Merve ve Münip Utandı

Istanbul’ da devam eden günesli günler meger kar topluyormus, havayi koklamasini ögrenmis olan Istanbul’ lular bu havalarin haberlerini alirlar, ”günes kar topluyor” deyimini bilirler, kimilerine aniden degismis gibi gelen Istanbul havasina ise hiç sasirmazlar. Dün aksamin da yagmur ve kar yagisli geçecegi bildiriliyordu. Bakirköy Cem KARACA Kültür Merkezi’ nde çok degerli müzisyen olan bir baba-kiz konserine davet edilmistim, 1976 senesinden itibaren bir çok konserini izledigim Saygideger Münip UTANDI Beyefendi’ yi, seneler sonra kizi ile ayni sahnede izlemek çok güzeldi. Ilk sirada sevgili esi ve meslekdasi Ceyda UTANDI’ da konseri izliyordu. Disarda çok soguk bir kis günü hüküm sürüyordu, bizler, konsere gelebilenler, çok degerli saz sanatçilarinin esliginde baba-kizin güzel seslerini, yorumlarini dinliyorduk, bestelenmis Yahya Kemal BEYATLI siirleriyle, Türk Müzigi’nin insan ruhuna ettigi faydalardan nasibimizi aliyorduk.

Merve UTANDI, pek zarif ve güzeldi, kiyafeti hostu. Birlikte söyledikleri sarkilarin disinda, yalniz söylerlerken, saz sanatçilarinin yaninda bos biraktiklari sandalyeye oturmalari, eger eslik edeceklerse yine oradaki mikrofondan seslenmeleri, bu incelik görülmeye ve ders alinmaya degerdi, dogalligin güzelligini anlatmak için baba-kizi seyretmek yeterdi. Bu konserlerinde niçin Yahya Kemal BEYATLI’ nin bestelenmis siirlerine yer verdiklerini su bilgilerle açikladi Merve UTANDI. ”Konserimiz 10 Aralik 2010, Türk Sair ve Yazar Yahya Kemal BEYATLI, 2 Aralik 1884 de Üsküp’ te dünyaya geldi ve 1 Kasim 1958 de Fatih’ te vefat etti, degisik bestecilerimizin, farkli makamlardaki eserlerini,Y.K.BEYATLI siirlerini yorumlamak istiyoruz” dedi. Her biri çok güzeldi.
Münip UTANDI, çok söylendigi için asina oldugumuz fakat siirinin Y.K.BEYATLI’ ya ait oldugu pek bilinmeyen bir sarki oldugunu söyleyerek, konseri dinleyenleri bilgilendirdi. Dogru bilgiyi paylasmak ibadettir diye düsündügüm için, ben de sizlere söyleyeyim isterim, o sarki, ”Gidelim Göksu’ ya bir Alem-i ab eyleyelim” imis, belki meraklisi vardir, bilgilenir ve gerçegi bildigi için sevinir.
Türk müzigi dertlere deva, sifa, derman, teselli, ümit, yasama sevincidir bence, hele bir de enstrüman çalabilme yeteneginiz varsa ve bu sansa sahip oldugunuzu kesfetmisseniz yahut kesfedilmisseniz, üstelik bir enstrüman çaliyorsaniz, yeryüzünde yasadikça caninizi hiç bir dert acitmaz, enstrümaniniz sizin dert ortaginiz olur. Sahnede Lütfiye ÖZER kemençe çaliyordu. Ne zaman ki, bir konserde saz sanatçilari arasinda kadin saz sanatçisi görürüm, aklima ATATÜRK gelir ve sevgimle, saygimla, sonsuz tesekkür ederim. Güzelim yeryüzüne bakmamiz ve güzelliklerini paylasmamiz için, bizi bizden evvel ve bizden çok düsündügü için, ne kadar sansli insanlar oldugumuzu düsünürüm. Ben de ilk türkülerimi, sarkilarimi babami, amcalarimi dinleyerek ögrenmistim. Sahnede bir baba-kizi dinlemek ayri bir haz veriyor bana. Charles AZNAVOUR’ u da kiz torunuyla birlikte düet yaparken seyretmistim, çok etkileyiciydi, çünkü gerçekten, güzel sesleriyle, güzel yorumluyorlardi. Müzik hayatinin içinde olmak, insanin ruhunu yüceltirken, bedenini de hep genç tutuyor bence. Müzisyenlerin yüzlerine bakin, gözlerinin ne kadar duru baktigini farkedeceksiniz. Para ve parasizlik kirletmez onlari, en güzel besteler, en sade en içten yuvalarda bestelenir. Yalnizlikla çogalan ezgileri yüreklere paylastirir, gerçek müzisyenler…
Münip UTANDI, sahnede kendisine eslik eden,taksim yapan, kadim dostu Udi Samim KARACA’ yi ”ben kendisine Samim Baba diyorum” diyerek takdim etti.
Taner SAYACIOGLU Kanun çaldi, taksim yapti, Birol YAYLA Tambur çaldi, Aziz Senol FILIZ Ney üfledi ve taksim yapti.
Saz sanatçilarinin enstrümanlarini yüregiyle çalmasi, sarki söyleyen sanatçiyi can kulagiyla dinlemesi, müzigin barisçi bir paylasim oldugunun delili adeta…ve sevgisiz hiç bir sey olmaz, insan sevdigi müzigin yanindadir, müzik de O’ nun içinde…Ve Leonardo da VINCI’ yi hatirlamadan edemeyecegim, ”Bilen sever” diyor, daha ne desin Allah askina siz söyleyin, ”Bilen sever” demis ve gitmis, esasinda yüregimize ve aklimiza hem kazimis hem de kendisi kazinmis…
Sagliginda hiç bir kitabi yayinlanmamis, vefatinin ardindan Nihat Sami BANARLI yayinlamis Yahya Kemal BEYATLI’ nin siirlerini. Istanbul Vefa Lisesi mezunu olan sairimiz, 9 sene Paris’ te yasamis, Lozan Konferansi’na katilmis, Urfa, Yozgat, Tekirdag, Istanbul Milletvekillikleri yapmis, Pakistan Büyükelçiligi görevinde iken emekli olup yurda dönmüs, hastaligi sebebiyle Fatih’ te bu dünyaya veda etmis. Bir Istanbul sevdalisi olan sairimiz ” Aziz Istanbul ” diye seslenmistir, bu büyülü sehre… Münir Nurettin SELÇUK besteleriyle ölümsüzlesmistir.
Münip UTANDI sahnede her besteyi muhtesem yorumladiginda ” var ol ” sesleri geliyordu kulagima. Merve UTANDI ayni güzellikte yorumluyordu sarkilari, dogru nefes alarak, sarki söylemenin inceligini ve siirsel güzelligini gösteriyordu dinleyenlerine.
”Bu zor hava sartlarinda, konsere tesrifleriniz için çok tesekkür ederiz” dediler, esas biz size çok tesekkür ederiz,Türk Müzigi’ ne verdiginiz hizmet için, bilgilendirdiginiz için…

Yasayan sairlerimizden Ataol BEHRAMOGLU kizi Baris BEHRAMOGLU için bir siir yazmis, Münir Nurettin SELÇUK’ un oglu Timur SELÇUK bu siiri kizi HAZAL SELÇUK için bestelemis, babalar ve kizlarini hatirlatan güzel bir siir-müzik birlikteliginin siirsel adaleti için,sanatçilarin hep daha çok özgürlük için çarpan iyi yürekleri için, sizlerle paylasmayi kivancim kabul ederim, siire ve müzige olan sonsuz askimla sizleri selamliyorum iste kendimce, her sey sevgiyle oluyor iste…
Bütün insanlari dostun bil / kardesin bil / kizim
Sevginin ürünüdür insan / nefretin degil / kizim
Zulmün önünde dimdik tut / onurunu
Sevginin önünde egil / kizim

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.