Mesleklere bakarken…

Teknolojik ilerleme ve ihtiyaçlar bu mesleklerde doğal seçicilik sonucu yok olduğunu hemen düşünebiliriz. Fakat bazı meslekler var ki bu genel kurala uymaz, çünkü her dönem gözde olmalarına rağmen gün geçtikçe önemiz, 'işte sırtımı devlete dayıyım da ne olursa olsun!' anlayışının hakim olduğu meslek olabiliyor. Bazı meslekler ise aylık bir küçük para karşılığında özgürlüğünü ve özgünlüğünü yok etmektedir. Ne oluyor da meslekler ortayken bir anda gözden düşebiliyor?


Sorular kafamın içinde dolanırken, karşımda duran öğretmenlik ve avukatlık mesleğini gündemime aldım. Çünkü biri devlet güvencesi altında işini ircaa erken, öteki özel teşebbüs içinde yer bulmaktadır.  Her ne kadar küçük bir kesimi özel ve devlet içinde yer almış olsalar da sonuç itibari ile öğretmenlik geleceği garantisi olan bir meslektir. Ne demektir garanti olması, en azından emeklilik ve sosyal güvencesi garantisi vardır. Devlet şemsiyesi altındadır. Öğretmenlik mesleği her dönem içinde vardır, yok olacak bir meslek değildir. Her rejim ve dönemde öğretmenlik mesleği varlığını korur. Cumhuriyet ile birlikte öğretmenlik bir düzene girmiş ve öğretmen olabilmek için belirli bir eğitimden geçmiş olma şartı getirilmiştir.  Eğitmen olmak için eğitilmiş olmak ve nasıl eğitim vereceğini bilme şartı getirilmiştir. Öğretmen var olan devlet ideolojisinin geniş kitlelere yayılması için eğitilir. Eğitim aldığı formata uygun olarak öğrencisine aktarır. Eğitmen aynı zamanda toplum düzenin nasıl olması gerektiğini aktarandır. O anlamda eğitmen toplum dinamikleri içinde saygın bir yere sahip olma zorundadır. Fakat son gelinen noktada bu saygınlıktan bahsedebilir miyiz? Öğretmen kendi öz işi dışında başka işte çalışmakta, kendisini geliştirme yerine ekmek için başka yerlerde çalışmaktadır. Eğitmenin hizmet içi eğitim göz ardı edilmiş ve eğitmen okuldan çıktığı bilgiler ile öğrencisine bilgiler aktarmaktadır. Eğitim bakanlığının belirlediği kitaplar dışına taşmadan, resmi devlet politikası gereği bilgileri aktarırken, bilgilerin doğru ya da yanlışlığı üzerinde düşünmez ve düşünmeye de yol açacak tartışmadan kaçar. Verilen eğitimin tek doğruluğuna inanılır. Bizim eğitim sistemimizde tek doğru bilgi öğretilir. O yüzden okullar çocukların biçimlenmesinde önemli işlevleri vardır. Köy enstitüleri zamanında ki eğitim, daha çok ortak üretimi teşvik ederken, günümüzde bireysel tüketimi teşvik etmektedir. Dershaneler bu bireysel tüketim yerlerinden biridir, bol bol cevabı belli soru tüketilir, sınavlar tüketici bireye göre yapılandırılır.


Öğretmenler cumhuriyetin ilk döneminden başlayarak önemini korumuş, fakat günümüzde öneminden bahsedilemeyecek bir konuma düşmüştür. Önemli olduğu dönemler dahi öğretmen olmak isteyenler hep fakir ve orta düzeyde geliri olan ailelerin çocukları olmuştur, çünkü öğretmen olmak demek devlet güvencesine kavuşmak anlamına gelir ve en az riskli gruptur. İşsiz kalması normal şartlarda imkansızdır. Öğretmenler geldikleri sınıfa uygun davranış sergilerler.  Bugün öğretmen toplum dinamikleri içinde önemli yerde olması gerekirken, yeteri kadar eğitim almamış, pedagojik format yoksunu, öğrencisi ile nasıl iletişim kuracağını bilemeyen, var olan müfredat dışında başka şey anlatmayan ve okumayan konumdadır! İkinci işte çalışmayan öğretmenler kendilerini geliştirme yerine duman altında sohbetler yapmaya devam etmektedirler.  Dershanelerde ve başka yerlerde eğitmenlik yapanlar devlet güvencesi altına girebilmek için Milli Eğitim Bakanlığının açacağı sınavı beklemektedir, bilgisayar kurası ile atanmasını bekler.  Öğretmenler neden bugünkü hale düşmüştür?


Bu bir tercih durumudur, eğitim bilgi yerine ideoloji aktarırken, şimdi bir sanayi konumuna dönüşmüş ve öğrencisini müşteri olarak görmektedir.  Eğitmen öğrencisinin üzerinden ne kadar çok para kazanacağına bakar, para karşılığında sınavda çocuğun göstereceği başarıdır. Normal okula giden öğrenciler sınavlarda ki başarı oranın düşük olması, özel ders alanlarda yüksek olması bir tercih sorunudur. Eğer normal okula giden öğrenci başarılı olursa, özel derse ve dershaneye neden ihtiyaç olsun?


Avukatlık mesleği bildiğiniz gibi özgürlüğündedir. Avukat özgür olarak müvekkilini seçer ve savunur. Avukat kendi iradesi ile seçimini yapar, hangi alanda uzmanlaşacağına kendisi karar verir. Meslek ilkeleri gereği avukat mesleğini icra ederdi. Fakat son dönemde avukatlarda başka avukatlar ya da bürolarda maaşlı olarak çalışmaya başlamıştır. Avukat artık maaş ile çalışan ve müvekkilini seçme özgürlüğü elinden alınmış konumdadır. Büroda çalışanlar belirli alanlarda uzmanlaşmış ve o alanlarda hizmet veren bir dişliye dönüşmüş konumdadır. Patronu ne isterse onu yapmak ile yükümlüdür. Avukat mesleği henüz öğretmen mesleğinde olduğu gibi dejenere olmamıştır, fakat zaman içinde diğer mesleklerdeki itibar kaybetmesi gibi bu meslekte de kayıplar olacaktır. Çünkü büro hangi davaya bakmasını karar verirken, nasıl davranmasını da belirleyecektir. Hukuk konusunda yardıma ihtiyaç olanları müvekkil değil müşteri olarak görecektir ve sırf daha çok para kazanabilmek için, çalıştığı büroya itibar kazandırmak için kazanabileceği davaları alacaktır. Avukatın özgür çalışma koşulları elinden alınıp belirli kurallar içine hapsedilmesidir.


Meslekler neden itibar kaybeder? İtibar ile ekonomi arasında bir direkt bağlantıdan söz edebilir miyiz? Devletin mesleklere yönelik bir tercihi mi söz konusudur, nedir meslekleri ilkelerini dejenere etmesi? Birden ihtiyaç üzeri meslek elemanı yetiştirilesi bu dejenerasyonda ne gibi rol oynamaktadır? Sorular çoktur, yanıtları da elbette çok olacaktır!


Yukarıda iki mesleği ele alırken meslek içinde çalışanlar bana kızmış olabilir, fakat bunlar benim gözlemlerimdir ve yanılgım var ise kendi düşüncelerini belirtebilirler, çünkü itibar gibi göreceli bir kavram üzerinde görüşlerimi belirttim, benim için itibarlı olan başkası itibarlı gözükmeyebilir. Göreceli kavramlar elbette bir çok meslek adımını kızdıracaktır, fakat soruların açık sorulmasına engel oluşturmayacaktır. Soruları sorarken meslekler kendi değerlerine kavuşmasını istemekteyim, düzen içindeki gibi tu kaka ilan etmiyorum, onların gerçek değerlerine toplum içinde kavuşmasını savunuyorum.  Bugün iki mesleği ele aldım, başka mesleklerde de aynı durumlar söz konusudur. Zaman oldukça diğer meslekleri de irdelemeyi düşünüyorum.


http://www.cemoezkan.de
http://cemoezkan.blogcu.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.