerek yeni bir tarzın yaratıcısı olarak büyük saygınlık kazanmıştır.

Müzikteki bu hem yerel, hem de evrensel çizgide yürüme yolunun öncüleri olarak “Rus Beşleri” diye adlandırılan (1800’lü yıllarda yaşamış Mily Balakirev, César Cui, Modest Mussorgski, Nikolay Rimsky-Korsakov ve Aleksandre Borodin ) bestecilerin adlarını mutlak anmamız gerekir. Vagıf Mustafa Zadeh, işte bu kendi müziğini evrenselleştirme yolunun doğduğu kültürde yetişmiş ve bu doğal etkiyle Azerbaycan doğaçlama müziğini (mugam) temel alarak çalışmalara koyulmuş idi. Bu misyonu kızı Aziza, devralmış görünüyor ki; biz Aziza’dan her ne dinlersek dinleyelim, sanki bu kafkas ruhu bir yerlerde saklıymış gibi bizleri heyecanlandırıyor, ciğerimizi sızlatıyor…

Cumhuriyetimizin kurucu önderlerinden Mustafa Kemal ve arkadaşlarının, ulusal müziğimizin evrensel ölçekte tanınabilmesi için oluşturdukları siyasi ve toplumsal yöneliş, Mustafa kemal’in şu cümleleri ile özetlenebilir: “Bir ulusun yeniliğe açık olmasının, bu konuda ne kadar yetkin olduğunun ölçüsü müzikteki değişikliği alabilmesi, kavrayabilmesidir. Ulusal, ince duyguları ve düşünceleri anlatan yüksek deyişleri toplamak, onları bir an önce müziğin genel kurallarına ve gelmiş olduğu son aşamaya göre işlemek gerekir. Ancak bu yoldan Türk müziği yükselebilir, evrensel müzik içinde yerini alabilir.”

Bu amaçla cumhuriyetimizin ilk yıllarında çağdaşlaşma atılımı kapsamında evrensel müzikle bağlarımızı bilimsel bir seviyeye taşıyabilmek için bir kaç özel yetenekli gencimiz müzik eğitimi almak için yurt dışında gönderilir. Daha sonraları “Türk Beşleri” diye anılacak olan bu gençler besteleri, araştırmaları ve eğitsel çalışmalarıyla bu topraklardan doğan ama evrensel müzikal formlarla işlenen bir çizginin yaratıcıları olmuşlar. Türk Beşleri Hasan Ferit Alnar (1906-1978) , Cemal Reşit Rey (1904-1985), Ulvi Cemal Erkin (1906-1972), Necil Kazım Akses (1908-1999) ve Ahmet Adnan Saygun (1907-1991)’dan oluşur. Türk beşlerinin hemen ardından yetişen araştırmacı yazar, besteci Kemal İlerici (1910-1986) Muammer Sun (1932- )’u da bu yolun yurdumuzdaki öncüleri arasında anmamız gerekir.

İşte Aziza Mustafa Zadeh gerek kendi besteleri, gerekse yorumladığı Azeri türkülerinden Aşık Veysel’e (Shaman albümü -2002) öz yapıtları, bu yüzyılın armonik ve ritmik yapısıyla buluşturarak ulaşılması güç, mukayesesi mümkün olmayan bir saz hakimiyetiyle dünyaya sunarak, yılların hasretini sona erdiriyor… Hem de Stanley Clarke (Bas), Al Di Meola (Guitar), Omar Hakim (Davul), Philip Catherine (Gitar), Bill Evans (ksafon), Kai Eckhardt de Camargo, John Patitucci – Bass, Dave Weckl (Davul), Toots Thielemans (Harmonica), Eduardo Contrera (Vurmalı çalgılar) gibi her biri kendi dalında akım yaratmış, iz bırakmış saz ustalarının eşliğiyle… Üstelik henüz 39 yaşında ama çoğu kendi besteleriyle oluşan 9 albümü Aziza Mustafa Zadeh (1991), Always (1993), Dance of Fire (1995), Seventh Truth (1996), Jazziza (1997), Inspiration – Colors & Reflections (2000), Shamans (2002), Contrasts (2006), Contrasts II (2007) geride bırakarak..

Aziza Mustafa Zadeh Trio, 20 Eylül Pazar akşamı verdikleri konser sonrasında, Royal Festival Hall, Royal National Theatre, National Film Theatre, Old Vic ve Young Vic gibi önemli sanat merkezlerinin ortasındaki Türk mutfağının temsilcisi Ev Restaurant’ın konuğu oldular…

FOTOĞRAF: Aziza Mustafa Zadeh Trio, Sedat Sarıcı ile…
Soldan sağa, Simon Zimbardo, Sedat Sarıcı, Aziza Mustafa Zadeh ve Ralf Cetto.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.