MEKSİKA’DAN… Yıllar sonra yine Zapatistalar

Meksika’da faliyet gösteren Zapatista Ulusal Kurtulus Ordusu (EZLN) gerillaları geçen hafta kırmızı alarm vererek kışlalarına çekildiklerini açıkladılar.
 
Oventic, La Realidad, Morelia ve Roberto Barrios’da bulunan bütün İyi Yönetim Cuntaları ve özerk otoriteler güvenli bir yere tahliye edilirken Asi Zapatista Özerk Belediyeleri’nin tüm merkez büroları kapatılmaya başlandı.

Meksika’da Chiapas eyaletinde yerlilerin haklarını savunan EZLN, geçen hafta tüm yerel liderlerinin birliklerini toparlamaları ve Meksika’nın Chiapas eyaletindeki ‘gerilla bölgesi’ boyunca radyo yayınlarının geçici olarak durdurulması kararını almıştı. Böylece “Sesi olmayanların sesi” Radio Insurgente’nin (Radyo İsyancı) kısa ve uzun dalgadan yaptığı tüm yayınlara belirsiz bir süre için ara verdi.

Meksika’da kızılderililerin ve yoksul köylülerin hakları için mücadele eden Zapatistaların lideri ”Subcomandante  (Komutan Yardımcısı) Marcos, ”mücadelede yeni bir adıma hazır olduklarını” bildirdi. Bu bildirinin yayınlanmasıyla birlikte barış kampları veya toplum projelerinde çalışan ulusal ve uluslararası toplulukların isyancı toprakları terketmeye çağırıldı.  

Yapılan seferberlik çağrısıyla bütün EZLN üyelerinden uğraştıkları çeşitli işleri bırakmaları istendi.

 Marcos, yaptığı açıklamada, grubun, ”hareketin yüksek komutasını oluşturan sempatizanlarına, mücadelede yeni bir adım atılmasını” önerdiğini belirtti. Ancak Marcos, gerillaların, çoğunluğun onaylamasıyla benimsenecek bu yeni yolu izleyip izlememekte serbest olduklarını söyledi.

Marcos’un geçen hafta sonu yaptığı açıklamada, gelecek yılki devlet başkanlığı seçimlerinde solun önde giden adayı Andres Manuel Lopez Obrador’u ”sola ihanet etmekle” suçlaması, Zapatistaların politikaya girmek isteyebilecekleri yorumlarının yapılmasına yol açmıştı. Ancak Zapatistalara yakın kaynaklar, gerillaların siyasi parti kurma çalışmaları olmayacağını ancak silahlarını da bırakmayacaklarını söylemişti.

Chiapas eyaletindeki insan hakları savunucuları da, gerillaların 2006 devlet başkanlığı seçimleri öncesinde bir strateji geliştirmeye çalıştığı yorumunu yapıyorlar.

Yerli halkaların hakları için 11 yıldan beri mücadelelerini sürdüren Zapatista gerillaları ilk kez 1994 yılı başında Zapatista Ulusal Kurtuluş Ordusu (Ejercito Zapatista de Liberacion Nacional, EZLN) adı altında toplanarak kendilerine NAFTA ile dayatılan liberal devrimlere ve yeni dünya düzeninin diğer yaptırımlarına karşı koymak için 1994’ün yılbaşı günü “sefiller ve mülksüzler” adına Meksika Hükümeti’ne savaş ilân etmişti.

1917 Anayasa’sının toprak reformu öngören 27. maddesi Salinas lideriliğindeki PRI iktidarınca yürürlükten kaldırılmıştı. Aynı anayasanın 4. maddesi Meksika’yı etnik gruplardan oluşan bir devlet olarak tanımlıyor ve yerlilerin dillerini ve kültürlerini koruma haklarını saklı tutuyordu. Ama aynı zamanda, Meksika’da etnik birlik, ulus-devletin ve pazar ekonomisinde birliğin yaratılması için bir önkoşul olarak görülmüştü. Bu yüzden, yerliler 60 yılı aşkın bir süredir kendilerini asimile etmeye yönelik politikalarla birarada yaşamışlardı. Meksika toplumunda onurlu bir yerleri yoktu. Kollektif bir bütün olarak yaşama hakları bir yana, insan hakları bile tanınmıyordu. PRI’nin uyguladığı ve bu durumdan istifade eden mestizoların (melez) desteklediği neo-kolonyal bir baskı altında yaşıyorlardı. Chiapas ormanlarında ortaya çıkan bir köylü lider ve halk kahramanı olan Emiliano Zapata’nın hayaletinin San Cristobal’da dolaştığı söylentisi tüm dünyaya yayılıyordu.  Zapata bu yerlilere bir insanı çağrıştırmıyor, yalnızca mücadeleyi ifade ediyordu. Aslında Meksika’nın derinliklerinde hiçbir zaman sona ermeden süren direniş, EZLN’nin varlığını hissettirmek için silahlı mücadeleyi seçmesiyle daha belirgin bir hale gelmişti.

EZLN, 100 bine yakın insanın yaşadığı San Cristobal de las Casas şehrini ele geçirdiği gün tüfeklerinden çıkan kurşun sesleri, dünyanın herbir köşesinden ses getirmiş, o güne dek hiçbir isyan hareketinin başaramadığı bir şeyi başarmışlardı. EZLN’nin ayaklanması, bir avuç gerilla peşine düşmüş köylülerden oluşan ve dağlardan inerek şehirleri işgal etmeye çalışan iktidar heveslisi bir hareket değildi. Devlet denetimini ele geçirmeye çalışmıyordu. Sosyalist bir devlet kurmaya da çalışmıyordu. EZLN’nin amacı, Chiapas’ta ve Meksika’nın
geri kalan kısmında ülkeyi temelden dönüştürecek geniş tabanlı bir sivil toplum hareketi başlatmaktı. Bir kehaneti gerçekleştirmeye çalışıyorlardı.  EZLN,  adil seçimlerin düzenlenmesini ve Meksika’da gerçek bir demokratikleşme sürecinin başlatılmasını istiyordu.

EZLN’yi kendinden önceki gerilla hareketlerinden ayıran unsurlardan biri de, mücadelenin Batista ya da Somoza gibi tipik bir diktatöre karşı değil, ülkede siyasal, ekonomik ve toplumsal yapıyı denetim altında tutan PRI iktidarına karşı yürütülüyor olmasıydı. EZLN’nin hedefi, bir tiranı devirmekten çok, ülkedeki insanların devrimci düşüncelerini yeniden harekete geçirmekti.

Halefi Salinas gibi bir teknokrat olan Ernesto Zedillo’nun Aralık 1994’te iktidarı devralmasından sonra da değişen pek bir şey olmadı. Zapatistalar’ın adil seçimler düzenlenmesine yönelik isteğini yerine getirmesi mümkün değildi. İktidar partisinin seçim yolsuzluğunu gelenekselleştirmiş olduğu Meksika gibi bir ülkede yapılacak ilk adil seçim, PRI’nin sonunu getirirdi. Adil seçim düzenlemek yerine, Subcommandante Marcos’u terörist ilân edip isyancıları da “ne yerli, ne Chiapas’lı” olan bir avuç gerilla tarafından yoldan çıkarılmış yoksul köylüler olarak nitelemekle, rejimin sınıf temelli, ayrımcı siyasetini göstermiş oldu. Zedillo, adil seçim düzenlemek yerine, Meksika Ordusunu Zapatistaların denetimindeki Lacandon ormanına sürdü ve “kandırılmış yoksul köylüler” olarak nitelediği yerlilerden binlercesinin Zapatistalar ile birlikte dağlara geri çekildiğine tanık oldu. Ardından 2000 yılında göreve başlayan başlayan Panist lider ve Devlet Başkanı Vicente Fox’un 15 dakikada halledeceğini söylediği Zapatista sorunu hepimizin de bildiği üzere yerli yerinde durmaya devam etti.

EZLN ayaklandığında yayımladığı “10 Nokta” adı altındaki pakette toplanmış temel insani haklar için mücadele ediyordu. Yalnızca Meksika’daki yerlilerin değil, tüm dünyadaki insanların insanca yaşamak için gereksinim duyduğu haklar için: İş, toprak, gıda, konut, sağlık, eğitim, bağımsızlık, özgürlük, demokrasi, adalet ve barış için mücadele ediyordu ..
 
Yıllarca silahlı hiç bir eylemde bulunmayan grubun pipo içen lideri geçtiğimiz 4 yıl içerisinde grubun siyasi yerini belirlemek ve “Rahatsız Ölüler” adlı kitabını yazarak geçirdi. 1990lı yıllarda bir anti-globalizasyon idolüne dönüşen ve taktığı siyah kayak maskesini başından hiç çıkarmayan  Marcos, verdikleri alarmın bir saldırı hazırlığı değil sadece grubunu askeriyeden koruma hazırlığı olduğunu söylüyor.

Hükümet sözcüsü Ruben Aguilar militanların alarm kararı almalarına rağmen Chiapas’da durumun sakin olduğunu söylüyor. San Cristobal de las Casas’a 40km.  uzaklıkta bulunan ve Zapatista kontrolünde bulunan Oventic kasabası neredeyse terkedildi. Zapatista topraklarında hint keneviri tarlaları bulunduğu iddialarına karşın geçen hafta  yaptığı açıklamada hükümet sözcüsü Ruben Aguilar “Chiapas eyaletinde dört belediyenin sınırları içinde yaklaşık 44 hint keneviri tarlası bulunmuştur ancak hiç birisi Zapatistalara ait değildir” açıklamasını yaptı.
   
 Bir askeri atak yaşamadıkça herhangi bir silahlı saldırıda bulunmayacaklarını söyleyen Zapatista gerillalarının ve sempatizanlarının yaşadığı  artık bir turistik objeye dönüşen siyah kayak maskelerinin Zapatista gerilllarının anahtarlıklarının, kalemlerinin satıldığı köyleri, yıllarca çoğu avrupalılardan oluşan turistler  ziyaret ediyordu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.