MEKSİKA’DAN… Meksikalı kadın

MEKSİKA’DAN… Meksikalı kadın

0
PAYLAŞ

Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Meksika da olduğu gibi tüm dünyada bir biçimde kutlanıyor. Bir çoğumuz için kadınlar günü, iş saatlerinden sonra kocasız veya erkek arkadaşsız, kadın arkadaşlarla çıkılan bir yemekle sona eriyor.

Sanki şu anki koşullarımız herzaman varmış veya cehaletle, hafıza kaybı arası bir durum olarak kadınlar gününü yaşıyoruz. Doğal olarak, özellikle de şehirli kadın çevresinde gördüğü ve yaşam mücadelesi veren bir sürü kadını normal algılıyor. Nasıl ki erkek kardeşler, ağabeyler, babalar, erkek arkadaşlar çalışıyorsa, kadın da, anne, kızkardeş, kadın arkadaş olarak bir tek günlük koşuşturmanın içinde değil, oy hakkı, çalışma hakkı, en basitinden beğenmediği veya istemediği şeye hayır deme hakkıyla günlük hayatta yerini alıyor. Ancak maalesef  21.yy’da ve sadece şehirli kadının gerçeği bu.

Dünyada en fakir insanların büyük bir çoğunluğu kadın, eğitim almamış insanların büyük çoğunluğu kadın, erkeklere oranla çok daha düşük ücretle çalışan kadınlar iken ve her 5 kadından birisinin işkenceye veya şiddete maruz kaldığı bir dünyada durum böyleyken, Türkiye’de de kadınların çoğu hala görücü usulüyle evleniyor, 100 kadından 22’si yüksek öğrenim görüyor. Berdel, başlık parası, töre ve namus cinayetleri, dayak, baskı ve gelenekler kadını hedef almaya devam ediyor.

8 Mart, kadın haklarının kazanılmasına nereden başlandığının ve bugünlere nasıl gelindiğinin hatırlanması veya öğrenilmesi için özel bir gün. Bir çok gelişmiş ülkede, kadın hakları çok ilerlemeler göstermiş olsa da, ülkemizde ve gelişmekte olan ülkelerde kadın hakları ne yazık ki istenen seviyeden çok uzakta. İşte Meksika da, bu ülkelerden bir tanesi.

Mutlaka Meksika da kadın olmak, Afrika’da veya Asya’da veya Avrupa’da kadın olmakla aynı şey değil. Size Meksikalı kadını anlatmak istiyorum ama hangisini? Indigena denilen Meksikalı yerli kadını mı?

Yerli istatistikler yaklaşık 4 milyon indigena kadının varlığından söz ediyor. Genellikle  13-14 yaşında babası veya büyük ağabeyi uygun gördüğü için bir çuval fasulye karşılığı evlendirilen yerli kadını mı? Meksika da nüfusun 12.3 milyonunu köylü kadınlar oluşturuyor ve her 100 kadından 77si nüfusu 2500 kişiden az olan ve bir ilkokulu dahi bulunmayan yerleşimlerde yaşıyor. Çoğu toprak sahibi bile olamadığı gibi banka hesabının ne demek olduğunu bile bilmiyor.

Şehirli olanları mı? Pazartesinden pazartesiye günde 14 saat çalışıp, karşılığında  5$ kazananları mı? Veya işinde şefinin tacizlerine uğrayıp, eve geldiğinde kocasının hiç bir işe yaramadığını söylediği kadını mı ? Meksika da her 5 kadından biri mutlaka şiddete maruz kalıyor. Yetkililere şikayete gittiğinde ciddiye alınmayan veya kocaları babaları veya erkek kardeşleri tarafından cinsel olarak suistimal edilen  ve susmak zorunda kalan sessiz kadını mı?

Nijerya da evlilik dışı çocuk doğurduğu için taşlanarak öldürülen yine aynı sebeple cinsel organına acı biber dolduralan Queretarolu bir kadın arasında fark var elbette. Dümdüz bir bakışla gelenek diyip geçilebilir veya Oaxacalı bir kadın ve bir İranlı kadın arasındaki fark gibi nasıl olsa ikisinin de yaşadığı toplumda ne söz hakkı, ne de oy hakkı var denilebilir. Aslında gerçekten de Cancunlu fakir bir kızla, Taiwanlı bir kız arasında ciddi bir fark yok. İkisi de sonuçta çocuk pornografisi veya seks turizmi denilen sektörlerde calışmaya mecbur ediliyor.

Tabii bu yazı biraz daha Fridalı, Consuelo Velazquezli, Salma Hayekli, bol şekerli ve magazinli bir yazı olabilirdi,ama, ne yazık ki bir grup renkli kadın, Meksikalı kadın gerçeği ile örtüşmüyor.

Meksikalı kadın, haklarını 1923’den itibaren kazanmaya başlamış. Geçen uzun bir mücadele döneminden sonra kazanılan haklar 1975 de son halini alarak Medeni Kanun’un 4. Maddesine göre kadın ve erkek kanun önünde eşittir durumuna gelmiş. Gelmiş de ne olmuş? Daha yürünecek öyle çok yol var ki.  Maalesef, kadının tabiyeti, rengi, eğitimi farklı olsa da, sonuç insanı dumura uğratacak kadar aynı:

Dünya kadınlarının 2/3  okuma yazma bilmiyor, yaklaşık 3-4 milyon arası kadın heryıl erkekler tarafından dayak yiyor ,şiddete maruz kalan her kadın 12 kez daha fazla intihar eğilimi gösteriyor, dünyada yaşayan 100 milyon fakirin yüzde 60ını kadınlar oluşturuyor, 18 yaşına gelmiş genç kızlar, yaşıtı genç erkeklere oranla 4.4 yıl daha az eğitim alıyor, yılda 100 bin kadın sağlıksız koşullarda yapılan kürtajlar ve 500 bin kadın hamilelik ve çıkan komplikasyonlar sonucu ölüyor, gelişmiş ülkelerde 6 kadından 1 tanesi tecavüz sonucu ölüyor, dünyada bulunan 23 milyon mültecinin yüzde 70ini kadınlar oluşturuyor, savaşlarda silah olarak kadına sistematik olarak tecavüz ediliyor, dünyanın tüm ülkelerinde kadınlar erkeklerle aynı işi yapsalar bile yüzde 30-40 civarında daha az kazanıyorlar, 100 ülkenin parlamentolarında hiçbir kadın parlamenteri yok, Latin amerika da 12 ülkede tecavüzcü kurbanına evlenme teklif ettiğinde ceza yükümlülüğü kalkıyor.

Şaka gibi! 

Kadın günü de ne demek, erkek günü var mı ki diyenlere de selam olsun böylece! 

BİR CEVAP BIRAK

5 × four =