Meslek odası ya da derneği!

PAYLAŞ

Bugün mesleklerimden biri için bir toplantıya katıldım ve toplantıda demokratik kitle örgütlerine gereğinden fazla anlamlar yüklendiğini gördüm.
Demokratik kitle örgütünün yapabileceği şeyler bellidir ve amacı doğrultusunda iş yapabilir. Amacı içinde hedef aldığı sorun ve grubun işleri ile ilgilenir. Toplumu dönüştürme ve değiştirme şansı yoktur, sadece toplumu dönüştürme projesi olan siyasi hareketlerin kararlarına etki yapmak için toplumsal baskı aracı olarak duruş sergileyebilir ama topluma yön veremezler. Etki alanı kısıtlıdır ve o kısıtlı imkanlar içinde çalışır. Genel politikanın yönünü değiştirme yetkisi içinde olamazlar.
Demokratik kitle örgütü çalışma alanı bellidir ve o çalışma alan içinde bulunabilir. Her konu hakkında görüş geliştiremedikleri için, genel politikanın oluşması için görüş sergileyemezler, sadece kendi pencerelerinden gördükleri kadar algılar ve yorumlayabilirler. Bu mesleki örgütün ya da odanın bakış açısı da o çerçeve içinde yer alır. Siyasi partinin görevini yerine getiremezler. Siyasi partiler ise ülkenin geleceği üzerine proje üretir ve fırsatını bulduğunda o projeye hayat vermek için emek harcar. Bizim gibi geri bıraktırılmış, yeni sömürge ülkelerde ise parti politikası önemli değildir, dış güçlerin çıkarları belirleyici olur. O çıkarlar içinde siyasi partinin projesi çeliştiği bölümleri hayat bulur, o da seçmeni için bir zafer anlamını işaret eder. Bu bağlılık olduğu sürece, bağımsız bir siyasi proje bu ülke toprakları içinde hayat bulması hayalidir. Bağımsız politika ancak ve ancak bu zincirlerin kırılması ile mümkündür ve bunu gerçekleştirecek ne yazık ki ülkemizde bir siyasi proje yoktur.
Katıldığım toplantı karikatürcüler ile ilgiliydi. Karikatürcülere verilmiş bir rol yoktur, karikatürcülerin bir bölümü kendisi üzerine bir rol aldığını gördüm.
Karikatürcülerin kitapları az satar, o yüzden yayınevlerinin karikatür albümü basması olasılığı düşüktür, kişisel ilişki sonucu albümler çıkabilir, onun dışında albümü olmayan yüzlerce karikatürcü hala bu topraklarda yaşamaya devam eder.
Derneğin; sergi salonların organize edilmesi ve sergilerin organizasyonunda destek ve programlama yapması beklenir ama o yetenek içinde ne yapısı vardır ne de ilişkisi. O sergilerin organizasyonları bile kişisel ilişkilere bağlı olarak yürütülmektedir, kurumlaşamamıştır. Kurum olamayan karikatürcüler, henüz meslek olarak kabul edilmemişken, örgütlü olmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Darbe süreci dışında dernek hep var olmuştur ama ne meslek odası olmuş, ne de o yönde çalışma içinde ve organize olamamıştır.
Meslek ahlakı diye birde soyut kavram üretilir, ne olduğunu kendileri bile bilmezler. Bazı karikatürcüler, para için ırkçı bir gazetede karikatür çizer, toplantılarda demokrat olur, gereği görürse devrimci olur. Karikatürün/karikatürcünün siyasi bir çizgisi olmaz! Bir bakarsınız meslek dayanışması içinde, ırkçı bir partiden seçilmiş bir adaya karikatürcü olduğu için kutlama mesajı gönderilir. Karikatürcünün meslek dayanışması her şeyi hoş görür, karikatürde hoşgörü üzerine değil midir?(!) O kadar hoşgörü içindedirler ki, toplum altı üst olurken, belden aşağı espriler apolitik yayınlar ile karikatürün siyasi yönü unutturulmaya çalışılır. Irkçı gazetede çizen, demokratik kitle örgütü içinde yer bulur, destek bulur. Mesleki dayanışma! Patronun kim olduğu önemli değildir, önemli olan emeğin satımı ve o satımdan elde edilen para diye düşünülebilinir, ama karikatürde emek yanında fikir ve yaşama bakış açında yayınlanan yere uygun olur. Uygun olmayanı patron neden yayınlasın? Para için her rengi alan karikatürcülerin ahlak anlayışı tartışma konusu bile olmaz! Meslek, patrona bakmaz diyebiliriz. Şimdi benim patronum, Sabancı olmuş, Sütaş olmuş, Türkiye Gazetesi olmuş önemli değildir. Önemli olan nedir peki?
Karikatürcüler derneği ve yönetimi üzerine hep karikatürcüler içinde tartışma olmuş ama bir sonuca ulaşılamamıştır. Kendilerini meslek odasının parçası olarak gören bazı karikatürcüler, meslek gibi algılayıp, mesleğin sorunlarının çözümü için örgütlü olmayı savunurlar. Örgütlülük sadece yarışmalarda jüri üyeliği ve yarışma süresince sponsor bulunması ve sponsorlar sayesinde bir süre yaşamak anlaşılmıştır.
Dernek, kiracı olarak bulunduğu binanın ya da dairenin sahibini kızdırmamak için eleştiri oklarını içine döndermiş, o yüzden aktif bir gündem belirleyici özelliğini kaybetmiştir.
Karikatür ile yaşamını ikame edenler var olduğu için, meslektir. Fakat bu meslek olarak dahi kabul edilmemektedir. Meslek olmayı beceremeyenler, meslek sorunlarına çözüm aramaya çalışmaları bana gülünç geliyor. Karikatür ile ilgili dernekler, vakıflar öncelik meslek olmak için mücadele versinler. Kimliği olmayan meslek!
Karikatürcü, meslek odasının olmasını özlem duyması güzeldir. Olmayan meslek dayanışması hissetmek güzel bir duygudur, fakat hayalidir. Bireyselleşmiş ve her yerde karikatür çizmeyi kedilerine ilke edinmişler, bu mesleğin gelişmesi için bir şey yapma şansları yoktur. Bugünkü siyasi ve hukuk düzeni altında derneğin bunu yapacak ne gücü ne de hedefi vardır.
Bugün AKP iktidarını eleştiremeyen dernek, dolaylı olarak AKP destekçiliği yapmaktadır. İçlerinden her ne kadar AKP karşıtı görüş taşıyan bireylerin olması, hatta yönetimin AKP karşı duruş içinde olduğu söylenmesi, bu desteği ortadan kaldırmıyor. Dernek, yerinden olmamak için, müzenin açık kalması için her türlü özveriyi göstermeye devam edecektir.
Toplumsal olaylar içinde derneğin afişini taşıyan karikatürcülerin olmaması tesadüfi değildir. Karikatürcü meyhanelerde, dernek binalarında sigara (şimdi yasak) ve içki gölgesi altında ilham aramaya çıkmaz, olayların içinde yer alır, masanın başına geçip ekrandan geçen görüntülere bakıp konu bulmaz. Yaşamın içinde olur, yaşamın yansımasını kendi bağımsız algısına göre yorumlar, ne yazık ki bu duruş 12 Eylül ile birlikte yok olmuştur. Sipariş karikatürler ve espiriler, reklam veren firmanın lehine bulunan gülmeceler ile karikatür hadımlaştırılmıştır. Bugün yaşanan süreçte, karikatürün etkisinin toplum içinde düşmesinin sebebi bu hadımlaşmada aramak gereklidir. Çok satan dergiler artık yoktur. Dergi içinde dergi doğarak karikatür gelişmemektedir, gün geçtikçe balon karikatürü içinde balonlaşmaktadır. Bakılıp, anında gülünen ama akılda kalmayan karikatürler, ticarileşmiştir. Satmak için karikatür, okuyucu için çizilmeye devam ediliyor. Bunların dışında bir da yarışma için çizilen karikatürler vardır ki, aldıkları ödüller ile övünen yüzlerce insan görebilirsiniz! Ne zaman ödüller övünme kaynağı oldu, ödüllerde hangi kriterler oynadığı ödül alan karikatüre bakarak söyleyebiliriz. Kandırmaca piyasa için işlerken, karikatürcüde kendisini kandırmaya mı başladı?
Karikatürcüler derneğinden gereğinden fazla anlamlar yüklendiğini düşünüyorum. O anlamlar yüzünden kişisel karşı duruşların olduğunu görüyorum, fakat ülke durumunun küçük yansıması olan bu cemaat ilişkisi içinde, her türlü ayak oyunu ile yönetimi tutmak ya da elde etmek için neden bu kadar emek harcandığını anlayamıyorum. Derneğin yapabileceği işleri belli, o belli olan şeylere anlamlar yüklemeyi bile anlamsız görmeye devam ediyorum.
Eğer karikatürü meslek yapmak için bir şeyler yapılacaksa, tarih önünde belki bir anlam bulunabilinir, ama sende bir iki yarışma düzenlemek, sergi yapmak ne sanata, ne de mesleğe bir katkı yapmaz. Neden karikatürcüler kendi eserlerini değerlendirebileceği alanlar yaratamazlar, yaratmak için mücadele etmezde, bir biri hakkında konuşur? Anlam veremedim…
Bugün yapılan toplantıda karikatür üretmek için alanlar yaratılması için çaba sarf edilmesi gündeme geldi, umarım başarılı olur ve bu üretim sayesinde yeni örgütlenmelerin yolu açılır ve bu sayede kısır tartışmalardan kurtulunur. Toplantıyı organize edenlere yolu açık olsun derken, elimden gelen katkıyı sunabileceğimi peşinen söyledim… Hadımlaştırılan yapı içinden doğru bir şey çıkmaz, o yüzden yeni yapılanmalara ve karikatürcülere ihtiyaç vardır. Bu girişim belki taze kan getirir ve canlanır… büyük anlamlar yüklenmesi yerine, gerçeği olduğu gibi kabul edip, bir amaç etrafında yan yana gelinebilinir… o zaman belki meslek olarak kabul edilme yönünde önemli adımlar atılabilinir… belki o zaman karikatürcü için belki ayrı bir sosyal güvenlik yaratılabilinir…


—————————————
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER